okunmaları yorumları yerlerde sürünüyor bu kitabın... 192872194 yılda bir bölüm atarsam böyle olur. neyse, şikayet yok! iyi eğlenceler. :D
[💌, story.]
jaemin, elindeki poşetler yüzünden kapıyı düzgün çalamadığı için tekmelemeyi tercih etti. ayağının ucuyla jeno ve renjun'ün kaldığı dairenin kapısına vurdu birkaç kez. çok geçmeden açılan kapıyla duruşunu düzeltti, tam karşısında dikilen jeno ve birkaç adım arkasında ona bakan renjun'e gülümsedi. sesindeki heyecana hakim olamıyordu.
"merhaba! ben geldim!"
sözleriyle birlikte kapıdan girerken jeno ve renjun da onun hevesine gülmüştü. jeno kapıyı kapatırken renjun jaemin'in elindeki poşetleri aldı kibarlık yapmak için. elleri boşaldığı gibi jeno'nun boynuna sarıldı jaemin. sanki yıllardır kavuşamamış gibi tek kelime dahi etmeden dikiliyorlardı kapının önünde.
"hoş geldin," diye mırıldandı jeno. "hoş buldum," diye cevap verdi jaemin. aralarındaki huzurlu sessizliği, sıkılmış olacak ki, poşetleri çoktan salona götürüp geri gelmiş renjun bozdu.
"sahibini yirmi yıldır görmeyen on sekiz aylık köpek..."
ikisi de gülerek ayrıldıklarında jaemin bu sefer de renjun'a yöneldi. jeno'yla olandan çok daha kısa süren sarılmalarının ardından koridora göz gezdirdi konuşmaya devam etti.
"eviniz çok tatlı görünüyor!"
jeno gururla gülümseyerek jaemin'i elinden kavradı ve salona yürümeye başladı. renjun da onları takip ederken jaemin daha yeni açık renkli ve ferah koridoru daha yeni arkalarında bırakmışken parlak sarı duvarlarıyla dikkat çeken salona girdiklerinde şaşırmadan edemedi.
"sarı?.."
arkasına dönüp ona suçlulukla bakan renjun ve jeno'dan bir cevap bekliyordu. kötü göründüğünden değildi, gerçekten değildi. hatta sarı duvar üzerine yanlışlıkla olmuş ama büyük bir özenle sıçratıldığı belli olan açık mavi ve tom pembe boyayla daha da iyi görünüyordu. yine de o ikisinin daha rahatlatıcı ve sade bir yerde yaşamayı tercih edeceğini düşünmüştü.
"zevklerimiz hiç benzemediği için eve ilk taşınırken kimin hangi odanın genel havasını seçeceğine karar vermek için kura çekmiştik. salon renjun'e çıktı," diye cevap verdi jeno.
"gerçekten mi?" jaemin'in gözleri renjun'ü buldu. "kırık beyaz veya bej gibi bir rengi tercih edeceğini düşünürdüm. bilirsin... karakterine daha çok uyuyor gibi."
renjun, jaemin'in sözlerine güldü. tabii onun uzun süredir sürreal resimler çizen bir sanat manyağı olduğunu bilse sarı bir oturma odası basit bile görünürdü.
"tablo çizmeye bayılıyorum. yaptıklarımdan birine benzemesi için böyle bir kompozisyon seçtim. düşündüğüm kadar güzel olmadı tabii ama jeno da ben de alıştık o yüzden çok sorun olmuyor."
jaemin anlaşıyla kafasını salladıktan sonra eşyaları inceledi. duvarlara tezat olarak oldukça basit ve sade eşyalarla dolu olan odada ilgi çeken tek şey kolonlardan birinin önünde topladıkları oyuncak koleksiyonuydu. yaklaşık on beş tane pokemon oyuncağının dizildiği köşe odaya oldukça şirin bir hava katıyordu.
"burayı da gerçekten beğendim. eviniz de size benziyor."
ikisi de gülümseyerej bu iltifatı aldı ve renjun yiyecek bir şeyler getirmek için mutfağa giderken jeno da jaemin'le koltuklardan birine yerleşti.
