KARDEŞİM

75 6 1
                                    

Bir ses duydum ne olabilirdi ki lanet olası alarm olabilir.
Gözlerimi açamıyordum.
Sanki kalksam düşüp uzun süre uyanamayacağım gibi geliyordu

Ayy kardeşimi uyandırayım derken yatakta olmadığını farkettim. Hemen giyinip kardeşime haber vermeden çıkmak zorunda kaldım.

Koşarak otobüse yetişmeye çalışırken yine siyah bi araba geldi önüme. Umuttu acele et seni bırakayım dedi. Arabaya bindiğimde ona şu soruyu yönelttim.
Sen beni her zor zamanımda nasıl buluyorsun.

Umut dikkatlice yüzüme baktı ve arabayı durdurdu.
Gördüm aldım problem değil derken neyi olduğunu sordu.

Duyguyla ayrıldık dedi. (Piç smile). Duygu anca erkek peşinden koşardı zaten. Umut'u, umudumu mutlu edemezdi. Başka ne olabilirdi ki. Herneyse okula gelmiştik. Ona teşekkür ettim. Onu beklemememi söyledi. Bende beklerken yanıma geldi ve yürümeye başladık. Okul tenefüsteydi. Duygu ikimize kibirli bir bakış attı. Bende güldüm aynı onun bana yaptığı gibi yaptım.

Bugün tüm derslerimiz boşmuş. Bizde sınıfça şişe çevirmece oynama kararı aldık. Herkes daire şeklinde oturdu. Bende dahil büyük bir kural koyduk oyun üzerine. (Ne olursa olsun ne denirse denilsin herşey yapılacaktı). Yasemin şişeyi çevirdi.

Doruk umuta soracaktı. :)
Doruk,Umuta ilk şu soruyu yöneltti.
Doğruluk mu ?
Cesaretlilik mi ?
Umut hemen cesaretlilik dedi. (Naparsın cesaretli çocuk işte). Doruk hiç zaman kaybetmeden yapacağı şeyi söledi. Anlamadım yanlışmı duydum ben. Bu sınıfın en güzelini öpecekti. Başımdan aşşağı kaynar sular döküldü.

Umut ayağa kalktı. Ve bana doğrumu geliyordu o Umut yanıma gelmişti. Ellerimi tuttu sanki sevgiliymişiz gibi beni ayağa kaldırdı -_- gözlerimi kapadım. Beni 1 dakika tam 1 dakika öpecekti. Umut dudaklarını bana doğru yaklaştırdı ve artık tek bedendik. Yarım saniye olmuştu. Kapı açıldı ve Duygumuydu o ? Evet Duygu gelmişti. Ağzı açık bize bakıyordu. Umut beni öperken tebessüm etti. Ve ellerimi yavaşca bırakıp bedenimden ayrıldı. Noluyor burada derken. Umut sinirli bir sesle sanane diye karşılık verdi. "Rüya" gibiydi bunarı yaşamam.

Umutun yanıma geldiğini farkettim ve bana soru yöneltti.

"Bugün işin yoksa gezelimmi derken şaşırdım.
Bende malesef bugün olamayacağını kardeşimi hastaneye götüreceğimi söyledim.
Umutun yüzünde ifadesizce bir şekil belirdi. Ve sonra problem değil birlikte gidelim. Hem arabayla gideriz dedi ve boynuna sarıldım. " bu güzel fikir derken olur diye cevap verdim.

Bu seferde hemen zilin çalmasını istiyordum.
Ve zil çalmıştı. Çantamı toplarken umutun yanıma geldiğini farkettim. Masum bir gülümseyiş yaptı.

Ve birlikte arabaya doğru yürüdük.
Arabaya bindikten hemen sonra umut şu soruyu sordu:
"Kardeşinin neyi var dedi" ve ben başımı eğip benim kardeşim kan kanseri bu yüzden her ay kontrolü oluyor. Ve o cafede de kardeşimin hastane masraflarını ödemek için çalışıyorum diye karşılık verdim. Ve ardından Hazalı arayıp " siyah bir arabayla gelicem kapının önünde bekle" derken peki ablacım dedi ve kapattı. Umut bana kardeşini çok seviyorsun demi derken. Ona şu cevabı söledim. O benim dünyam o benim kardeşim canım o benim herşeyim annemden tek hediye onun beni annem gibi bırakmasına izin veremem dedim. Umutun göz pınarında gözyaşı gördüm.

Umut şunu dedi o masum yüzüyle sen çok güçlü ve akıllı bir kızsın eminim bunun üstesindende kalkabileceksin dedi ve ve küçük bir tebessüm yaptım çok hızlıydı okulun önüne gelmiştik bile.

Hazal arabaya binmişti bile " merhaba" dedi Umuta, Umutta küçük bir tebessümle " merhaba güzellik" dedi.

Umut arabayı sürmeye devam etti. Çok hızlıydı hastanenin önüne gelmiştik. Arabadan indik. Doktor beyin odasının önüne gelmiştik. Ve içeri girdik. Daha sonra Hazalın tahlil sonuçları geldiğinde doktor bey kağıtları alıp bakarken. Yüzüne ifadesizlik çökmüştü.

Bizi dışarı aldı ve " malesef kardeşinizin durumu çok kötü dedi" başım döndü. Devam edin doktor bey derken umut elimi sıkıca tutmuştu. Titriyordum "artık kemoterapi işe yaramayacağını sölediği anda annemin öldüğü gün film şeridi gibi geçti gözümün önünden ve doktorun ağzindan en son şu söz çıktı. "Ölücek" dediği an

Nefes alamayacak gibi oldum.
Hazal'dan
Ablam neden ağlıyordu bi anlam veremedim. Abla neden ağlıyorsun diye sorduğumda başının ağrıdığını ve önemli bir şey olmadiğını söledi. Bence Umut abi ve ablam çok yakışıyorlardı. Tam bir uyum sağliyorlardi.

Umut ve Rüya ayyy ne kadar havali ama bunu ablama söylersem kafamı kırardı.

Rüya'dan
Umutun kulağına uzandım ve onu bugün eğlendirmem gerekiyor dedim oda anlayışla " tabiki" diye cevap verdi. Lunaparka gelmiştik. Biz cafeye oturduk. O da oyun oynuyordu. İçecek bir şeyler söyledi. Sonra telefon çaldı. Doktor aradı ve tahlillerin karıştığını söyledi.

Çok mutluydum telefon elimden düştü. Atakana sım sıkı sarıldım. Kardeşim çok iyiymiş iyileşiyor dedim. O da benim belimden tutup kendine sardı çok mutlu oldum dedi. :)

İyi bir haber aldığımıza göre sana bir teklifte bulunacağım Rüya :)

UMUDUMDAKİ ÇOCUKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin