- Bu tatlılığının altında bir kabadayı yattığını biliyordum.
- Ahh. Taylor ne olur üstüme gelme. Kalbini kırmak istemiyorum.
Gördüğüm ilk merdivene oturdum.
Arkamdan da o geldi.
- Ne oldu? Bana anlatabilirsin.
- Ben çok mu önemsiz, küçük biriyim?
Ağlamaya başlamıştım. Taylor beni kendine doğru çekti ve sarıldı.
- Tabii ki hayır. Sen Cambridge gibi bir üniversiteye burslu gelmiş birisin.
Bunu nasıl düşünebilirsin?
- Bilmiyorum. Bazen herkes üstüme basıyormuş gibi hissediyorum.
- Eğer kendini iyi hissedeceksen yarınki öğle yemeğini iptal edebiliriz.
Gülerek karnına vurdum.
- Hayırrr.
- Biliyorum, benden vazgeçemediğini biliyorum.
- Ne alakası var ya?!! Sen bilirsin, nasıl istersen öyle olsun.
- Bak ya?? Tamam sen kazandın yavru kurt.
- Her zaman. Artık ev bakmaya gidebilir miyiz?
- Tabii.
Arabasına binip okuldan uzaklaştık.
- Neler olduğunu anlatmak istersen hani?
- Meraktan kuduruyorsun değil mi?
- Öyle de denebilir.
- Tamam. Beni aldattı. En sevmediğim kişiyle. Yeterli mi?
- Son derece. Bak burada bir ilan var.
- Numaralar çok küçük okuyamiyorum. Nasıl okuyamiyorsun? Çok bariz.
Numarayı söyledi. Ev sahibini aradık. Ne şans ki, adam da yakındaymış, hemen geldi. 3 + 1 lik bir ev. Bana fazla bile.
- Siz evli misiniz?
- Yok canım!
- Nişanlı?
- Değil.
- Sevgili misiniz?
Bir an birbirimize baktık.
- Hayır.
- E o zaman kim kalacak burada?
- Ben?
- Kız başına?
Allahım İngiltere' nin en iyi yürekli ev vereniydi. Ya da adı her neyse.
-Öğrenci misin kızım?
- Evet.
- O zaman evi veremem.
- Niye yaa?!
- Öğrenciye ev vermiyorum ben.
- Prensiplerim var diyorsun yani?
- Ney?
- Tamam yaa. Hadi Taylor gidelim.
- Bir de ben konuşabilir miyim beyefendiyle?
- Ne konuşacaksın ki?
- Bekle sen bekle. Beyefendi bir mutfakta konuşabilir miyiz sizinle?
İkisi de mutfağa geçtiler. Ne yapacaktı, tehtid mi edecekti adamı?
Birkaç dakika sonra geldiler.
- Tamam kızım, evi veriyorum.
- Nasıl?
Taylor son derece mutlu görünüyordu.
- Bayağı, ev artık senin.
Dedi Taylor.
- Fiyat ola-
- Biz onu da konuştuk, hallettik. Ben sana sonra söylerim.
- İyi.
Şok oldum. O ciddi adam nasıl da yumuşamış, hatta evi bana veriyordu.
- Hadi Jess. Daha mobilya alacağız
Beni iteleye iteleye evden çıkardı.
Arabaya bindirdi.
- Ne yaptın lan adama?
- Hiçbir şey. Sadece senin ne kadar güvenilir olduğundan falan bahsettim.
- Pek inandırıcı değil ama üzümünü ye, bağını sorma demişler. Öyle olsun bakalım.
- Ben çok yoruldum. Eşya bakmaya falan gidemeyecegim. Otel falan var mı burada?
- Ne için?
- Bu akşam kalmak için.
- Olmaz yaa. Orada sana yavşarlar. Katil olmak istemiyorum. Sen gel bu gece bende kal.
Sizce Jessica ne cevap verecek?
Taylor' ın evinde kalmayi kabul edecek mi?
