Tunç Abi'nin Üzücü Geçmişi

11 3 5
                                    

'' Ben geçmişte çok büyük bir hata yaptım, ve hatamın sonuçları çok pahalıya patladı''

'' İşte zamanın tek kapısı, ''

Biz burayı bildiğimiz için çok şaşırmadık. Tunç abi de anlatmaya devam etti:

'' Çalışan ilk Zaman makinesi''

''Çalışıyormu gerçekten''dedim.

''Tabiki çalışıyor şey yani çalışıcak, yaklaşık 10 yılımı bu Makineye harcadım, çalışmak zorunda tek çarem bu''

Tunç abi de biraz üzüntü, biraz kızgınlık biraz da pişmanlık hissettim. Sanki kendine kızıyordu.

''Bundan 15, 20 yıl önce, işte sizin yaşlarınızdayken, büyük bir kaza oldu. Ve bu hayatta kendimden bile fazla değer verdiğim tek kişiyi kaybettim.''

Bunları söylerken gözleri dolmuştu. Kenardaki sandalyeye oturdu.

''Ben annemi 4 yaşında kaybettim. Babam her gün kahveye gider tüm parasını k*mar oynayarak harcardı. Bu yüzden ben ve kız kardeşim Tuğçe, kendimize bakmak zorundaydık. Her geçen gün babam daha da kötüleşti. Artık neredeyse eve hiç gelmez oldu. Biz Tuğçeyle bir yandan okula giderken , bir yandan da para kazanmak zorundaydık. Ben okuldan sonra tamircide çalışıyordum. Tuğçe ise bazen evlere temizliğe gidiyordu. Bir gün galiba Tuğçe 16 yaşındaydı, babam eve geldi. Ben ilk kez o kadar erken eve geldiğini gördüm. Tuğçeyle beni yanına çağırdı. Tuğçeye doğru dönerek 'kızım artık büyüdün, kendini kurtarman lazım. Biliyorsun, manav Süleyman'ın bir oğlu var . Ben de düşündüm, konuştum. Yarın seni istemeye gelicekler.' dedi. İkimizde şok olmuştuk. Tuğçe hemen ağlamaya başladı. Bir yandan da' bunu bana nasıl yaparsın' diye bağırıyordu. Babam evden çıkıp gitti. Ertesi gün Tuğçe yi istemeye geldiler, babamda Tuğçeyi Süleyman'ın oğluna verdi. Tuğçeye birkaç hafta sonra veda ettim. Artık evde tek başına kalmıştım. Hergün okula gidiyor, okul çıkışı tamircide çalışıyor eve gelir gelmez de yatıyordum. Hiç arkadaşım yoktu. Bazen çocuklar gelir ve dalga geçerlerdi. Hiçbirini takmadan hayatıma devam etmek zorundaydım. Babam neredeyse hiç gelmiyordu. Geldiğinde ise ya para veriyor, yada para alıyordu. Bir sene böyle geçti, son senemdi, mühendis olmak istiyordum. O sene sınıfa yeni bir kız geldi, Eylül. Zamanla iyi anlaşmaya başlamıştık. İlk ve tek arkadaşım o olmuştu. İlk kez aşık olmuştum. Ona kendimden daha fazla değer verdiğimi anladığım gün, Tuğçe tamiraneye geldi. Onu bir yıl sonra ilk kez görüyordum. Kocasından nefret ettiğini ve kocasından sürekli zorbalık gördüğünü anlattı. Elimden hiçbir şey gelmiyordu. Babamdan içten içe nefret ediyordum, kızının hayallerini yok etmiş ve kendinden 15 yaş büyük biriyle evlendirmişti. ''

Tunç abi sustu. Gözleri yaşarmıştı. Egeye doğru baktım, ağlıyordu. Yanına gidip '' sorun ne '' diye sordum.

''Annemin böyle şeyler yaşadığını bilmiyordum. Bana bunlardan hiç bahsetmişmişti. Ya bende babam gibi biri olursam, ya şiddete meğilimim varsa''

Elimi kalbinin üzerine koydum. Gözlerinin içine bakarak '' Sen onun gibi değilsin'' dedim. Yüzüne doğru gülümsedim. Oda gülümsedi.'' Teşekkür ederim'' dedi ve elini elimin üzerine koydu. Yanaklarımın kızardığını hissettim. Elimi hemen çektim ve Tunç abinin konuştuğunu duyarak ona doğru döndüm:

'' Tuğçe o gün bana hamile olduğunu da söyledi. Şok oldum. Tuğçeye sarıldım. Eylüle bir kız kardeşim olduğunu söylememiştim O sırada Eylül bizi görmüş, yanlış anlamış. Eylül yolun ortasına doğru geldi. 'seni herkesten farklı biri zannetmiştim. Ama sen herkesden bile betermişsin.'
dedi. Bunu söyler söylemez yolda bir araba belirdi. Çok hızlıydı.. ''

Tunç abinin sesi titremeye başladı.

'' çok hızlı olduğu için duramadı vr Eylüle çarptı. ''

Tunç abi ağlamaya başladı. Ege hemen dayısını teselli etmek için yanına gitti o sırada Tunç abi birden ayağa kalktı ve Makineye doğru döndü.

'' İşte herşey geri getireceğim. O güne geri döneceğim. Onu geri getirmenin tek yolu bu...''

ZAMANIN İÇİNDEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin