1.8 ||alternatif son||

518 53 250
                                        

Ev bugün her zamankinden daha hareketliydi.

"Higuchi yıldız baskılı tişörtümü de valize koydun mu?"

Herkes her eşyasını yanına alma derdindeydi.

"Ah evet, tüm kıyafetlerimizi aldım Gin!"

Diğerleri de hemen hemen toparlanıyordu. Ryunosuke hariç.

O çiçeklerine veda ediyordu.

Ve de Chuuya... Chuuya hâlâ oyun oynuyordu.

"Sonunda Japonya'ya dönüyoruz. O Kunikida denen herifi bulacağım."

Dazai sevgilisinin kararlı ses tonuna karşın güldü.

"Sen onu unutmadın mı ya?"

"Kara listemde." dedi Fyodor valizinin fermuarını kapatırken.

"Fyodor umarım o valize bomba koymadın? Uçakta yakalanırsak rotamız Japonya'ya değil de hapse çizilir."

Fyodor bile kendinden şüpheleniyordu. Valizi tekrar açıp içini kontrol etti ve küçük bir dinamit çıkardı.

"Nasıl girmiş bu valize yahu? Allah'ın işine bak."

Dinamitten kurtulduktan sonra valizleri dış kapının önüne bıraktılar. İlk valiz getirenler onlar olmuştu.

Dazai evde biraz daha göz gezdirdi. Aklına burada geçirdikleri anılar geldi. Hepsi saçma ve komik anılardı. Bu hatıraları anımsamak yüzünde minik bir tebessüm uyandırdı.

"Neden boş boş sırıtıyorsun?" diye sordu Fyodor.

"Bu evdeki anılarımız güzeldi."

Çok geçmeden birkaç kişi daha valizini hole getirdi.

Uçaklarının kalkmasına bir buçuk saat vardı daha.

"Sigma ben acıktım!"

"Bir saat önce kahvaltı ettik ya Nikolai."

"Açım işte! Burada son bir kez bana bir şeyler hazırlar mısın? Lütfeeenn!"

Sigma elindeki valizi bıraktı ve ofyalarak mutfağa gitti, Nikolai da onun peşinden gitti.

Birkaç dakika sonra oyunu bırakan Chuuya geldi.

"N'aber?"

"İyi." dedi Dazai.

"Sonunda dönüyoruz, heyecanlı olmalısınız!"

"Evet, Kunikida'nın adresini bulacağım için çok heyecanlıyım Chuuya."

Dazai, Fyodor'a güldü. Gerçekten kararlı görünüyordu.

"Hem de sadece Kunikida'yı değil, benim biricik salak sevgilimle aynı kanepede yatan Atsushi isimli veleti de bulacağım." derken ellerini ovuşturuyordu.

"Hey, salak sevgilim derken? Alındım gücendim."

Chuuya, Dazai'ın arkasına sinsice geçip birden boynuna atladı.

"Alınman lazım zaten aptal!"

"Ölüyorum!!"

Kapıdan içeri gözlerinin altını peçeteyle silen Akutagawa girdi. Çiçeklerine veda etme seansı son bulmuş gibiydi.

Chuuya onu görünce Dazai'ı boğmayı bıraktı.

"Sonunda çiçeklerinden ayrılabildin demek?"

"Hepsini özleyeceğim, canım çiçeklerim... Papatyalarım!"

Gözlerini silerek holden ayrıldı. Chuuya da onu takip etti.

Şimdi holde yine sadece Dazai ve Fyodor kalmıştı. Yapacak hiçbir şeyleri olmadığı için holde boş boş bekliyorlardı.

the bomb [fyozai/texting] Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin