1.1

643 60 247
                                        

Öğle vaktiydi. Fyodor'un bulduğu eve bakmak için şehre inmişlerdi. Gerçi kimse Fyodor'un düzgün bir ev bulabileceğine inanmıyordu.

"Hadi ama yaşanılabilir olması yetmez mi?"
Dazai herkesi avutmaya çalışıyordu.

"Böyle düşünürsen bir kulübede bile yaşayabilirsin zaten Dazai!" Chuuya, Dazai'a çıkıştı.

"Söylenmeyin de karşınızdaki eve bakın salaklar." Fyodor durdu ve arkasındaki meraklı topluluğa önlerinde duran büyük evi gösterdi. "Nasıl, bir kulübeye benziyor mu Chuuya?" Fyodor zaferle sordu.

"Hadi içine girelim artık!" Nikolai heycanla konuştu. Bir an önce evin içini görmek istiyordu, herkes istiyordu gerçi.

Fyodor evin sahibiyle konuşurken diğerleri evin her yerini geziyordu.

"Bak Dazai, bu mutfakta bize güzel yemekler yapabilirsin." Nikolai büyük mutfağı gösterdi. "Ne demezsin." Dazai, Nikolai'a aldırmamaya çalıştı.

"Ben en büyük odayı istiyorum." Chuuya salonu incelerken Akutagawa'ya bir şeyler söylüyordu. "Oldu paşam, Fyodor sana oda bile vermez boşa umutlanma."

"Ne demek vermez?! Vermek zorunda."

"Şu ileride güzel bir oda var, eğer bu evi tutacaksak o odayı Fyodor'dan istersin."
Akutagawa'nın önerisi üzerine o odaya geçtiler.

"Ben bu evi sevdim. Sizin ikinci beyiniz olarak bu evi tutma kararı alıyorum."

"Şey ama Kouyou, sen kadınsın..."

"Sus Higuchi, sus."

"Peki Kouyou..."

"Fyodor ev sahibiyle ne konuşuyor acaba?"
Gin merakla sordu.

"Pazarlık yapıyordur." Kouyou kendinden emin bir şekilde cevapladı.

Herkes evden memnun kalmıştı. Ne çok büyük ne de çok küçük bir evdi.

Fyodor nihayet Dazailar'ın yanına geldiğinde Dazai merakla ev sahibiyle ne konuştuğunu sordu.

"Kirayı on binden yedi bine indirmekle uğraştım ve buna değdi. Bu evin aylık kirası bize altı buçuk bine patladı."

Nikolai şaşkınlıkla sordu. "Yedi bine indirmeye çalışmıyor muydun nasıl altı buçuk bin yaptın??"

"Meslek sırrı Nikolaicığım."

Sigma araya girdi. "Yani bu evi tutuyor muyuz?"

"Evet? Beğenmedin mi?"

"Yoo, beğendim."

Nikolai, bu haberle Sigma'yı da peşinden sürükleyerek herkese evi tutacaklarını duyurmaya gitti. Dazai gülümsüyordu.
"Herkes evi beğenmiş gibi, işler güzel gidiyor."

"Evin eşyalı olması da işimize geldi." Fyodor mutfağı incelerken konuştu. "Ve artık sayın aşçımızın bir mutfağı var." Dazai, Fyodor'un söylediklerine güldü.

Mutfak kısa bir süre sonra Chuuya'nın bağırışlarıyla doldu. "Fyodor burada mı?! Ha, Fyodor çabuk gel!!" Chuuya Fyodor'u kolundan çekerek götürmeye çalışıyordu.
"Ne oldu Chuuya, kocamı nereye götürüyorsun?!"

the bomb [fyozai/texting] Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin