Destek Lütfenn :D
Hiç durmayan sesler hem kafamı karıştırmış, hem de başımın ağrımasını sağlamıştı. Karşımda konuşan adamın sesi, kabuslarımda duyduğum o boğuk seslere benziyordu.
Beyaz zeminin üstündeki siyah ayakkabılarım gözüme sanki büyük bir leke gibi geliyordu.
Önüme koyulan, kağıt bardak içindeki kahveye baktım. Bana iyi gelebileceğini düşünerek elime aldım. Ayrıca kahveyi sevmemde iyi bir sebep olabilirdi.
Etraftaki telsizlerden gelen sesler sinirimi bozmaya başlamıştı. Söylenen olaylar kafamda çeşitli kurguların oluşmasına yol açıyordu.
Omzumda bir el hissettiğimde karşımdaki adamın sesini net anlamaya çalıştım. Kulaklarım ne kadar duymak istemesede beynim duymaları gerektiğini resmen bağırıyordu. Polis memuruna odaklandım.
- Kızım, bak bu önemli. Son kez soruyorum. Neler oldu?
Ağzımı birkaç kez cevap vermek için araladım. Kafamda o anları tekrar tekrar film şeklinde izlemiştim.
- Şirketteydik. Çıkınca ben önde onlar arkada yürüyordu. İki silah sesi duydum. Arkamı döndüğümde annem ve babamın kanlı bedenleriyle karşılaştım.
Ağlamaya başlamıştım.
- Ağlama kızım, devam et.
Elimin tersiyle gözyaşlarımı sildim. Hiçbir şeyde ağlamayan ben, ilk kez gerçek acıyı tatmıştım.
- Birkaç saniye olduğum yerde kalakaldım. Sonra ikisinin de başının kanadığını görünce ağlayarak ambulansı ve polisi aradım. Sonra da buradayım işte.
Polis memuru başıyla onayladı. Ben bundan sonra ne yapacaktım? Şirketin artık kurtulma ihtimali yoktu. Daha on sekiz olmadığım için başına ben de geçemiyordum. Gerçi geçebilsemde bir şey farkedeceğini zannetmiyorum. Şirket hakkında en ufak bir bilgim yoktu.
Nereye gönderirlerdi beni? Tek bir akrabam bile yoktu.
Yetiştirme Yurdu' nda mı kalırdım? Bu gidişle orası görünüyordu benim sonum.
- Peki ailenizle sorunu olan birileri var mı?
Dakikalarca süren sessizliğin sonunda polis memurunun ani sorusu irkilmemi sağlarken, beynim soruyu idrak etmeye çalışıyordu. Yanaklarımdan süzülen bir iki damla yaş ellerime düşerek, ellerimin ıslanmasını sağlıyordu.
- Karşı bir şirket var. Bizim şirketimizle sıkı rakiptiler. Bizi batma noktasına getirdiler. Annem ve babam artık olmadığına göre şirket artık yok, battı.
Sonlara doğru sesim kısılmıştı. Yine ağlamamalıydım. Gözyaşı, alışık olmayan vücuduma yabancı geliyordu.
Polis memuru bilgisayara bir şeyler yazmakla meşguldü. Gözlerim klavyenin üstündeki parmaklarını takip edemez olmuştu artık. Kendime hakim olamayarak dakikalarca aklımı kurcalayan soruyu sordum:
- Beni nereye gönderecekler? Hiç akrabam yok. Şirkette battı. Henüz 18 yaşında da değilim.
Polis memuru bilgisayar ekranına bakan gözlerini bana çevirdi. Derin bir nefes aldı:
-Bilmiyorum, ama kimsen ve bir gelirin yoksa Yetiştirme Yurdu gibi görünüyor.
Tahminim doğru çıkmıştı. Derin bir nefes alıp vererek arkama yaslandım.
Hastaneye gitmeme izin vermemişlerdi. Önce ifade vermem gerekiyormuş sanırım. İfademi verdiğime göre bir sorun göremiyordum.
- Hastaneye gitmek istiyorum.
Polisin gözleri bir saniyeliğine bana kaydı, ama tekrar önüne döndü.
- Hastaneye gitmek istiyorum, diyerek isteğimi tekrarladım.
- Ama ailen...
-Biliyorum, dedim ve ağlamaya başladım.
Ölmüşlerdi. Önce onların ölü bedenlerini görmek istemediğim için hastaneye gitmek istemediğimi düşünmüştüm, ama şimdi bir yanım onların yanında olmak için çırpınıyordu.
- Bir polis eşliğinde gidebilirsin.
Gözlerimi irice açtım.
- Suçlu gibi yanımda polis mi gezdireceğim?
- Hayır. Sen onu değil, o seni gezdirecek.
Ağzından sesli bir ''hah'' çıktı. Tabi sonunda kabul etmek zorunda kaldım. Onlar ölünce anlaşılıyormuş ne kadar değerli oldukları.
Şuan annemin elini tutmak, babamın yanaklarından öpmek istiyorum. Çok geç biliyorum. Ben şuan onların ölü bedenlerini istiyorum.
~~~~~~~~~~
Hastanenin beyaz kapısından adımımı atınca yeniden ağlamaya başladım. Birazdan göreceğim ölü bedenler gözlerimin önüne geliyordu.
Arkama baktığımda beş adım arkamdan gelen polis memurunu gördüm. Evet dikkat çekiyorduk. Normal olarak hastanede arkasında polisle gezen yoktu.
Gerekli önlemleri aldıktan sonra polis memurunu kapının önünde bırakarak hemşirenin arkasından morga girdim.
Gözyaşlarım benden habersiz akmaya devam ediyordu. Kimdi katili çok az hatıramı paylaştığım ailemin? Kimdi onları benden alan? Kimdi onların katili?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Katil
Teen FictionÇıkarlar yüzünden işlenen gizemli bir cinayet... Ortada kalan 16 yaşında bir kız... Bir aile onu evlat edinirse neler olur? Peki bu ailenin düşmanı? Esila ile düşman arasındaki bilmedikleri bağ neyle ilgili? Ortaya çıkan sırlar kimi daha çok şaşırta...