Alışveriş delisi arkadaşım Derin sayesinde bir mağzadan daha ellerimiz dolu ayrılırken yan taraftaki mağzaya korku dolu gözlerle bakıyordum. Sabah hiç üşenmeden evime gelip üstümde tepinerek beni uyandırdıktan , 3 saattir nefes bile almadan bir mağzadan diğer mağzaya koşturarak giden ve her gördüğü kıyafete aşık olmuş gibi bakan biricik gerizekalı arkadaşım Derin bir kez daha aldığı kıyafetleri elime tutuştururken bir kez daha içimden küfürler ettim.
İsyan ederek yemek katına çıktım. Pıtı pıtı arkamdan geldi. Tam ağzını açıp onu orada yalnız bıraktığım için saydıracakken gözü omzumun arkasında bir yerlere takıldı ve o mavi gözlerini olabildiğince büyüttü. Arkamda her ne varsa elbiselere baktığı gibi bakıyordu. İçimden kesin bir mağza daha dedim arkamı döndüm, ama Derin elbiselerden sonra ikinci ilgi alanı olan bir erkeğe bakıyordu. Aslında , nasıl ilgisini çekti bilmiyorum yaşlı bir amcaydı bu. Yaşlı amca sırıtmaya başlayıncaya , hayır normal bir sırıtma değildi bu. Sinsice, ve tam bir ''erkek'' sırıtışıydı. Derin'e dönüp kendimi tutamayarak gülmeye başladım. Aslında bu şekilde haykırarak güldüğüm pek görülmezdi , tamam kabul ediyorum gülen biri değilim genel olarak sinirli ve hep somurturdum. Ama bu cidden komikti. Derin 'de kıkırdamaya başlamıştı.Bana siniri geçmiş gibi görünüyordu. Hızlı hızlı konuşmaya başladı ''Çocuğu görmeliydin çok yakışıklıydı '' dedi kendinden geçmiş bir şekilde. '' Yaşlı amcadan mı bahsediyorsun , bence senden hoşlandı '' dedim kendimi gülmekten alamıyordum.Omzuma bir yumruk indirdi. ''Acıdı '' diye inledim. Çok bilmiş bir tavırla '' Çocuğu görseydin dibin düşerdi '' dedi. Onun erkekleri bu kadar takmasına anlam veremiyordum. Benim gözümde hepsi aynıydı. Bencillerdi. Sadece kendilerini ve gerçekten güzel kızları düşünürlerdi. Hayat onlar için buydu. Ah! başardım yine yaptım. Sürekli geçmişi hatırlayıp duruyordum. Erkekle olan nefretim uyandı içimde. Aslında hiç uyumamıştı ama daha yoğun hissetmiştim. Bıkkın bir tavırla '' Açlıktan ölüyorum'' dedim. ''Bence alışveriş yapmaya devam etmeliydik '' dedi. Derin'in babası şirket sahibi olduğu için zenginlerdi. Heryerde onlara ait koca beton bloklar vardı. Her alışverişe çıktığında hiç düşünmeden bir çok şey almasının sebebi buydu.
Ben ise babam dan bu konuda çekinirdim. Aramızda güçlü bir sevgi bağı yoktu. Aslında aramız da sevgi yoktu. Bu yüzden ondan para istemeyi kendime yediremezdim . Onun evinde onun evinin odasında kalıyor olmak zaten canımı yakarken bunu yapamazdım. Derin ona öldürücü bakışlar attığımı fark edince , ''hangi menü '' dedi gülümseyerek. En sevdiğim yönü buydu bakışlarımdan anlardı her şeyi. Yemek yemeğe başladığımızda Derin'in annesi aradı.Telefonu açar açmaz gözleri büyüdü ve çığlık atıp bana sarıldı. Harika! herkes bize bakıyordu. Mükemmel çığlığıyla tüm dikkatleri çekmişti.
