Gerçek sevgi

137 5 0
                                        

Nasılsınız okurlar?uzun süredir yoğun olduğum için bölüm yazamıyordum.
O zaman iyi okumalar♡

Planlar ve programlar genelde yapmadığım şeyler.Hayatı akışına bırakmayı seviyorum.Hayatı çokta ciddiye almıyorum,belkide her dakika mutlu olabilmemin sebebi budur.Çünkü kimseyi umursamıyorum.Ben Tuanayım ve kendi doğrularım var,hiç kimsenin doğrularına da saygısızlık yapmam.Ama kendi fikirlerimi evirip-çevirip değişerek değilde direk söylemeyi tercih ederim ve bence zevkler ve renkler tartışılmamalı.Her kes bir-birinin fikirlerine saygılı davransaydı aslında bu dünya güzelleşirdi. İnanın bu dünya birilerinin düşüncelerini tartışacak kadar uzun değil,hayatınızı yaşamaya bakın.Bunu paradan beklemeyin,kendinizden bekleyin.Sadece kendinizin fikirlerini önemseyin,"onlar ne düşünüyordur  acaba?" demek yerine "ben ne düşünüyorum acaba bu konuda?"diye sorun.Bu hayata bir kez daha gelecek olsaydım kesinlikle yine aynı şekilde hiç kimsenin fikirlerini önemsemezdim.Bu bazen insanlara saygısızlık gibi gele bilir ama bu insanın kendisine sarfettiği emektir. 
İnsan kendini ne kadar geliştirirse,bir o kadar da her kesin düşünce özgürlüğünün olduğunu anlar.

Saygı...Günümüzde bence çok önemli ve çok büyütülen bir kavramdır,ve bir o kadar da yanlış anlaşılan.Biri size saygısızlık yapmanın boyutunu aşıyorsa ve siz hala susuyorsanız kusura bakmasın kimse ama bu salaklıktır.Karşı tarafın seviyyesine  inmeden cevap vermek gerekir,mutlaka...Unutmayın bu hayat saygısız insanlara saygı göstermek için çok kısa.

Virüs.Dünyanın ayağa kaldıran o hastalık. Genelde böyle virüsleri geçici sanardım ve açıkcası çok ta ciddiye almazdım.Ama bu korona denilen virüs pek de geçici durmuyordu. O kadar kötü bir olay ki,ve sadece fiziksel olarak değil ruh sağlımızı da bozan bir olay.Yakınlarını bu hastalık yüzünden kaybeden bir sürü insan var etrafımızda ve bizim elimiz kolumuz bağlı.Kücücük bir bakteriye bile karşı gelemiyoruz.Her gece dünya için dua ediyorum.Belki sadece benim duamla hiç bir şey değişmez ama,Tanrı her şeyi görüyor ve biliyor.Daha fazla insanın canının yanmaması için her gece dua etmeyi devam edeceğim.

Pandemiden dolayı okullar da tatil.Eskiden hep keşke tatil verseler diye dua ederim,keşke etmeseydim. Bu kadar insanın canının yanacağını bilseydim asla etmezdim,ama ben gerçekten bunu kastetmemişdim.

Derslere girmek için sabah kalmakta çok zorlanıyordum. Bazen dalı gidiyordum online derslerde, Pınar beni kendime getiriyordu.Pınar İlhan...En yakın arkadaşım,çok iyi kalpli biri ve beni gerçekten çok seviyor bunu her şekilde hissetdiriyor.

Onun dışında toplum garip,değişik.Pandemiden dolayı evde kaldıkları için eskiden hiç bakmadıkları,izlemedikleri platformları,programları izlemeye başladılar.Aslında onları anlıyorum,bu kadar zor geçen bir dönemde  eğlence istiyorlardı.Bende bazen takipçilerime güzel ve eğlenceli içerikler çekmeye çalışıyorum.

Bu yıl benim lgs sınavım var ve ben MSGSL kazanmak istiyorum,hem de çok istiyorum.En büyük hayalim, bir gün Güzel Sanatlarda okumak.İnşallah sınav iyi geçer ve sadece ben değil bütün emek veren arkadaşlar emeğinin karşılığını alır.
                          ***
Bize dizinin başlayacağını ağustos ayında haber vermişlerdi.Şimdi de senaryoyu gözden geçirmek için ekip olarak toplanacaktık.Buluşma bu gün yani eylülün 1-i olacaktı.Aslında bir yandan üzülüyor bir yandan seviniyordum, çünkü tamamile eski ekip olmayacaktık ve benim alışma sürecim çok iyi değildir.Benim dışında her kes kaynaşa bilmişti,hatta grupta konuşuyorlardı.Ama bazen ben sessize alıyordum ya da bildirim gelse bile bakmıyordum.Çünki hala ekibe karşı içimde kırgınlık vardı.Burak ve Doruğun diziden hiç ayrılmamasını isterdim.Onlarla çok yakındım,en iyi arkadaşlarım onlardı.Şimdi kendimi yalnız olmaya nasıl alıştıracağımı bilmiyordum,ya da belkide yalnız kalmaktan korkuyordum.Bilmiyorum.Ama içimde bir husursuzluk vardı.

