1. Bölüm

225 9 1
                                    

Aslında adı İpek Kartal, ama adını değiştirdi. Bu isim ona iyi gelmiyordu artık... Şimdi ki adı Tuana Naz Tiryaki. 23 yaşında. Çok genç dursada olgun ve deneyimli. Geçmişi kara kalemle yazıldı... Bu bataklığın içinden çıkmaya çalışıyor, lakin unuttuğu bir şey var. Bataklıkta hareket edersen daha çok batarsın...
                          
                             ***

Bundan tam 17 yıl önce bir Perşembe günü... İpek babası ve annesi ile evinde oturuyordu. Belki de bugün onları son kez görüyordu. Belki babası ve İpek televizyona kim bakacak diye son kez kavga ediyordu. Belki annesi onların bu hâline son kez gülüyordu...

Bu kadar basit miydi birilerini öldürmek? Bu kadar basit miydi bir aileyi paramparça etmek? Bu kadar basit miydi bir çocuğu kanlı cesetlerle o evde tek başına bırakmak?

                           ***

Sabah alarmın o iğrenç sesiyle gözümü açtım. 5 Dakika tavanı izledikten sonra yatağımdan kalkıp banyoya ilerledim. Güzel sıcak bir duş aldım. Odama geri döndüğümde dolabın karşısında durdum ve kıyafet aldım.
Siyah en sevdiğim renk... 17 yıl önce renklerin hepisini seven bir ipek vardı ama o öldü...

Elime annem, babam ve benim olduğum bir resim aldım. Ne kadar mutluymuşuz...

Tam hatırlamıyorum ama 6. Yaş doğum günümdü...

                             ***

Serkan: İyi ki doğdun canım kızım. İpeğim benim hep mutlu ol. Seni üzmelerine asla izin verme.

Seher: İpek hadi mumları üfle kızım.

Mumları üfledi İpek. Nereden bilebilirdi ki bunun ailesi ile geçirdiği son doğum günü olduğunu...

                              ***

Gözünden yaşlar akmıyordu artık Tuananın. Alışmıştı artık onların yokluğuna. Ya da alıştığını zannediyordu. Kim bilir?

                              ***

Küçük bir kız çocuğunun hayatını mı mahvetmiştik? Yoksa annemin intikamını mı almıştık? Emin değildim. O günden bugüne tam 17 yıl geçmişti. O zaman 8 yaşında bir Çağan vardı, şimdi ise 25. Zaman çok çabuk geçiyor. Babam kızın altı yaşında olduğunu söylemişti.

Öylesine tatlı öylesine güzel bir kızdı ki... 8 yaşında böyle düşünüyordum. Sorun şu ki hâlâ böyle düşünüyorum. Annem onun ailesi yüzünden ölmüştü. Ondan nefret etmem gerekiyordu. Ama edemiyordum. Onun bir suçu yoktu ki...

Babama o gün çok yalvarmıştım o da bizimle gelsin diye ama izin vermemişti.

Babam evlerine girdiğinde arabada bekliyordum. Aslında buraya gelmemi hiç istememişti ama inat edip gelmiştim.

İlk başta evden bağırış sesleri yükseldi. Bir de ağlama...

Evin kapısı açıktı. Arabanın camından oraya doğru bakmaya başladım.

Sonra 4 el silah sesi geldi evin içinden. Ağlama sesi daha da yükseldi. İki beden kapının önüne yığılmıştı. Aralarında da bir kız çocuğu...

Çok güzeldi. Bu dünya için çok masumdu. O bu yaşananları hiç hak etmiyordu...

Arabaya doğru baktı. Beni gördü. Ona bakıyordum. Sonra ailesine baktı ve iyice ağladı. Çok güzeldi, ağlamak ona yakışmıyordu. Babam evden çıkıp arabaya bindi hemen ona döndüm;

Çağan: Baba lütfen o da bizimle gelsin.

İlhan: Olmaz Çağan. O bizimle gelemez oğlum.

                             ***

Sabah gözüme vuran ışıkla uyandım. Banyoya gidip rutin işlerimi hallettikten sonra kıyafetlerimi giydim ve aşağı indim. Babam kahvaltı masasında oturmuş beni bekliyordu.

İlhan: Günaydın oğlum.

Çağan: Günaydın baba.

Deyip masaya oturdum ve yemeğimi yemeye başladım.

                              ***

Babam şirkete gitmişti beni de çağırdı ama işim olduğunu söyledim. Hemen yağızın yanına gitmeye başladım.

Yağız kim miydi? Yağız benim ortaokul arkadaşımdı. Babamdan sonra en yakınım diyebilirim. Ailesi yoktu. Yurtta büyümüştü. Ve şu an en iyi bilgisayar uzmanı diyebilirim. Bilgisayar uzmanı derken sadece bilgisayar ile alakalı şeyler yapmıyordu. Hacker gibiydi. İstediğim bilgiye onun sayesinde hemen ulaşabiliyorum. Ama aylardır belki de yıllardır istediğim bilgiye hiç ulaşamadım.

Arkadaşlar öncelikle şunu belirtmek isterim. Ağa karısına şuanlık devam etmeyeceğim. Elimde onca bölüm olmasına rağmen devam etmeyeceğim. Çünkü beğenildiğini düşünmüyorum. Neyse bu yeni kitabım. Umarım beğenirsiniz. Devamını ne zaman atarım bilmiyorum. Ama bugün atmam diye düşünüyorum. İyi okumalar sizleri seviyorum.

Sizce Çağan hangi bilgiye ulaşamadı?

İntikam AteşiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin