-Yeonjun'un günlüğü-
26 Temmuz 2023
Zavallı ben şu an evimde toplanan 3 kişiye zorunlu ev sahipliği yapmakla meşguldüm. Özellikle de Kai isimli şahsın bitmek bilmeyen isteklerine. Yok bana pizza yap Yeonjun, yok bana abur cubur al Yeonjun, canım turşu da çekti onu da al Yeonjun, sev beni Yeonjun... Ve daha niceleri.
Derin bir nefes verdim ve pizza hamurunu yoğururken beni sebepsizce dik dik izleyen arkadaşlarıma konuşmayıp konuşsunlar diye bir konu açmak için "Babam laptobumu sattı bu arada, söylemiş miydim?" dedim.
"E yok artık eben."
Kai dediklerime ilk tepki veren kişiydi ve ufak çaplı bir sinir krizi yaşamış gibi görünüyordu. Laptobumu benden daha çok kullanan kişi oydu gerçi bu tepkiyi verme nedenini anlayabiliyordum o yüzden.
"Taejoon amca cidden sınırını aşıyor." demişti her zaman olduğu gibi sinirli halinde olan Beomgyu da.
"Neyse ki babam yok." diyen sörfçü arkadaşımız Taehyun'a karşılık da geri kalan bütün ekip aynı anda "Tamam anladık baban yok!" demiştik. Cidden yeter Taehyun, tamam, anladık, 2 annen var.
"Niye böyle bi tepki verdiniz ki şimdi? Annelerim görse çok üzülürdü..." diyen Taehyun'a karşılık üzülmüş gibi davranan -ama aslında gram üzülmeyen- Kai, Taehyun'un sağındaki sandalyeyi çekip oturdu ve o anlık üzüntülü görüntüsünü daha fazla koruyamayıp "Kanka harbi baba sorunları yaşamamak nasıl bir his?" diye sordu. Kai her zaman ki gibi bizim Kai'mizdi sonuçta.
"Dünyayı benim üstüme tapulamışlar gibi..."
Harbi öyle miydi ya?
"Yemin et." dedi Kai.
"Yeminle."
"Şansımı sikeyim ben ya. Keşke benim de 2 annem olsa..."
"Siktir lan. Senin baba sıkıntın mı var? Miss gibi baban var işte ne karışır ne bir şey yapar..." konuşmaya başlamıştı bizim agrasif Beomgyu.
"Karışmaz falan evet çok elit, çok modern bi insandır(!). En son 8 ay önce görüştük. Adam ülke ülke gezmekten 3 çocuğu olduğunu unuttu, onun bu ilgisizliği yüzünden berbat bi arkadaş çevresine -siz hariç- sahip sahibim. En temiz arkadaşım kaçak sigara satıyor ulan."
Aslında Kai tarafından düşününce... Babası kötü bir baba değildi ama... Gerçekten sorumsuz bir babaydı. Çocukları aklına yılda sadece bir kaç kere gelirse gelirdi, sonra da onları ziyaret edip gezmeye olduğu yerden devam ederdi. Yanlış hatırlamıyorsam şu an İngiltere'de turne düzenliyordu. İdol bir babanın çocuğu olmak kolay değil.
"Haklı gibi sanki." diyen Taehyun'a Beomgyu ölümcül bakışlar attıktan sonra mutfaktan çıkmaya yeltendi. Yüksek ihtimalle salona play stationla oynamaya gidecekti. Ama ben Choi Yeonjun buna izin vermezdim. Ben burada çalışırken kimse keyif çatamaz.
"Ya sikmiyim şimdi ikinizi de. Otur oturduğun yere Beomgyu. Burda ciddi bir şey konuşuyordum piçler." dedim ve elimdeki hamuru sertçe tepesiye fırlattım, en azından tepside olmasını umuyordum.
Beomgyu üzgün üzgün yere baktı. Hadi o dedikleri için pişmanlık duyuyordu onu anlamıştım ama Taehyun ve Kai'nin bir kaç saniye şaşkın şaşkın bana ve yere bakmasına anlam veremedim. Daha doğrusu vermek istemedim...
"Ne var? Niye öyle bakıyorsunuz?"
Sonunda girdiği transtan çıkan Taehyun, olabildiğince yumuşak bir şekilde "Jun-ie sen az önce hamuru tepsiye değil yere attın." dedi.
