Yaklaşık iki hafta sonra, her zamanki gibi deniz kenarındaydık.
Hep beraber denize girmiştik ama ben az önce yorulduğum için denizden çıkmış, kumların üzerinde oturuyordum.
Sırtımı kumlara vermiş, güneş yüzünden acıyan gözlerimi kapatmıştım. Ta ki gözümün önündeki parlaklık yerini siyah renge bırakana kadar...
Gözlerimi açtığımda bunun bir gölge olduğu anlamıştım.
Taeyong'un gölgesi...
Göz göze geldiğimizde bana gülümsedi ve yanıma oturdu. Ben de onun gibi oturur hâle geldiğimde kalbimin hızlı atışını dinliyordum bir yandan.
O denizi izlerken ben gizlice onu izliyordum. Gözlerini bana çevirdiğinde hızla bakışlarımı başka yöne çektim.
"Ah, deniz ne kadar güzel gözüküyor değil mi Jaehyun!"
Yumuşak sesiyle bayılmamak için kendimi zor tuttum. "Öyle..."
Gözleri denize bakarken ışıldıyordu. Hafif rüzgarda dans eden pembe saçları, güneşten dolayı yanmış yanakları...
Taeyong'un güzelliği yüzünden ağlamamak çok zordu...
Gözlerine yansıyan güneş ışığını engellemek için güneşe doğru kaldırdığı narin elleri...
Taeyong'a karşı hissettiklerim basit şeyler değildi. Olmayacaktı da.
O ne kadar özelse, ona olan hislerim de o kadar özeldi.
Hislerimi bastırmak hep zordu. Ama hiç bu kadar zor olmamıştı.
"Senden hoşlanıyorum Taeyong."
Bazen bastırmamak en iyisidir.
Bana doğru dönen şaşkın yüzüne karşı gülümsemeye çalıştım ama gerginlikten yapamadım.
"Seni ilk gördüğüm günden beri... Sana aşığım Taeyong."
Bazen sadece itiraf etmek gerekir.
Daha sonra pişmanlık duymamak için.
Bir elimi onun yanağına koyup şaşkın suratına yaklaştım.
Dudaklarımı deniz suyu ile kaplı dudakları ile birleştirdim.
İkimiz de hareketsizce, öylece durduk. Sakinleşmeyi bekledik.
Yavaşça ve istemeye istemeye ondan biraz uzaklaşıp tatlı suratına baktım.
Gözlerini kocaman açmış hızlı hızlı nefes alıyordu. Ve yanakları utançtan kıpkırmızıydı.
Kendimi tutamadan güldüm.
Çok tatlıydı...
Hiç tepki vermediğini gördüğümde yaptığım şeyden utandım.
Saçmalamıştım. Her şeyi berbat etmiştim.
Onu öpmem onu rahatsız etmişti...
"Taeyong... Özür dilerim, ben rahatsız olacağını bil-"
"Ben de senden hoşlanıyorum Jaehyun."
Ne?
Taeyong benden...
"Ben de senden hoşlanıyorum Jaehyun."
Cümlesini tekrar ederken gülümsedi.
"Ne?"
Sessizce sorduğum soru ile küçük bir kahkaha attı.
"Evet Jaehyun, senden hoşlanıyorum!"
Ani itirafının ardından az önce benim yaptığım gibi bana yaklaştı.
Ve bu sefer o öptü beni.
Taeyong beni öptü...
Benden ayrıldığında gülümsedi.
"Sonunda itiraf ettiğinde sevindim, Jaehyun'um..."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
every summertime ⌇ jaeyong
FanficJung Jaehyun, yaz tatili için arkadaşlarıyla gittiği tatil kasabasında gördüğü Lee Taeyong'a aşık olur. summer love | jaeyong