Telefonu kapattığında hızlı hızlı yemek yemeğe koyuldu. Bir açıklama bekliyordum , ortalığı birbirine katıp hiç bir şey olmamış gibi davranamazdı. Tek kaşımı kaldırıp , bakışlarımı ona diktim. Öyle hızlı yiyordu ki boğulacak diye korkmuştum bir an. Bakışlarıma cevap alamayınca tepsisini önüden çektim. ''Ne oldu'' dedim. ''Bil bakalım kimler iki haftalığında Bodruma gidiyor ''dedi yine önceki gibi olmasa da ona benzer yüksek bir sesle. Gözlerimi devirerek ''Kimler'' dedim . Birden suratını düşürüp ''Mal tabi ki sen, ben, annem, babam ''. Tatile gidiyorduk. Onlarla birlikte gittiğim yerlerde hep eğlenirdim. Mutsuzluğumu unuttururlar dı bana . Gülümsememi tekrar yerleştirirlerdi yüzüme.
Annem ben 10 yaşındayken ölmüştü. Derin'in annesi yani Pelin teyze annem öldüğünden beri beni öz kızından ayırmazdı. Derin'le anasınıfından beri arkadaştık . Hep aynı okuldaydık. Aramıza kimse giremezdi. Hatta 23 Nisan da kızından çok benimle ilgilenmişti.Aslında benim için yaptığı bir çok şey vardı. Ama çocukluğumun güzel anılarında beni en çok etkiliyen buydu. Bende onu annem gibi görürdüm. Annem den sonra biri bana değer veriyordu. Seviyordu beni. Her şeyimi bilirdi. O kadın benim için arkadaşımın annesi değildi. Babam, ona ne kadar bu şekilde hitap etmek istemesem de Pelin teyzelerle gitmeme izin verirdi. Normal de başıma bir şey gelmesinden çok korkardı. Yada kendini anneme borçlu hissettiğinden yapıyordu. Dışardayken sürekli ararardı .Sanırım onlara güveniyordu.
Derin konuşmasında devam etmeye başladı ''Annem babanla konuşmuş, izin almış'' dedi. Şükürler olsun ki benim konuşmama gerek kalmamıştı. Derin ağzına attığı kocaman lokamayı bir çırpıda yutup konuşmasına devam etti. ''Annem bizi alıcak, seni eve bırakacağız. Ama önce alışveriş yapmamız lazım''dedi. Yine alışveriş diyordu. Hiç bıkmaz bilmez miydi bu kız. Yemeğimi bitirince ağzımı bile silmeme izin vermeden kolumdan tuttuduğu gibi bir mağzanın içine attı beni. Yok artık.İçeride rengarenk bikinilerin bulunduğu bir mağzaya getirmişti beni. Daha etrafa yeni yeni göz gezdirmeye başlamışken Derin elinde kocaman bir sepetle geldi. İçi bikini doluydu. Ne ara almıştı bunları. Bana sinirli sinirli bakmaya başlamıştı. ''Daha bekliyecekmisin yoksa benmi seçeyim senin yerine '' dedi ve sinsi sinsi gülmeye başladı. Onun seçimleri genel olarak sexy şeyler olduğu için'' Lütfen! ben seçerim plajda Victoria Secret meleği gibi gezmek istemiyorum'' dedim gülerek. Elime ilk aldığım bikininin bedenini bulup Derin 'in yanına gittim. Bana baygın baygın bakıp ''Ee devamı nerede dedi '' Küçük mü bulmuştu bikinimi ,tam da benim bedenime göreydi ve popomu kapatırdı. ''Bence benim bedenime göre en uygun olan buydu'' dedim. ''O anlamda değil mal '' dedi ve bikinilerin olduğu yere tekrar döndü. Geldiğinde elinde sayamayacağım kadar çok bikiniyle geldi. Bir anda elime tutuşturdu hepsini. O harika gülümsemesiyle ''Değişik değişik giyeriz'' dedi. Bu kız bu gülümsemeyle herkesi etkiliyebilirdi. Bence çok da güzeldi de . Bunca yıllık arkadaşımın gerçekten çok güzel olduğunu daha yeni mi anlıyordum. ''Ciddi olamazsın '' dedim gözlerimi büyüterek. Kasaya gittiğimizde hiçbir şeyi bana ödettirmedi. ''Annemin isteği, o seni davet etti ve ihtiyaçlarını karşılamak istiyor.''dedi. Tam ağzımı açıcakken beni susturup ''Annemin ikimizi de öldürmesini istemiyorsan beni izle'' dedi. Aslında bunu istemiyordum. Kıyafetlerimin falan onların almasını istemiyordum. Sanırım yük olmak istemiyordum. Fakat en son Pelin teyzeye bu konuda karşı çıktığımda benimle üç gün boyunca konuşmamıştı. O Derin den sonra kaybetmek isteyeceğim en son kişiydi.
