Bu hikaye aslında gerçeklik içeriyor.Bazı sahneler dışında kurgu değildir.Efe ve Nazın gerçek hayatda yaşatdığı ilişkiyi Tuananaz iyi tanıyan biri olarak onun dilinden yansıtmaya çalıştım.Umarım beğenirsiniz kurabiyelerim♡
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bu sabah kendimi daha iyi hissettiğime emindim.Eve geldiğim zaman bolca düşünmüştüm,neyi düşünmem gerektiğini bilmeden düşünmüştüm.Öncelikle yine kendimi yargılamıştım,diğer insanlar gibi düşünmüyorum diye,bolca kendime sinirlendikten sonra yine aynada kendime,hiç yanıltmayan o cümleyi kurmuştum. "Sen busun Tuana,kendi düşüncelerini birilerine göstermekten çekinme" Karşımdaki aynadaki yansımam şöyle söylemişti. "Ama o zaman hiç bir zaman seni anlamayacaklar,böyle yaşaya bilecekmisin Tuana?"bu sorunun cevabını ben kendi içimde cevaplamışdım aslında.Aynaya biraz daha yaklaşıp"Şu anda da onlar gibi düşünmüyorsun,ama yaşıyorsun Naz,eğer korkun onların seni anlamamasıysa,bizde kendimizi bir daha hiç kimseye anlatmayız"Birisi görse delirdiğimi düşüne bilirdi,aklımı kaçırdığımı ya da kendi-kendime konuştuğum için aklını yitirmiş diyebilirlerdi. Ama bunu sadece benim gibi olanlar anlardı.Ben kendimle konuşmuyordum,içimde sakladığım o kızla konuşuyordum.Ben iki insandım aslında.İnsanlara gösterdiğim yüzüm ve içimdeki o kırılgan kız çocuğu.Peki dışarıya gösterdiğim Tuana nasıldı? Sinirli,vurdumduymaz,bir o kadar da zeki,aşka inanmayan...aslında son söylediğim o kız çocuğuna da aitti.Aşk yoktu,ben ve o kız çocuğunu hiç kimse aşkın olduğuna inandıramazdı.Peki insanlar neden bu kadar seviyordu bu 'aşk' denilen aptal duyguyu. Diziler,filmler hep aşk dolu,ve insanlar bunu severek izliyor,sevgilileri destekliyor..Ve aslında bende öyleydim,hayır dizilerdeki gibi aşktan söz etmiyorum.Şarkılardaki aşklar...
Müslüm Gürsesin bütün şarkılarını bilirdim ve çok severdim,onunda şarkılarında aşk vardı,hatta en sevdiğim şarkısında da... "Böyle bir aşk görülmemiş dünyada"nasıl bir aşk?En sevdiğim şarkıcının söylemek istediği neydi? "Ne geçmişte ne de bundan sonrada" Her kes için böyle değilmiydi,her kese en çok onlar hissediyor gibi gelmiyor mu? "Arasalar bulamazlar rüyada Göremezler seni yazdım kalbime"Aşk görülmezmiydi gerçekten?Bakışlardanda mı görünmezdi? Ne zordur..aşkı saklamak.
Bu mesele uzundu,garipti.Bir gün birisiyle sabaha kadar bu konunu tartışmak isterdim,ya da beni aşka inandırmasını.Neden ki?Aşk o kadar güzel bir duygu mu?Sabaha kadar uyumamaya değer mi bu duygu?Yine boş-boş konuşmalar ve yine Tuana.Set başlıyordu.Bu gün sete gidecektik,dayım götürecekti.Hemen hazırlanıp aşağıya inmem gerekiyordu.Ve ben hala dün gecenin etkisinden çıkamadan kendi-kendime konuşuyordum. *** "Hocam nasılsınız?"onlardan hep bir şey öğrenmeye çalışıyordum,esasta yönetmenden.Çocukluğumdan beri kameralara garip bir ilgim vardı.Neden olduğunu bilmediğim bir ilgi.Oyuncu olmam bir az bu isteği azaltmışdı ama kameralara ilgim hala vardı.
