Benim soy ağacım da ki tuhaflığı fark eden var mı??? Bulana soyluyorum dedektif olmanı öneririm.Iste bu da bir dedektifin kayıp zanlı bir suçluyu arama hikayesi.Kimi zaman umutsuzluklar, kimi zaman düşmanlar ona engel olmaya çalışsada ona engel olam...
UYARI!! Önceden söylüyorum.İcinde rahatsız edici fotoğraflar var rahatsız olan okumasın!!!
En son çıkan çatışmadan sonra bizi yeni,kocaman bir eve getirmişlerdi. Burasi o kadar büyük ve isiltiliydi ki sanki masallardan fırlamış gibiydi.Biz her ne kadar küçük bir ev istesekte polis bu evin bizim için daha uygun olduğunu söyledi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Aşağı indiğimde polis ve 6-7 kadın orada bekliyorlardı.Yanlarina gittim ve sordum. Ben "Aa merhaba,hoşgeldiniz.Bu kadınlar kim Simon bey?" Polis "Onlar size temizlik,yemek yapma vb. Konularda yardım edicekler." Ben "Aaa, hiç gerek yok." Polis "Olur mu oyle şey bu evin içini sen mi temizleyeceksin??" Ben "Haklısınız sanırım.Tesekkur ederim."
Gerçekten de haklıydı.Evin içi kocamandı.Bir süre o şekilde sessizce bekledikten sonra polis gitti ve kadınlarda işlerinin başına döndüler. Evin ıçinde ve etrafında bir sürü koruma vardı.Ev ülkenin dışına doğru tertemiz ve yemyeşil sessiz bir bölgeye kurulmuştu.Uzagimizda,bizim minicik olarak gördüğümüz dağların üzerinde 10 evden fazla ev yoktu.Burasi huzurluydu.
Akşam yemeği için aşağı indim ve sofraya oturdum.Masada şenlik vardı. Bir an için kemal ve arkadaşlarımın da burada olmasını istedim.
Masada kocaman,uzun bir tabakta beyti,yanında köfte duruyordu. Salatalar,mezeler ve daha önce hiç tatmadiğim yemekler sofradaydı.Saat 7'ye kadar yemek yedik.Gorkem ile sohbet ettik, güldük.Yemekler gerçekten de harikaydı.
Yemekten sonra işimizin başına döndük.Ben kamera kayıtlarını inceleyip bize araba ile çarpan suçluları bulmaya çalışırken, görkem yaptıklarımızı rapor haline getirmekle meşguldü.
Saatlerdir calismanin verdiği yorgunlukla biraz mola verdim.Cay içtik ve meyve yedik.Daha sonra tekrardan işimize geri döndük.Saat 10' a geliyordu.Hic bir ize rastlayamamış olmak beni üzmüştü.En sona ülke dışına doğru bizden baya uzakta olan orman vb. yerlere takılmış kameralar kalmıştı.3. Ormana gelene kadar her şey normaldi.Ancak 3. Ormanda ki kamera görüntülerinde 2 adam gizlice bir eve giriyordu.Bunlarin bizi kovalayanlar olduğunu hemen anladım. Ben "Görkem!buldum onları!!" Görkem "Nerede?" Ben "Işte bak!"
Görkem hızla ormanı araştırdı.Onlari buldugumda intikamımı alacaktım.Gorkem 10 dk sonra bana döndü ve "polislere haber verdim.Yarin oraya gidebiliriz.Saat 7'de." Dedi.
"Tamam" dedim ve odama gittim.Yataga uzandım ve işin verdiği yorgunlukla hızla uykuya daldım.
Sabah kalktığımda saat 5 idi.Herkes uyanmıştı.Bende hızla kalktım.Üzerime uygun kiyafetler giyidim ve asagiya indim.Gorkem sofrada beni bekliyordu.Bekletrigim için özür dileyerek oturdum.Yemegimizi hızla yedik ve dışarı çıktık.Polisler bizi almaya gelicekti.
5 dk sonra büyük bir jip ile geldiler.Arabaya bindik.Bir polis bize yelek giydirdi.Önlem icin oldugunu söylediler.Yol boyunca camdan dışarı baktım.Etrafi izledim.
Ormana vardığımızda ilk önce polisler arabadan indi daha sonra da biz.Yavas adımlarla evin olduğu yere gittik.Ev kırık döküktü.Zaten bir suclu baska nereye giderdi ki? Yavas ve dikkatli davranıyorduk.
Polisler bizi korumaya çalışıyordu.Biz dikkatle yürürken bastırın tahta aşağı düştü.Kokuyla çığlık attım. "AAAAAA!!!"
Uyandığımda Görkem çok endişeli bir sekilde bana bakiyordu.Hafifce dikildim.Başimda bir bez hissettim.Hizla o bezi kenara attim. Görkem "Sakin ol.Benim!" Ben "Ne var alnımda?" Görkem "Şey yok bir şey...-" Ben "Sen soylemezsen ben bakarım!"
Hızla ayaklandım ve elime telefonumu aldım.Kamerasini açtım ve baktım.Alnimda kanlı bir yazi vardı.Kan ile yazılmıştı.