Tüm alışverişi bitirdiğimizde saat 4 tü. Dışarı çıktığımızda kavurucu bir sıcak vardı.Pelin teyze benim aşık olduğum arabasının içinde bizi bekliyordu. Aldıklarımızı arabanın bagajına yerleştirip arka koltuğa yayıldık. Pelin teyze arkaya eğilip ikimizide öptü ''Nasıl geçti gününüz '' dedi. Bende '' Bol alışverişli '' dedim gülümseyerek. Derin benim taklidimi yapıp ''Böl alöşveröşlö '' dedi. Böyle konuşunca cidden komik görünüyordu ve istemsizce gülmeme sebep oluyordu. Tüm yol boyunca aldıklarını anlatıp durdu. Sonunda eve gelmiştik. O adamın evde olmaması için dua ediyordum. Bir katille aynı evde kalmaktan daha kötü bir şey varsa oda aile üyelerinden birini öldüren bir katille aynı evde kalıyor olmaktı. Arabadan inip bagajdan bana ait olan poşetleri aldım. Derin arkamdan bağırarak ''Seni 6 'da alırız '' dedi el sallıyarak. Ben içeri girene kadar kapıda beklediler. Her ne kadar o eve girmek istemesem de bir an önce çantamı hazırlayıp çıkmak istiyordum. 2 hafta boyunca o adamın yüzünü görmeyecektim. Bunu düşününce benden mutlusu yoktu.
Koşarak odama çıkıp kendimi yatağa attım. Yorgunluktan ölmek üzereydim. Tam rahata kavuşmuşken telefonum çalmaya başladı. Arayan Derin di niye arıyordu bu mal şimdi. Telefonu açtığımda ''Hemen o yataktan kalkıyorsun ve çantanı hazırlıyorsun '' dedi. Nerde ne yaptığımı nasıl oluyor da biliyordu. Mızmızlanarak ''Tamam tamam sadece 5 dakika'' dedim.''Hemen kalkmazsan gelir üstünde tepinerek kaldırırım '' dedi. Yapardı onda o potansiyel vardı. '' Peki pekii 6 da görüşürüz'' deyip kapattım. Çantamı hazırladıktan sonra duş alıp üstüme siyah bir büstiyer ve ince bir ceket, altıma buz mavisi kot şort giydim ,saçlarımı özensizce maşaladım. Sandaletlerimi giyip, çantamı alıp aşağı indiğimde gelmişlerdi bile. Derin arabaya yaslanmış sakız patlatıyordu. Beni görünce sırıtarak ıslık çalmaya başladı. Gözlerimi devirip ''Serseri gibi davranmayı kes'' dedim kıkırdayarak. Arabaya bindiğimizde bir şey tartışıyorlardı biz gelince sustular. Sürücü koltuğunda bu sefer Derin 'in babası Ufuk amca vardı. Bu araba Pelin teyzenin arabasına göre daha büyük ve genişti. Gülümseyerek bize baktılar ve hazırmısınız dediler. Sanırım hazırdım, hazır olduğumdan pek emin değildim çünkü gideceğim yerde deniz ve havuz vardı..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YASAL
ChickLit15 günlük bir tatil hayatı nasıl değiştirebilir ? İlk deneyimler , aşk, nefret... nasıl bu kadar yoğun yaşanılabilir 15 günde ? 10 yaşındayken kaybetmişti annesini Kumsal. 10 yaşındayken hayatı altüst olmuştu. Kumsal yaşadıklarıyla güçlü kalabilecek...
