"...Hey, sana sesleniyorum."
"Ha? Pardon dalmışım.. bir şey mi oldu?"
Elaine ile mahkeme salonuna giderken elim telefonda, stresli bir şekilde aldığım ses kayıtlarının yedeklerini kontrol ediyordum. Her an yakalanacakmış gibi kontrol ediyordum.
"Orada da susup kalmazsın umarım." diyerek kafasını çevirdiğinde, göz devirdim.
Benden deneyimli ama eksikti. Deneyimin her şey olmadığı aramızda bariz bir fark olarak duruyordu.
"Merak etme ben ne yapacağımı iyi biliyorum."
Gülermiş gibi yaparak gözlerini camdan dışarı çevirdi. "Bayan Heard bizden sonra gelecek, o gelene kadar hiçbir şekilde irtibat kurmayacaksın karşı tarafla."
İşimi yeni öğreniyormuşum gibi davranması onu daha da katlanılmaz hale getiriyordu.
"Elaine bak ne diyeceğim, bence sen ezberini tekrar gözden geçir. Bir anda unutuverirsin başımız yanar, malum bu yaşlarda unutkanlık çok sık görülüyor."
Sözüm biter bitmez gözlerimi ondan çevirip dışarı baktım. Mahkeme girişine gelmiştik ama bu giriş öteki taraftı.
Elaine da sözlerimin üstüne durmadan dışarı göz attığında sorunu anlamıştı. "Marlon yanlış yerden giriş yapmışsın, diğer tarafa geçmen gerekiyordu! "
"Diğer tarafta kapı kapalıydı, size söyledim ama duymadınız."
"Ne demek kapalıydı, ne saçmalık."
Elaine'nın siniri yükselirken telefonu eline alıp birini aramaya başladı.
"Bayan Heard'e söyle acele etsin."
Bu sırada giriş yapmıştık. Etrafta olan bir sürü insan vardı ancak hiçbirinden ses çıkmıyordu.
Biraz sonra araba durduğunda, az önce geçtiğimiz yerdeki insanların sesi gelmeye başladı. Elaine çantasını eline alırken, kapı açıldı ve dışarı ilk o çıktı. Gözleri giriş kapısına takıldığında, arabanın kapısından uzanarak girişe baktım.
Siyah araçla peşindeki iki araç giriş yapıuordu. Öndeki arabada Johnny'nin olduğunu insanlar görmüş olmalıydı ki bağırarak tezahürat yapıyorlar ve pankartlar açıyorlardı.
Kapının basamağına bir adım atarak arabadan aşağı indiğimde, öndeki siyah aracın kapısı da aynı anda açıldı.
Kapıdan inen tanıdık yüzü görmemle birlikte kalbim yerinden çıkacak gibi hızlanmaya başladı. Lacivert bir takım elbiseyle, gözlüğünü takmış gülümsüyordu.
Saçlarım rüzgardan gözlerimin önüne gelerek uçuşuyordu. Ama öylece donup kalmış hiçbir şey yapamıyordum. Arkasındaki insanlara el sallayarak buraya doğru yürüdüğünde, henüz dönüp bakmamıştı bile buraya.
Elaine'nın öksürmesiyle yanımda olduğunu farkedip, saçlarımı arkaya atıp ve kapının önünden çekildim. Arabanın kapısı kapanırken Johnny de yanındaki birkaç kişiyle birlikte şimdi bize yaklaşmıştı.
Elaine hızla mahkeme kapısına ilerlerken onu takip etmeye başladım. Biz kapının soldan gelirken, onlar kapının tam karşısından hızlı adımlarla bize doğru geliyorlardı.
*medya*
Johnny'nin kafasını mahkeme salonu girişine çevirmesiyle bizi gördüğünü kaşlarını çatmasından anlamış şekilde, ona bakmayı kesip Elaine döndüm.
Elaine tam önümde iki polisin başında beklediği kapıya geldiğinde, Johnny ve yanındakiler de tam yanımızdalardı. Elaine durduğunda, bende durdum.
