9

69 11 6
                                    

özür dilerim. bu aralar buraya pek uğrayamadım.
şey, bilemiyorum.
seni görmeden seninle konuşmak.
çok tuhaf geliyor. sadece tuhaf olsa iyi, çok canım yanıyor.
özür dilerim.
ah sanırım, bilmiyorum. hiçbir şey bilmiyorum.

doğum günüm yaklaşıyor ve sen belki..
bilirsin işte.
belki umrunda olur ve kutlarsın. yani umarım öyle olur.

bugün yanıma geldin. benimle körüm diye dalga geçenlere baktın. varlığını hissettim, seni göremesem de hissettim.
yanımdaydın, sessizdin ama anlayabiliyordum. benimle dalga geçenleri gözlerinle ateş ediyordun.

yani ben öyle umuyordum donghyuck. ama sen...
sen–
sen de onlara katıldın donghyuck.
sen de benimle dalga geçtin.
ben sadece gülümsedim donghyuck. aptal gibi gülümsedim. kime gülümsediğimi bile bilmeden.
neden mi gülümsedim?
öyle daha az acıtıyordu çünkü.
akan gözyaşlarımı görmeni istemedim, asla istemezdim de.
teşekkür ederim, lee donghyuck.

ben gerçekten de acınasıyım ha?
benimle dalga geçmene rağmen sana kızamıyorum, senden nefret edemiyorum. işte en çok bu beni kahrediyor, son zamanlarda.

baby, you don't know you're beautiful 《markhyuck》Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin