Merhabaaaaaa bölümü geç attığım için kusura bakmayın bir takım işlerim olduğu için gecikti.
Oylayıp takip ederseniz sevinirim.
İyi okumalaarrrr
23 yıl önce yazardan devammm
Serkan duyduğu cümle ile beyninden vurulmuşa döndü. Ne yani İlhan öğrenmiş miydi? Nasıl öğrenmişti? Biri mi söylemişti? İyi de hiç kimsenin haberi yoktu ki söylesin. İlhanın bakışlarını üzerinde hissediyordu. Korkmaya başlamıştı. İçinden kendine küfürler ediyordu. Ne vardı da gitti keremin kızını kaçırdı? Gidip gercekten bir evlat edinebilirdi. Çalışıp kereme olan borcunu ödeyebilirdi. Gerçekten niye böyle işlere bulaşmıştı ki? Serkan kendini ilk defa sorguluyordu. Düşüncelerinin içinde kaybolmadan ilhana cevap vermesi gerekiyordu.
Serkan: Ne yeğeni? Neyden bahsediyorsun sen?
İlhan: Yeğenim abimin kızı nerde?
Serkan: Lan nerden bileyim ben!?
İlhan: Niye sinirlendin? Yoksa sakladığın bir şeyler mi var?
Serkan: Sakladığım bir şeyler falan yok! Ayrıca yeğenini aramak için yanlış yerdesin. Şimdi adamlarını da al ve buradan git. Yoksa polis çağıracağım.
İlhan: Öyle olsun bakalım. Yalnız bu iş burada bitmedi Serkan Kartal.
İlhan oradan ayrıldıktan sonra evin yolunu tuttu. Serkan yalan mı söylüyordu yoksa gerçek mi hâlâ çözemedi. Serkanın ve eşi seherin telefon konuşmalarını, evine giren çıkanların hepsini araştıracaktı. Kararlıydı İlhan bu işin peşini bırakmayacaktı. Zaten istese de bırakamazdı. Emindi İlhan o ailede bir şeyler vardı. Ortada bir şey dönüyordu ama bunun ne olduğunu henüz bulamamıştı.
Eve vardığında korumaların kapıyı açmasıyla arabasını bahçeye park etti. Evin içine girdiğinde yerde oyuncakları ile oynayan çağanı ve onun yanında duran bakıcıyı gördü. Yüzüne hafif bir gülümseme yerleşti İlhanın. Ne olursa olsun neye sinirlenirse sinirlensin oğlunu gördü mü hemen yumuşuyordu. Oğlu ona eşinden emanetti. Ona gözü gibi bakmak için elinden geleni yapıyordu.
Oğlunun yanağından öpüp hızlıca çalışma odasına girdi. Koltuğuna oturup önüne Serkan Kartalın dosyasını aldı.
***
Saatlerdir çalışıyordu İlhan. Ama yok! Serkan Kartal ile ilgili işine yarayacak bir bilgiye ulaşamadı. Daha yüzünü bile görmediği yeğenini bulmak için elinden geleni yapıyordu ama nafile. Acaba abisi ona kızıyor muydu? Veya yengesi? Veya eşi? Bulmak zorundaydı. Yoksa nasıl giderdi onların mezarına? Nasıl yeğenini bulamadığını söylerdi? Keşke abisi ölmeseydi. O zaman ne olup bittiğini anlardı. Sahi abisi neden ölmüştü. Bu bir trafik kazasıydı. O zaman onlar nereye gidiyordu? Tabi ya onların nereye gittiğini bilen birisi vardı. İlhan bunu nasıl daha önce akıl edememişti? Kemal...
Kemal biliyordu. Bilmesi lazımdı. O gün onları o götürüyordu. Nereye gittiklerini bilmesi gerekirdi.
İlhan hemen ayağa kalktı. Aşağı indiğinde çağanın hâlâ aynı yerde olduğunu görünce koşarak onu öptü ve evden çıktı. Arabasına atlayıp hastaneye doğru sürmeye başladı.
***
İlhan: Doktor bey lütfen izin verin beş dakika görüp çıkayım. Yeğenimin hayatı söz konusu.
Doktor: İlhan bey anlıyorum ama siz de beni anlayın. Hastanın biraz dinlenmesi lazım. Sonra istediğiniz kadar görün.
İlhan: Olmaz! Şimdi görmem lazım. Yeğenimin hayatı söz konusu diyorum size.
Doktor: İlhan bey lüt-
İlhan doktorun sözünü bitirmesine izin vermeden odaya daldı. Kemal yatakta solunum cihazına bağlı yatıyordu. İlk gördüğünden daha da çökmüştü. Ya da ilk gördüğünde de mi böyleydi? Belki de kendisi fark etmedi.
Hemen yatağın baş ucunda durdu ve kemale döndü;
İlhan: Kemal biliyorum şu an çok yorgunsun. Ama benim için küçücük bir kız için sana ihtiyacım var. O gün arabayla nereye gidiyordunuz?
Kemal: O gün... O gün.... O gün... Öhkk öhkk öhkk
İlhan: Evet o gün. Dur yorma kendini. Bak sakin olmaya çalış. Eğer sen bunu söylersen küçücük bir kız çocuğunun hayatını kurtarmış olacaksın. Hadi söyle nereye gidiyordunuz?
Kemal: Kerem beyin kızı. Öhk
İlhan: Evet abimin kızı hadi söyle.
Kemal: Kerem beyin kızı k-kaçırılmıştı.
İlhan: Ne? Kim kaçırmıştı. Siz nereye gidiyordunuz?
Kemal: Biz biz o gün- öhkkğ öhkk
Doktor: İlhan bey lütfen dışarı çıkın yoksa hiç bir şey öğrenemeyeceksiniz.
İlhan: Olmaz. Söylemesi lazım. Söyle hadi kim yaptı?
Doktor: İlhan bey lütfen. Hastayı daha fazla yoramayız. Yoksa hiç bir zaman bir şey öğrenemeyeceksiniz.
İlhan: T-tamam.
İlhan çaresizce çıktı odadan. Doktor bir kaç dakika sonra yanına geldi.
Doktor: İlhan bey bakın durumunuzu anlıyorum. Yeğeninizi bulmak istiyorsunuz. Ama siz de beni anlayın. Eğer hastaya baskı yaparsanız durumu iyiye gitmez. Komaya girebilir ki bu komalar böyle bir haftalık komalar da değildir. Bir ay, belki de bir yıl, hatta bir yıldan da fazla sürebilir. O zaman öğrenmek istediğiniz bilgiye ulaşmanız daha uzun sürer.
Ona biraz zaman verin. Kendini toplasın. O zaman istediğiniz kadar soru sorun. Ama şimdi olmaz.İlhan: Anladım. Teşekkür ederim.
Doktor: Ne demek görevimiz.
Doktor gittikten sonra İlhan kendini orada ki koltuğa bıraktı. Bir süre orada bekledi. Daha sonra düşünmeye başladı. Yeğeni kaçırılmıştı. Ne zaman olmuştu bu olay? Arabada yeğeni olmadığına göre kaza anında hâlâ kayıptı. Belki de yengesi ve abisi yeğenini bulmaya gidiyordu...
Bölüm nasıldı? İlerleyen bölümlerde sizce neler olacak?
Geleceğe dönsek mi yaw?Sol alttaki yıldızı parlatıp beni takip ederseniz sevinirim.
Hepinize iyi günlerrrrr

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İntikam Ateşi
Teen Fictionİntikam Ateşi ile yanıp tutuşan bir kadın ve ona aşık olan bir adam...