25 sene önce...
-Yaa Şevket ne olurda gitsek bu derse hı? Tango yapmayı sevdiğimi biliyorsun.
-Ha Meryemum yapma be guzelum. Bak sonra bağa dansöz Şevket derler ya...
Meryem bu sözleri duyunca yatakta uzanan Şevketin yanına geldi. Sarıldı ona. Öptü yanağından.
-Ayy hiç kimse öğrenmese bilmez canım. İkimizin arasında kalır. Sır gibi saklarız.
-Tamam kıyamiyrum sana. Gideruz yarin. Hadi bitirde işini uyuyalum da...
Meryem ışıkları kapatıp sabahlığının ipini çözüp yatağın önünde durdu.
-Bence uyumak için erken Derin Şevket.
Şevket karısına hayranlıkla bakıyordu. Kolundan tuttu. Yatağa yanına çekti. Kucağına aldı onu.
-Meryemum sen benda akil bırakmak istemiyırsun. En soninda delireceğum olacak bitecek da...
-Delir canımın içi ama o deliliğini mümkünse benden başka kimse görmesin. Çünkü o deliye benden başka kimse yaklaşamaz.
Şevket fazla söze gerek duymadan karısını öpmeye başladı...
_____________________________________
Günümüz...-Yaa baba nolursun izin ver düğünümde tango yapalım.
-Olmaz kizum. Bak babanin bi adi sani vardur. Ha bu elalem neder?
-Ne dicek? Umrumda sanki. Ben Kara Meryemle Derin Şevketin kızıyım. Bana bunlar sökmez.
-Anma o kadinin isminu.
-Baba kadını suçlayan sensin. Bir dinlesen...
-Zeynepp... Karişma sen bana... Bu ikimizun arasinda. 10 sene önce boşandı benden çekti gitti. Ya napacaktum ha..?
-Tamam baba zaten düğünden sonra gidiyor Türkiyeden temelli. İkinizinde huzurunu ben bozdum.
Şevket reis kızının gözlerinin dolduğunu görünce:
-Tamam sen ağlama da... Hadi yaparsinuz tangonuzu...
Zeynep babasının ikna olmasıyla sarıldı ona. Öptü yanağından. Aynı annesi gibi...
______________________________________
Düğün günü...Nikah kıyılmıştı. Kimisi dolu gözlerle kimiside gülerek karşılamıştı durumu. İki kişi ağlayarak izliyordu onları. Şevket ve Meryem...
Kızının ona seçtiği kırmızı eteği dalgalı elbise giyen Meryem onları kendilerine benzetiyordu. Eskiden Şevketle nasıldılarsa onlarda öyleydiler. En çokta korkuyordu. Evliliklerinin onların ki gibi kötü biter diye. Her gece dua ediyordu hiç bir şey olmasın diye. Şevkette aynı hisleri geçiriyordu. Meryem kızının mutluluğuna bakarken Şevket gözlerinde acıyla hasretle izliyordu onu.
Nikah kıyıldıktan sonra Zeynep Fatihle konuşup mikrofonu eline aldı.
-Her kese geldiği için teşekkür ederiz. Biz aslında bir dans hazırlamıştık. Ama sonra düşündük ki, bu dansı bize öğreten kişiler yapsa iyi olur. Bu dansı babamla annemin yapmasını istiyoruz. Umarız bizi kırmazlar.
Meryemle Şevket bunu duyunca bir-birilerine sonra kızlarına baktılar. Her kes alkışlayarak onların kalkmalarını bekliyordu. Şevket canı yansada ayağa kalkıp Meryeme doğru yürüdü. 10 sene sonra ilk kez tartışmadan bir şey yapacaktılar. Elini uzattı. Meryemde mecbur olarak tuttu elini. Sessiz bir şekilde geldiler ortaya. Her kesin gözü üstlerindeydi. En çokta Yadigar üzülüyordu hallerine.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Taşkın's one-shots
Teen FictionAşk yenidenin iki efsane isminin Derin Şevketle Kara Meryemin yaşadığı acılar ve tatlılıklar