Tunç abinin evinden çıktım. Ege dayısıyla konuşmak için orada kalmak istedi. Eve geldiğimde saat yedi olmuş, annem kapının önünde çamaşır asıyordu. Beni görünce bağırmaya başladı:
'' Kızım neredesin sen bu saate kadar, ne yapıyorsun, beni meraktan öldürmek mi istiyorsun! ''
Annemi hiç takmadan eve girdim, üzerimi değiştirdim, yemek yeyip yattım. Ama uyuyamıyordum. Tunç abi her şeyi değiştirmek istiyordu, biraz daha düşününce bunu çok tehlikeli buldum. Zamanı değiştirmek çok tehlikeli olabilirdi. O sırada yan odada yine annemle babamın seslerini duydum. Kavga ediyorlardı. Kulaklarımı sıkıca kapattım. Hiç bişey duymak istemiyordum. Herşeyi düzeltmek istiyordum. Herşeyi..
Bu düşüncelerle uyumuşum. Sabah 10 da uyandım. Hemen üstüme bişeyler giyip, çekyatları toparladım. İçeri geçip ağzıma birkaç lokma. bişey ler attım ve Tunç abinin evinin yolunu tuttum.
Geldiğimde kapı açıktı, hemen içeri girdim. Ege ve Tunç abi zaman makinesinin olduğu odadaydılar. İkiside makinenin önündeydiler. Tunç abi beni görünce eliyle içeri gel işareti yaptı. Zaman makinesini ilk kez çalışır halde görüyordum. Tunç abi Egeye makinenin inceliklerini anlatıyor, aynı zamanda nasıl çalıştığını gösteriyordu. Bende gelip dinlemeye başladım. Kontrol masasının üzerinde kırmız bir kol vardı. Hemen yanında da kırmızı bir düğme, düğmeye basıp aynı zamanda kolu aşağı çekersek makine çalışmaya başlıyordu. Bu düğmelerin yanında hangi zamana ve nereye gideceğini yazabileceğin bir klavye ve hemen üstünde bir ekran vardı. Kırmızı kolun öbür tarafında, bir hoparlör ve yine bir ekran vardı, bunlar geçmişe giden kişinin sesini ve görüntüsünü duyup görebilmek içindi, onların altında da ayarlama düğmeleri vardı.
'' Makineyi çalıştırmak için kırmızı düğmeye basıp kolu çekiyoruz, sonra hangi tarihe ve mekana gideceğini seçiyoruz, sonra kafa kamerasını ve mikofonu takıyoruz en son kapsül girip altı haneli kod kısmına gizli kodu yazıyoruz böyle çalışıyor''
Tunç abi bize nasıl çalıştırılacağını anlatmıştı ve artık herşey hazırdı. Ama kodun ne olduğu hakkinda en ufak bir fikrimiz bile yoktu kodun ne olduğunu sorduğumuzda zamanı gelince öğreneceksiniz demişti..
Tunç abi Bizim elimize bir önceki denemelerini yazdığı kağıtları tutşturup öğle yemeği için bi şeyler hazırlamaya mutfağa gitti. Biz biraz okuduk ama çok sıkıcıydı. O yüzden biraz daha araştırmaya karar verdik. İkimiz de kodun ne olduğunu çok merak ediyorduk. Ege odanın sağ tarafını araştırıyordu, bende sol tarafını incelemeye başladım. Odayı didik didik inceledik. Ama altı haneli bir kod bulamadık. Ege Tunç abinin odasına girmeyi teklif etti ama ben kabul etmedim. Kimsenin yatak odasına izinsiz giremezdim. Öbür odalara bakmayı teklif ettim. Ege hâlâ Tunç abinin odasına girmek istiyordu. Ona göre kod o odadan başka yerde olamazdı. Bir süre tartıştıktan sonra ben öbür odalara, o da Tunç abinin yatak odasına bakmakta anlaştık. Ben önce oturma odasına gittim, koltuklara, halıya, televizyona, hatta saate bile baktım. Ama yoktu. Buralara baktığımda göremeyince belkide bir kağıtta olmadığını düşündüm. Belkide aradığımız kod bir kağıtta yazılı değildi, belkide hiç bir yerde yazmıyordu. O sırada Tunç abinin sesini duydum.
'' Hadiiii yemek hazıııır''
Koşar adım mutfağa yürüdüm. O sırada Ege de geliyormuş. Mutfağan önünde çarpıştık. İkimizde yere düştük. Kafamı kaldırdığımda göz göze geldik, o anda kalbimin daha hızlı attığını hissettim, birkaç saniye öylece kaldık o anda Tunç abi mutfaktan çıktı.
'' Ne yapıyorsunuz çocuklar burada? Hadi kalkın tavuk pilav yaptım, yanında da domates soslu makarna var hadi hızlı, bende ellerimi yıkayıp geliyorum''
Hemen içeri geçtik. Egeyle tekrar göz göze gelmemek için kafamı ona çevirmedim. Hemen masaya oturdum, Tunç abi de gelince yemeğe başladık. O kadar güzel olmuştu ki kaşığı bırakıp avuçlayacaktım ama kendimi tuttum, yemeği yedikten sonra biraz daha makineyle ilgili konuştuk. Makineyi kapatıp ayrıldık. Bu gün okula gitmediğim için yarın gitmek zorundaydım. Aksi halde müdür babama ve anneme söylerdi. Bizde cumartesi ve pazar günü buluşmayı planladık. Eğer pazar günü herşey hazır olursa Tunç abi geçmişe gidecekti. Pazar günü büyük gün olacaktı.
Umarım herşey daha iyi olur... Umarım...
Sevgili okuyucularım umarım beğenmişsinizdir. Görüşlerinizi yorumlara bırakabilirsiniz😘
Ece5_272 in yazdıklarına da bir göz atın derim💛

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZAMANIN İÇİNDE
AdventureMeraklı bir kız. Sessiz sokaklar. Binlerce tehlike, macera, gizem. Acaba Seyran evine geri dönebilecek mi? Yada sonsuzlukta kayıp mı olacak? Sizde bu maceraya katılmak isterseniz okumaya başlayın. Hadi başlıyoruz...