Yok ya atmamışımdır...
Taehyun'un dedikleri ile arkama dönüp tepsiye bakınca boş olduğunu gördüm...
Atmışım...
Sinir katmanlarımın en üst seviyeye çıktığını hissettiğimde orada bulunan herkese bağırdım.
"HAY ANANIZI SİKEYİM YA! SİKTİRİN GİDİN HEPİNİZ MUTFAĞIMDAN!"
Ekip arkalarına bile bakmadan hızlıca mutfağı terk ettiğinde ben önümüzdeki bir kaç dakikamı hüzünlü hüzünlü yerdeki hamura bakmakla geçirdim...
.
.
.Sonuç olarak akşamın sonunda Kai bütün ekibe yetecek kadar pizza sipariş etmişti. Madem bunu yapabiliyordu en başından neden beni bu kadar zahmete sokmuştu ki bu piç?
"Neden bilmiyorum ama Yeonjun'un düşüncelerini duyduğuma yemin edebilirim." dedi Kai. "Ve bence benim hakkımda hiç güzel şeyler söylemiyorlar."
Yüzümde kocaman bir gülümseme ile "Korkmana gerek yok Kaicim." dedim. "Korkmana gerek yok."
"Kai kendini köprüden atmak için çok geç değil." dedi Beomgyu zorbası da.
"Ha-ha çok komiksin Beomgyu gülmekten öldüm."
"Desene amacıma bir adım daha yaklaştım."
Bana kalmadan Taehyun, Beomgyu'nun kafasına arkadan sertçe vurmuştu. Aferin lan Taehyun. Aferin koçum. Zorbalığı hayır.
"Düzgün konuşun birbirinize annecim yapmayın öyle şeyler. Sen de vurma kardeşine Taehyun." dedim. Taehyun'u övmek istiyordum ama ideal bir anne olarak bunu yapamazdım. Sevgili arkadaşlarım ancak ben onlara çocuk muamelesi yaptığımda bir şeyleri fark ediyorlar da...
Hepsi birden göz devirdi. Sonra kapı çaldı. Ofladım pufladım veen sonunda kalkıp o kapıyı açtım. Gelenin yüzde doksan ihtimalle babam olduğunu biliyordum. Yine anahtarını evde bırakmış olmalıydı. Kapının önüne varıp kapıyı açtığımda babamın gülümseyen yüzüyle karşılaşmam bana yaklaşık bir 5 saniyelik şok yaşatmıştı. Babam gülebiliyormuş ya la.
"Oğlum çekil de içeriye gireyim." dedi babam. Sonra beni de çok şaşırtan bir şekilde salonda oturup pizza yiyen arkadaşlarımı görünce onların yanına gitti. Babam arkadaşlarımın yanına gülümseyerek gitti?
Tanrım bu adama noldu böyle, gelirken kafasına taş falan mı attın?
"Eee çocuklar napıyorsunuz?"
Arkadaşlarım da bu tepkiyi beklemiyor olsa gerek onlar da şok oldular. Kai hariç. O beyefendi her zamanki pervasızlığıyla babama cevap verdi.
"Pizza yiyorduk Taejoon amca, bize katılmak ister misin? Hatta kola da ayarlayabilirim sana."
"Bana uyar Kai ama kola yerine bi ice americano alayım."
"Ben hazırlayayım o zaman baba." diyip ağzım açık bir şekilde mutfağa gittim ve babam için ice americano hazırlamaya başladım. Babam için ilk defa yapmadım, ama nedense bugün yaptığım ice americanoyu gerçekten yapmak istediğim için yaptım.
Son zamanlarda her şey çok garipti...
Sanki bir şeyler değişmişti. Benim için mi yoksa babam için mi inanın bilmiyorum...
.
.
.Yeonjun ve arkadaş grubu yalnızca 4 kişiydi: kötü çocukları Kai, agrasifleri Beomgyu, dalgacıları Taehyun ve son olarak da anneleri Yeonjun.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ekose Gömlek | Yeonbin
Fanfictionssobibie Yeonjun-ah Ben en son babamı özlerim derdim... Onu bile baktığım her köşede görüyorum. Kulağıma gelen her yaşlı adamın sesi babamın sesiyle aynı tonda... Ekose gömlek gördüğüm her dakika aklıma babamın giydiği ekose gömlekler geliyor...