Minho için o günün öğleden sonrası, bir gazla arkadaşlarına yapacağını söylediği aşk itirafını tasarlamakla geçti.
Birkaç gün önce çok kızgın olduğu Devon'a karşı hisleri tam olarak ne zaman değişmişti emin değildi. Kız ellerindeki dolu poşetlerle Minho'nun dairesine ulaşmak için o dört katı çıkmamış gibi yüzünde dünyanın en parlak gülüşüyle ona içten bir selam verdiğinde olabilirdi. Ya da Minho'nun yatmadan önce her gece kendine hazırladığı sakinleştirici bitki çayını hazırlayıp başucuna koyduğunda... Yahut evdeki tüm aynalara tatlı ufak not kağıtlarıyla klişe güzel sözler bıraktığında da olabilirdi. Son birkaç gündür buna benzer sayısız ufak jest yapmıştı Devon. Minho, bir şekilde bu hareketlerdeki samimiyeti hissedebiliyordu.
Arkadaşlarının güvenle emin olduğunun aksine Minho, kızın hislerini tam anlamıyla çözebildiğini sanmıyordu. Yine de epeydir ondan hoşlanıyordu ve onunla barışacaksa bunu arkadaş olmak için yapmamaya kararlıydı.
Ve işte o gün, öğleden sonraki tüm derslerde amfinin köşesindeki bir noktaya gözlerini dikip Devon'a nasıl açılacağını düşündü.
Bilmediği bir sebepten Devon o gün okula gelmemişti. Önceki gece de sabah da gayet sağlıklı görünüyordu kız, dolayısıyla keyfi olarak gelmediğini düşünmüştü Minho ve sorgulamamıştı bunu. Eve döndüğünde onu bulacağına emindi. Orijinal bir aşk itirafı biçimi bulamadığından eve dönüş yolunda Devon'un sevdiğini bildiği tereyağlı kurabiyelerden ve güzel bir buket çiçek alarak onunla en klasik yolla konuşmaya karar verdi. Yol boyu içi içine sığmadı, çevredeki çiçekler ve böcekler ona her zamankinden kat kat daha güzel geldi ve durmadan gülümsedi. Fakat eve döndüğünde işler pek de beklediği yönde gitmedi. Devon evde değildi.
-
leeminho: seoul selam
ceofseoul: Selam Minho
ceofseoul: Devon'u mu soracaksın
leeminho: aynen
leeminho: hiç haber etmeden çekmiş gitmiş
leeminho: ama çoğu eşyası burada
ceofseoul: He yok merak etme evi terk etmedi ya
ceofseoul: Bu sabah üvey babası vefat etmiş
ceofseoul: Saat birde uçağı vardı alelacele çıktıysa haber verememiştir
leeminho: ne
leeminho: saat dört olmuş
leeminho: kaçırmışım ya
ceofseoul: Bir hafta içinde falan döner tahminimce
ceofseoul: O döndüğünde kavganızı bir süreliğine askıya alın olur mu?
ceofseoul: Beni aradığında sesi çok kötü geliyordu
leeminho: merak etme hiç
leeminho: tatsızlık çıkarmayacağım
leeminho: aksine bugün bir şeyleri çözeriz diye ummuştum
ceofseoul: Çok tatsız denk gelmiş o zaman
ceofseoul: Aranız iyiyken gitmiş olsa en azından bir derdi azalmış olurdu
leeminho: sence yanında olmama izin verir mi
ceofseoul: Anlayamadım
ceofseoul: Onu aramaktan bahsediyorsan eminim çok sevinir
leeminho: yok aramaktan değil
leeminho: şu an uçak biletlerine bakıyorum da
leeminho: yanına gitmemden rahatsız olur mu sence
ceofseoul: Tam aksine Minho
ceofseoul: Bu yapılabilecek en centilmence şey olur
leeminho: harika öyleyse
leeminho: heeseung ve sen kedilerimize bakmak için akşam altıda gelirsiniz
leeminho: uçağım yedide :)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
cat fam , lee know
Fanfictiondevonish: bebeğime iyi bakıyorsun değil mi leeknow: senden daha iyi baktığım kesin - Devon Shire'ın kedisini Lee Minho'ya bırakmak zorunda kalmasıyla bir olaylar silsilesi baş gösterir. - multifandom diyebiliriz gibi?