"saçını boyayacağımız için çok heyecanlıyım," dedi jeno. "poşetler onun için değil mi?"
jaemin kafasını salladı ve renjun'ün koltuğa koyduğu poşetleri kucağına çekti.
"büyük gün geldi! sana saçımı hangi renge boyayacağımı göstereceğim. ama renjun'ü bekleyelim."
jeno sabırsızca jaemin'in elindeki poşetlere göz atmaya çalıştı. jaemin gülerek poşetleri kendine çektiğinde, renjun gelene kadar sürecek küçük bir kavgaya girmişlerdi. jaemin poşeti gizlemeye çalışıyor, jeno ise üstüne çıkmış ona pes ettirmek için elinden geleni yapıyordu. kahkahaları evde yankılarken odaya giren renjun sahte kusma sesleri çıkardığında durmak zorunda kaldılar. jaemin yeniden poşeti yanına çekti ve renjun'ün önündeki orta sehpaya bıraktığı tepsideki atıştırmalıklar için teşekkür etti. jeno keklere aç bir vahşi hayvanmış gibi saldırırken renjun kendine koyduğu meyve suyundan bir yudum aldı.
"saçını ne zaman halledeceğiz?"
jaemin küçük bir kasenin içine koyulmuş çikolata toplarından yerken renjun'a cevap verdiç
"bilmem ki. siz ne zaman isterseniz-"
jaemin sözünü bitiremeden ağzındakileri bitirmiş olan jeno araya daldı.
"renk! önce rengi göster! hadi artık!"
renjun jeno'nun kabalığıyla ilgili homurdanırken jaemin jeno'nun artık daha fazla bekleyemeyeceğine kanaat getirdi ve boyanın olduğu poşeti kucağına aldı. jeno da renjun da meraklı gözlerle onu izlerken elini poşete soktu. ortamı iyice heyecanlandırmak için geri sayım yapıyordu. "sıfır!" diye bağırdığı an elini çekti ve: boşluk.
ikisiyle dalga geçmenin verdiği mutlulukta jaemin kahkaha atarken jeno ve renjun üstüne iki tane yastık fırlatmıştı bile.
"heyecanlanmıştım!" diye sızlandı jeno. renjun ise daha mantıklı bir hareket yapıp jaemin'in üstüne doğru eğildi ve poşeti kendine çekti. aralarındaki birkaç saniyelik yakınlaşma bile jeno'nun göz hapsi içinde geçmişti. tabii renjun'ü kıskandığı falan yoktu ama elinde değildi. jaemin onun kalbinin kaldırabilmesi için fazla güzeldi.
renjun, jaemin'in itirazlarına kulak asmadan poşetteki boyayı çıkardı. tatlı ve açık bir karamel rengi gördüğünde jeno resmen mutluluktan ayağa fırladı. onun abartılı tepkisine karşı renjun sadece kafasını sallayarak onaylamakla yetindi. gerçekten jaemin'de güzel durabilecek bir renkti bu. jeno heyecanla jaemin'in yanına oturdu ve bir eliyle ona sarılırken diğeriyle saçlarını dağıtmay başladı.
"çok güzel görüneceksin! eminim!" sözleri arasında jaemin'i övmeye yer arıyordu resmen. birkaç saniyelik jaemin'e özgüven aşılama seansından sonra elinden tutarak onu kaldırdı ve bir kaptan edasıyla işaret parmağını havaya kaldırdı.
"boş ver yemeği! saçını hemen boyayacağız!"
"sakin ol," diye güldü jaemin. renjun ise daha ilk on dakikadan bu çiftin ne kadar iğrençleşebileceğini fark etmişti ve onu bekleyecek günü hiç iple çekmiyordu. üçüncü teker olmak onun bünyesine fazlaydı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
hey & hello, nomin
Short Story[lee jeno + na jaemin] ─ jaemin'in tek istediği yeni arkadaşlar edinmekti, kendini hepsi birbirinden deli altı çocuğun arasında buldu. ─ texting ─ fluff ─ slow update #nomin [19] #dream [1] #messenger [1] #nct [7]
