Bu hallerine ben gülerken Megumi-san somurtuyordu. Sensei ise gülümsüyordu.
"Bugünkü gideceğimiz yer Roppongi."
"Rop-pon-gi!"
---
He? Terkedilmiş bir binaya gelmiştik ve etrafından lanet enerjisi akıyordu. Yoğun olarak hemde. Binada gözlerimi dolaşırtırdım. Tam konuşacakken Nobara sözümü kesti.
"Roppongi diye bizi getirdiğin yere bak sensei."
"Hadi ama. Buranın arkasında mezarlık var ve burasıda lanetlerin dolmasına açık bir yer."
"Mezarlık neden, anlayamadım?"
"İtadori konu mezarlık değil. İnsanların mezarlıkları korkutucu bulması."
"Okul gibi mi yani?"
"Ne yani daha bunu bilmiyor musun?"
"Açıkçası özel lanetli objeyi yedi."
"He? Sukuna'nın parmağımı. İğrenç, yok artık."
Sensei ve ben susarken üçünün konuşmasını dinliyorduk. Konuşmalarına izin vermeyip aralarına daldım.