Hocalarla baya konuştuktan sonra,karavana gitmem gerektiğini düşündüm.İçeriden bağırış sesleri geliyordu.Yine en çok Denizin sesi çıkıyordu. "Abi yapma işte ya,midem kalktı artık yeter"yine bir şeyler yapıp birilerini kızdırmışlardı. "Deniz bey,hiç değişmemişsiniz bakıyorum" "Tuana,nerdesin kızım,bunlar benim espirilerimi çekemiyor" "Yani haklı değillerde diyemiyorum ama..." "Aaa,ama senden hiç beklemezdim" "Tamam,tamam,hadi küsme" "Küsmedim,yeni gelenlerle uğraşmak çok iyi hissetdiriyor biliyormusun?" "Yeni gelenlerle mi?! Saygın olsun biraz ben senden büyüyüm bir kere"yeni çocuktu konuşan.Alay etdiği her hallinden belliydi.Saçları yukarıya doğru taransada bozulmuştu,dik-dik duruyordu,sweetshirt giymişti.Yeşil renkteydi ve kafasına geçirmişti.Elleri çeplerindeydi.Benim hep rahat diye oturduğum yerde oturuyordu.Bir an boşluğuma geldiği için yer bulup oturamadım.Deniz bunu farkettiğinde yüzüme bakıp dedi "Tuana yerini kapmışlar,gördünmü kız?" "Gelen gibi başlama Deniz ya,alışmaya çalışıyorum" "Tabi bilmiyor o,haklısın" "Ben mi?neyi bilmiyorum?yanlış bir şey mi yaptım?" "Saçmalama!sadece Tuananın her kesle kavga edip,her zaman oturduğu yere oturdun,başka bir şey yapmadın" "Özür dilerim,şey bilmiyordum"elini saçına geçirdi,utandığını anladım.Utandığında çok tatlı oldu,gülüşümü gizleyemedim. "Saçmalama,nerden bileceksin futbolcu" "Futbolcu mu?!benim bir adım var" "Kusura bakma,alışmamız lazım. Alışana kadar adın 'futbolcu'" "Oturacak mısın?" kalktığını gördüm "Hayır",geriye oturdu.
" Deniz,Yağızgil nerde?" "Onlar yemek yiyecekti" "O zaman kuralı biliyorsun,ve ben de uyuyorum"çekimler olmadığnda hep kulaklığımı takıp uyurdum bu eski setde de böyleydi. Ve her defa beni çağırmasınlar diye hatırlatma yapardım.Artık ezberlemiştiler resmen. "Tamam,merak etme"Tabi o futbolcu bilmiyordu.Denize sorguluyormuş gibi bakıyordu ve ne yaptığımı anlamak istiyormuş gibi.Deniz de ben sinirlenmiyim diye sessiz kalıyordu. "Uyuyorum da hep,beni uyandırmaması gerektiğini söyledim"şaşırdı çünki ne demek istediğini yüz ifadelerinden anlamıştım. "Ve futbolcu istediğini sora bilirsin,bana insan yiyormuşum gibi bakmana gerek yok" "Yok hayır,sadece garipsin" "Evet biliyorum" "Deniz"Marina abla çağırıyordu.Deniz dışarı çıktı. "Ve hiç konuşmaya devam etmiyorsun, hemen susuyorsun" "İyi geceler bana" "İyi mi geceler gerçekten sana?" "İyi olması için çabalıyorum diyelim" "Tuana Naz Tiryaki"adımı bana değilde daha çok kendine söylüyor gibiydi. "Oyuncu"bakışlarım ona döndü. "Tutduğu takım beşiktaş" sorgulayan gözlerle ona baktığımda devam etti. "Ve çok asosyel birisi" "Bu neydi şimdi?"anlam vermeye çalışıyordum. "Annemin senin hakkında söyledileri,annenle her gün konuşuyorda"haklıydı biliyordum. "Annen anneme seni böyle anlatmış yanlış anlama benim dilinden değil"uzun bir süre sustum. "Konuşmayacakmısın?" "Peki sen susmayacakmısın?" "Hayır,çünki yalnızım"of zaafım yine kendini belli edecekti. Birinin dışlanması ya da yanlız kalması... Dayanamayıp "yalnız değilsin ki "dedim.Aslında yanında olduğumu belirtmek istedim ama anladı mı bilmiyorum. "Anlıyorum"içimdeki sesi duymuş gibi konuştu. "Arkadaşlık önemli" "Ola bilir" "Bak mesala Deniz ne dediğini hemen anladı,ama ben.." "Saded?" "Yani önemli,önemli mi?"ne yapmak istediğini çok iyi anlıyordum. "Önemli,yani senin için.Senin için önemli mi?" "Evet,yani önemli" "O zaman..." "O zaman?" "Arkadaş oluruz bizde" "Gerçekten di mi?" "Evet" "Teşekkür ederim Naz..."dilinen 'hanım' dediğini duydum.Bana garip demişti ama asıl o garipdi.Ama onunla arkadaş olabilirdik.Ola bilirdik değil mi? . . . Sizce karakter olarak Çağan mı daha garip yoksa Tuana mı?ama gerçek hayatda.Bence ikisi de garip olduğu için bu kadar uyumlular.Neyse,Sizi seviyorum...görüşmek üzere♡:)