KORKMA

19 1 0
                                    

Eve girdiğim gibi koltuğa yığıldım. En sevdiğimden L koltuk. Kuş tüyü mü ne, yumuşacık.

- Kendi evin gibi davran canım, sıkılma yani.

- Beni eve davet eden sendin. O yüzden şimdi sus sevgili Taylor.

- Kendim ettim kendim buldum.

- Seni duymuyorum.

- Kahve ister misin?

- Evet sütlü olsun.

- Duymayana da bak hele.

- Bizim bir kahve işi vardı?

- Tamam , tamam zırlama. Uyu sen.

- Aklında bir şey yok?

- Aslında kahve uyku ilacı koyup sana tecavüz etmek gibi planlarım var ama, sonra koltuğu yakmam gerekecek.

- Öküz.

- Kuzu.

- İki şeker isterim.

Yüzünü görmüyor olsam da gözlerini devirdigini farkedebiliyordum.

_________________

O kahveyi yapana kadar ben uykuya dalmışım bile.

Bana doğru gelen ayak seslerini duydum. Gözlerimi onun görmeyeceği şekilde hafifçe araladım.

Geldi, yanıma oturdu. Yüzüme doğru eğildi, artık nefesini çok rahat hissedebiliyordum. Heyecan ve korku bir aradaydı. Ama bir şey yapmadım.

İç sesim bana "heyyy Jess kırmızı alarm biiip biiip " diye bagirsa da, bir şey beni orada tutuyordu.

- Jessica, bak sabah oldu. Güneş açtı bahar geldi heryer pırıl pırıl.

Kulağıma fısıldadı.

- Ne? Ne zamandır uyuyorum ki ben? Dur, ne oldu yaa? Aylar gibi kış uykusuna mı yattım? Ne oldu bana??!!

- Böyle bir tepki vereceğini bilseydim sadece "Jessica kalk" demekle yetinirdim. Ama ben bir centi-

- Off tamam anladık. Kaç saattir uyuyorum?

- İki saat falan.

- O kadar oldu mu yahu?

- Çok güzel uyuyordun, kaldırmadım.

- Az biraz gıcıksın ama bunun altında tatlı bir insan olduğunu biliyordum.

- Senin yanında.

- (Sırıttım) Benim yanımda.

- Jess artık dayanamıyorum.

- Neye?

- Artık söylemeliyim yoksa kurt içgüdülerim benim öldürecek.

- Ne içgüdülerin?

KURTHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin