Multimedya: Gözde Aldinç
------
Selamlar bebeklerim..İkinci kurgumun ilk bölümüyle karşınızdayım. Texting kısımlarında yazım ve noktalama kurallarına dikkat etmicem, haberiniz olsun.
E o zaman başlayalım ilk bölüme.. Keyifli okumalar <3
------
------Bölüm 1: Limon Emojisi
"Öküz ya! Yemin ederim öküz!"
Burcu'nun her gün, her dakika hatta her saniye bıkmadan, usanmadan söylediği cümle yine kulaklarıma dolunca arkama yaslanıp sırıttım.
"Ne yaptı yine?" dedi Çilem. "Dur tahmin edeyim, mesajına 3 dakika geç cevap verdi, değil mi?"
Burcu gözlerini devirip "3 buçuk dakika!" diye düzeltti Çilem'i. "Koskoca 3 buçuk dakika!!"
"Ayıp etmiş.." dedim yüzüme sürdüğüm kil maskesini elimdeki minik aynaya bakıp kontrol ederken. "Ayrıl bence."
Çilem'le beraber söylediğime güldüğümüz sırada "Offf!" dedi Burcu. "Dalga geçmesenize! Bu dalgaya alınacak bir şey değil, ciddi bir mevzu. Ben ona saniyesinde dönüş yapıyorum ya.."
Elimdeki aynayı sehpanın üzerinde duran telefonumun yanına bırakırken "Ya belki işi vardır." dedim gülmeyi bırakıp. "Lavaboya gitmiştir, biri çağırmıştır, ne bileyim kargocu gelmiştir de kapıyı açmaya gitmiştir mesela.. Olamaz mı? Takılma bu kadar."
"Bence de." dedi Çilem beni onaylayarak. Bir yandan da tırnaklarına bakım yağı sürüyordu.
Bugün bizim kızlarla toplanıp bakım yaparak dertleşme günümüzdü de..
Her hafta yapıyorduk bunu. Birimizde toplanıp -genellikle bende- kendimize çikolatalı puding yapıyor, bir yandan onları yiyor bir yandan da cildimize bakım yapıyorduk. Bunları yaparken de iş, okul, arkadaşlık, ilişkiler, diziler, kitaplar, filmler, kısacası aklınıza gelebilecek her şey hakkında konuşuyorduk.
Bizimde terapimiz buydu anlayacağınız..
Gerçi, konumuz genellikle Burcu'nun toksik ilişkisi ve biricik partneri Akın oluyordu ama, olsun..
Çilem'le benim sevgililerimiz olmadığı için bu konuda anlatabileceğimiz pek bir şey yoktu ve saatlerce Burcu'nun bize Akın'ı anlatıp hem övmesini, hem de sövmesini dinliyorduk.
Şikayetçi miydik diye soracak olursanız, hayır, değildik.. Üçümüz liseden beri arkadaştık ve birbirimizin bir şeylerinden şikayetçi olmak yerine o huylarımızı da sevip, öyle benimsemiştik birbirimizi. Sıkıntı yoktu yani..
Burcu tekrar oflayıp "Siz ne anlarsınız ki zaten?!" diyerek sitem ettiğinde telefonuma gelen bildirim sesiyle uzanıp telefonumu elime aldım.
"Ay bu ne ya?" dedi Çilem hayretle. "Gözde sen ünlü oldun da bizim mi haberimiz yok? Bu ne kızım, bir susmadı telefonun sabahtan beri!"
Söylediğine gülerken "Ya hiç sorma!" dedim. "İnstagram hesabımı herkese açık yaptım, yapmaz olaydım. Bildirim doldu mesaj kutum!"
"Niye açtın ki?" dedi Burcu merakla. Sanki az önce sevgilisinden yakınıp isyan eden o değilmiş gibi sırıtıyordu. "Ve ne yazıyorlar??"
Telefonumun kilit ekranını açarak instagram uygulamasına girdikten sonra paylaştığım hikayeye tıklayıp telefonu Burcu ve Çilem'e doğru çevirdim.
"Bu hikayeyi paylaşmak için.."
Bu cildimi göstermek amacıyla çektiğim bir fotoğrafımdı ve üzerine bir kozmetik markasının hesabını etiketleyip cildimin onların ürünleri sayesinde ışıl ışıl ve bebek gibi olduğunu falan yazmıştım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Limon Taktiği | Yarı Texting
ChickLitHoşunuza giden biriyle sohbet başlatmak için en mükemmel taktik nedir sizce? Hikayesine alev atmak mı? Ya da mantıklı bir şekilde "Selam" yazmak? Biraz daha çılgınlaşalım, beklemediği bir şekilde ona iltifat etmek mi yoksa?? "Pardon bakar mısınız? P...