"Çıktın mı Tuana?"diye sordu Leya.Yine her zamankı gibi mutluydu.Sesinden heyecanlı olduğu anlaşılıyordu.Evet bende heyecanlıydım ama içimdeki huzursuzluk hala geçmemişti.
"Çıktım Leya,ama bu saatde toplanmamız şartmıydı?Başka saatde olmazmıydı yani?"Uykuluydum,sabah 9 da buluşacaktık ama yol uzun olduğu için daha da erken kalkmıştım. Uyumayı çok sevdiğimi o da biliyordu.
"Herhalde insanların diğer saatlerde işi vardır ama emin ol  bende bu saatde kalkmayı istemezdim."
"Neden?"
"Nasıl yani neden?Dün akşam saat kaça kadar grupta konuştuk ya."
"Ha,evet"aslında ben çokta umursamamıştım o yüzden unutmuşdum.Hatta yazdıklarını okumadan direk emoji ya da "evet","hayır" atıyordum. Ama tabi bunu Leyaya böyle söyleyemezdim,çünki o böyle olduğunu bilmiyordu.O geleceğe bala bilenlerdendi ama ben hep geçmişde kalıyordum,düşüncelerimi belirtdiğimde hep "Yaşlılar gibi konuşuyorsun Tuana" deyip gülüyorlardı.Belki şaka olarak söylüyorlardı ama bazen düşünmeme sebep oluyorlardı.Sonra yine aynanın karşısına geçip her zamankı gibi "Kim ne derse desin ben buyum"diyordum.Belkide bu kendimi teselli ediş şeklimdi ama ben gerçekten buydum,farklı davranmıyordum.
"Oh,sonunda Leyam"deyip sarıldım Leyaya.Sonunda gelmiştik,ekibin ayarladığı yer aslında sade bir kafeydi ama bulmamız çok uzun sürmüştü.Ve dayımın bu gün işi çıktığı için arkadaşımla gelmiştim, sonra da arkadaşım geri dönmüştü.

"Tuana gerçekten çok değişmişsin,saçlar falan harika olmuş."
"Leya görende 20 yıldır görüşmüyoruz zanneder,hem o kadar değiştim mi gerçekten?"Öylesine havadan sudan konuştuk aslında ama bunu bile özlediğimi farketdim.Mesela sohbet boyunca Leya beni değiştiğime inandırmaya çalıştı,bende onu değişmediğime ikna etmeye.

Sonra Leya Yağızgilin yanına gitdi,ben de sandelyede tek oturuyordum.Ekip çoğunluğuyla ortadaki büyük masada oturuyordu.Diğer tarafta bir koltuk daha vardı ve orda da Çağan Efe Ak oturuyordu.O da tek oturuyordu.Aslında ona biraz üzüldüm,hatta dışlandığını hissetmesin diye yanına gitmek istedim ama ön yargılarım izin vermedi.

Gün böyle geçti,konuştuk.Bazı şeylere karar verdik.Ve eve dağılacaktık bu defa ekip arabayla götürecekti ama biz Leyayla birlikte gitmek istedik.Yolda baya konuştuk.
"Yeni çocuk gelmişti di mi?Nasıl sence role uygun mu?"
"Yani açıkcası ben onun oyuncu olduğunu bile yeni öğreniyorum,yani bilmem."
"Zamanla kaynaşırsınız,ama pardon sen yine ön yargılarını bırakmayacaksın.Hatta bu günde yüzün hiç gülmüyordu."
"Burak ve Doruğun olmasını isterdim."
"Yani tabi daha iyi olurdu ama,böyle şeylere takılma Tuana"

Takılmak?Gerçekten böylemi görünüyordu?"İnsanlar hepsi benim gibi düşünemez bunu biliyorum ve buna saygım sonsuz.Ama benim düşüncelerimin takılmak olduğunu düşündükleri zaman buna saygı duymamı bekleyemezler.Leyayı çok seviyorum.Ve hepte böyle olacağını düşünüyorum.Ama o an kendimi garip hissetdim,ondan sonra da konuşmadık zaten.O da anlamadı belki neden böyle davrandığımı,ama açıkcası önemli de değildi,dediğim gibi birini sevsem de onun fikirlerini umursamayalı çok olmuştu.

Eve gittim.Bazı tik tok videoları çektim,insanlar gerçekten bu videoları beğeniyorlardı.Gerçekten bazen oturup düşünüyorumda birini tanımadan sevmek ne garip bir duygu.Hiç görmediğin, hiç konuşmadığın,hiç ama hiç tanımadığın birini kendine yakın hissetmek,desteklemek...
Gerçek sevgi bence bu.

Peki sizce gerçek sevgi ne?
Tuananın düşündüğü gibi düşünenler varmı?
Sizce Tuana zaman geçtikce alışıyor mu?
Umarım bölümü beğenmişsinizdir,yorumlarınızı belirtin lütfen,sizi çok seviyorum...Güle güle.

Başka bir AşktaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin