|Bucky Barnes|

32 3 0
                                    


3 ay sonra

Görev gününden sonra 3 ay geçmişti.
Artık görevlere alışmıştım , normal gelmeye başlamıştı.
Herkesle yine aram harikayken , Bucky'yle o malum günden sonra bir daha hiç konuşmamıştık.
O kadar dengesiz davranıyordu ki bende artık takmamaya ve akışına bırakmaya karar vermiştim.

Ve bu arada Steve şu sözü olan yemeği o kadar ertelemişti ki yemeği bu akşam ancak yiyecektik.
Sabah uyandığımda yine herkes rutin işlerini yapıyordu.
Bende biraz mısır gevreği koyup yemeye başladım.
Yemeyi bitirdiğimde içeri Bucky'nin girmesiyle ayaklandım.

-Bir sorun mu var ? Diyen Bucky'e göz devirip
+Sorun sensin.demekle yetindim.

Tabağı sudan geçirdikten sonra hızla çıkıyordum ki Bucky koluma sarıldı
-Neyin var senin ?diye sorduğunda yine göz devirdim
+Senin sorunun ne Bucky ? Biz hiç bir şey değiliz , ekip arkadaşı dahi olamıyoruz.
Ve sen gelmiş aniden benimle konuşmaya çalışıyorsun? Senin derdin ne ?dedim hızla kolumu çekerken.
-Haklısın , biz hiç bir şey değiliz.dedi ve benden önce mutfaktan çıktı.

Bende hızla odama gidip kapıyı üzerimden kilitledim.
Ona karşı engelleyemediğim hislerim vardı ama o bana bir bokmuşum gibi davranıyordu.

Masamda tüm eşyaları bir çırpıda duvarla bütün etmiştim.
+Sikeyim seni Bucky ! Soyadını da sikeyim ! Metal kolunu da sikeyim ! Benim öptüğün o lanet dudaklarını da sikeyim !
Elbette bunları söylerken sesimin volümünü ayarlayamamıştım ki Natasha , Tony ve Steve kapıdaydı.

-İçeride her şey yolunda mı Trais ? Diye sordu Natasha dışarıdan.
+Evet , her şey yolunda , lütfen gidin.

Tabi tatmin olmamışlardı
-Yolunda olmadığını biliyoruz Trais , kapıyı açacak mısın , kıralım mı ?diyen Tony'e de görmemesine rağmen göz devirmiştim.
+Tony lütfen siktirip gidin , çıplağım ve kapıyı açamam.
-Aman tanrım o kelimeyi kullanma ve üzerine bir şeyler giy Trais.dedi Steve ise.

Hala orada olduklarını biliyordum.
Bu yüzden ilerleyip kapıyı açtım.
-Ne istiyorsunuz ?dedim üzerlerinde göz gezdirirken.
+Tamam ufak bir hayal kırıklığına uğramış olabilirim her neyse , sorun ne ?dedi Tony kaşlarını çatarken.
+Sadece , düştüm ve sinirlendim o kadar.
-Çok üretici bir yalan oldu , bildiğim kadarıyla çarptığın her neyse adının Bucky Barnes veya dudakları olmadığına eminim.dedi Natasha sinsice gülerken.

Uzun çabalarım ardından onları yollamıştım ve Steve ile olacak yemek için hazırlanıyordum.
Üzerime giydiğim siyah mini elbise ve bağladığım saçlarımla topuklularımı da giyinip çıktım.
Yani daha doğrusu odadan çıktım, çünkü yemek kulenin terasında olacaktı.

Çıktığımda Steve'in giydiği takımın ona ne kadar yakıştığını düşünemeden edemedim.
+Vay vay , Rogers harika görünüyor .dedim göz kırparken
-Trais , sen de bir melek gibi görünüyorsun .dedi başımı öperken.

Gerçekten bulunduğum 5 ayda Steve benim için hem abi , hem kardeş , hem de bir baba rolündeydi.
Onun gibi harika birine aşık olmamak için salak olmak gerekir , ama benim için sarışın olması işi bitirmişti.

Yemeği yediğimiz sırada Steve söze girdi
-Bucky ile neler oluyor ?dedi kaşının biri havalanırken
+Hiç bir şey , neden ?
-Sabah bir sinirle dışarı çıktı ve sen aynı süre zarfında odanda sinir krizi geçiriyordun. dediğinde derin bir iç çektim.
+O hayatımda gördüğüm en dengesiz herif .
Ona olan duygularımı saklamıyorum elbette ama o bu konuda sır küpü gibi .
-Ona aşık mısın ?
+Bilmiyorum.Ama onun bana olmadığına eminim , ya da değilim onu da bilmiyorum.
-Bucky hislerini dışa vurmak konusunda berbattır Trais , ama inan bana çabalıyor.
+Ama ben görmüyorum Steve , ve artık görmek de istemiyorum.
-Ondan vaz mı geçtin yani ?dedi elini elimin üzerine koyarken
+Pes ettim diyelim , tek çabalayan benken bunu daha fazla sürdüremem .dedim gözlerim dolarken.

Steve yanıma geldi ve bana sıkıca sarıldı.
O gerçekten harika biriydi.

Yemeklerimiz ve konuşacaklarımız bittikten sonra odalarımıza dağıldık.
Odama gittiğim sırada Bucky'nin odasınına kapısı açıldı ve Bucky içeriden berbat şekilde çıktı.
-Sen iyi misin ? Diye sordum yaklaşırken.
+Ben , ben korkuyorum.dedi Bucky sesi titrerken.

Odasına tekrar girdiğinde bende peşinden girdim.
Odası da tıpkı kendi gibi berbat haldeydi.
Her taraf dağılmış ve neredeyse her şey kırılmıştı.
Yere çöküp dizlerine başını koydu.

-Bucky neler oldu.dedim aynı şekilde yere çökerken.
+Ben tekrar ona dönüşmekten korkuyorum Trais , yine duydum aynı sesleri susmuyorlar.
Senin yanına her yaklaştığımda duyduğum o sesler susmuyor.dedi Bucky başını omzuna yaslarken.
-Sana her yaklaştığımda 'держись от него подальше'(ondan uzak dur) diyor 'Если ты приблизишься, тебе придется убить'(eğer yaklaşırsan öldürmek zorunda kalacaksın)

Bucky'nin dedikleriyle bedenim buz kesmişti.
+Sen bana zarar vermezsin ki Bucky ? Dedim sorarcasına
-Asla , ben asla zarar vermem ama o , o verir.dedi Bucky gözlerini gözlerime dikerken
+Kimden bahsediyorsun Bucky ?
Derin bir iç çekti
-Hakkımda hiç bir şey bilmiyorsun , o yüzden bilme daha iyi.dedi Bucky başını tekrar omzuma yaslarken.
+Yani beni yine bilinmezlikle bırakacaksın , ve bugünden sonra tekrar hiç bir şey yaşanmamış gibi davranacaksın değil mi ?dedim aynı şekilde iç çekerek
-Senin canının yanmaması için ne gerekiyorsa onu yapıyorum Trais.
+Ama bunun benim daha fazla canımı yaktığından haberin yok.dedim uykuya dalmadan önce.

•••

AVENGERS'IN YENİ ÜYESİ |•TRAİSE FLİNGHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin