II. BÖLÜM

25 1 0
                                        

KETHRİNE VALERİA
Uyandığımda Louis uyanmıştı ve beni izliyordu. Akşam kapattığımız panjurların arasında oda hafif aydınlanıyordu.
-"Günaydın prenses." bana prenses demesi gerçekten hoştu.
-"günaydın" dedim ve battaniyeyi atarak ayağa kalktım. Büroya gitmem lazımdı. Südyenim taa oraya kadar nasıl gitti diye düşünürken deri taytımı , fosfor sarısı bluzumu ve siyah platform topuklarımı giydim. Camları ve panjurları açtım ve yatak odasını bahar havasıyla baş başa bırakarak aşağı indim.
Her ne kadar sabah sabah tavuk yemek istemesemde buzdolabından akşamki tavuğu aldım ve mikrodalgaya koydum. Tezgahın başında mikrodalganın işini bitirmesini beklerken Louis aşağı indi.
-"Hayatım ben bugün geç gelirim. Tamamlamam gereken belgeler var." dedi ve göz kırptı. Her ne kadar bunu istemesemde itiraz hakkım yoktu ve akşam Mey ile baş başa kalmak belkide daha iyi olurdu. Dresuarın üstündeki aynada kravatını düzeltirken ona el salladım. O çıktıktan sonra mikrodalgadan tavuğu alıp yedim. Yanınada bir bardak soğuk su içtikten sonra dışarı çıktım.
Bahar bütün Brightonu sarmıştı. Ağaç , çiçek ve denizin tuzlu kokusu birbirine karışmıştı. Brighton böyleydi işte. Cennet gibi.
Büroya girdiğimde masa arkadaşım Bee Bay Harold un heryerde beni aradığını söyledi. Bay harold BRİGHTON STARS ın şube başkanıydı ve beni aramasına bakılırsa yeni bir iş çıkmıştı. Bu benim için sevindiriciydi çünkü bir haftadır ev işleriyle kafayı bozacak duruma gelmiştim. Hmm sanırım dün gece hariç. Belkide minik ayaklar yola çıkmıştır? Harold un odasının kapısına geldiğimde ben daha kapıyı açmadam Harold karşımda bitiverdi.
-"Ah Kethrine nerdesin Tanrı aşkına? Sabahtan beri seni arıyorum.
-"Bay Harold saate bakın. Ben tam zamanında geldim. Hatta daha erken. "
Sanırım sesim biraz ukala çıkmıştı.
-"Peki Keth. Artık bahar kapıya dayandı ve BRİGHTON STARS okuyucularıda eminim baharı severler."
Sözünün kesilmesinden hoşlanmasada devamını ben getirdim.
-"Ve sizde benden bahar hakkında bir deneme yada makale istiyorsunuz ?. "
O camın önündeki masasının başına geçerken bende önündeki deri koltuğa oturdum. Yüzü hoşnutsuzdu sanırım sözünü kesmeme kızmıştı.
-"Evet. Ama bu sıradan bir yazı olmamalı. Eminim ki bütün dergiler bu konuyu ele alacaktır. BRİGHTON TİMES, CAMBRİDGE TİMES , DAİLY WEEKLY , FLOWERS LADY. Fakat bizde onlarda olmayan birşey var. Sen varsın. Ve eğer bunu başarırsan 300$ zam alıcağına seni temin edebilirim. "
Vay canına ! 300$ zam !? Bu benim geçen ay vitrinde gördüğüm ayakkabıya yeterde artardı bile. Bundan ne kadar memnun olsamda bunu Harold a belli etmemeye çalıştım.
-"Tabii. Bir TİMES a rakip olabilirmiyim bilmiyorum ama elimden geleni yapacağım bay Harold."
-"Hayır elinden gelenin fazlasını yapacaksın Keth."
Bu adam beni ne zannediyor. Ansiklopedi falanmı ?
-"Peki ozaman elimden gelenin fazlasını yapıcağım."
-"Bir an önce çık ve keşfet. Bu makalenin bu haftanın sayısında olmasını istiyorum."
Ukala adam
-"O zaman size iyi günler" dedim
Ama o başını bile kaldırmadan elini sallayarak git işareti yaptı.
Pekala hem ukala hemde öküz.
Topuklu ayakkabılarımın sesi odada yankılanırken cam kapıyı itetek çıktım. Merdivenlerden inerken Bee ye rastladım.
-"Hey sanırım bir telefon sapığın var. Masandaki telefon durmadan çalıyordu. Bende burda olmadığını söylemek için açtım. Ama arayan kimse sadece dinliyor. "
Evet. Tanrım, Louis bunu duysa o adamı Gebertirdi !
-"Kaçkere oldu bu?"
-"Dünden beri 3 kere."
Evet üniversiteden bir sapığım vardı ama bana tecavüz etmeye çalıştıktan sonra Louis onu bir bok çuvalı gibi Londradan kovmuştu. Yani şu ana kadar öyle zannediyordum. Şakaya vurarak cevap verdim:
-"Vay canına gizli bir hayranım olduğunu bilmek güzel. "
-"Çok rahatsın ben olsam James e söylemeden rahat edemezdim."
Yaa evet öyleyim.
-"Bende aynısını yapardım ama 6 aylık kocamın cinayet yüzünden hapislerde çürümesini istemem."
Bee ye güle güle dedikten sonra marketin yolunu tuttum. Evde tam anlamıyla hiçbirşey yoktu ve uzun zamandır görüşmediğim -yüzünü bile hatırlamadığım- halama rezil olmak istemezdim. Akşama yengeç kızartmayı planlıyordum ve beyaz şarapta yanında iyi gidecekti Renault Clio marka arabama binerek çalıştırdım. Bu akşam zor geçecekti.

*****
Masayı salona değilde bahçeye kurmaya karar verdikten sonra salatanın yağını ve tuzunu koydum. Naneyle harmanladıktan sonra kapağını kapattım ve granit tezgahın yanına koydum. Mey e 7 demiştim çünkü anca hazırlanabilirdim. Saate baktım. 6:19 . L mutfağın yanındaki ankastre fırının derecesini 180° getirdirdim ve yengecimi kızarmaya bırakıp dün akşam ve sabahtan kalan bulaşıkları bulaşık makinesinden alarak yerleştirmeye başladım. Mey birazdan burda olurdu.
*****
YAZARIN NOTU :) Okuyucuların yorum yaparak veya mesaj atarak hikaye hakkındaki şeylerle ilgili önerisini bildirmesini rica ediyorum. Lütfen bol vote yapın ve eğer beğendiyseniz arkadaşlarınıza önerin. MUTLU OKUMALAR :)

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: May 16, 2015 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

KARANFİL BAHARIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin