3.Yurt

61 5 0
                                    

Medyada Kumsal. :)

Onun soğuk elleri, sıcak ellerimin içinde kendini belli ediyordu. Bu kadar ölünün yanında olmak beni korkutsada, ailemin yanında olmak mutlu ediyordu. Onları kaybetmiştim ve her saniye bir damla gözyaşımı daha kaybediyordum.

Annemin ellerini bırakıp babamın ellerine yöneldim. Kurşun ikisininde kafasına isabet etmiş, gözlerinin altları morarmış, soluk dudakları teninde fark edilemez olmuştu.

- Bu kadar yeter sanırım.

Yanımdaki hemşirenin sesi bana da bu kadarının yeteceğini hatırlattı. Başımla onayladım. Gözyaşlarıma engel olamadığım için koşarak çıktım. İlk bulduğum yere oturdum ve hıçkırarak ağlamaya devam ettim.

~~~~~~~~~~

- Hiçbir gelirim ve akrabam yok.

- O zaman başka çare de yok. 18 değilsin.

-Peki 18 olunca oradan kurtulacak mıyım?

- Evet.

Sadece iki yıl. Zaten ben hayır desem bile beni götürecekler.

- Tamam, ama eşyalarımı almak istiyorum. Bir dakika evim var!

- Yalnız yaşayamazsın. Ayrıca şirketin borçları varmış.

- Borç mu?

- Evet. Malesef eviniz o borçları ödeyecek.

- Haciz mi gelecek, dedim alaylı ses tonumla.

-Malesef.

Annemle babam öldürülüyor, şirketimiz batıyor, evimize borçlar için haciz geliyor. Daha neler olacak çok merak ediyorum. Aaa tabi birde ben Yetiştirme Yurduna' na gidiyorum.

-Kendi eşyalarımı alamayacak mıyım?

-Polisle birlikte kıyafetlerini ve değerli eşyalarını alabilirsin.

Başımla onaylayarak ayağa kalktım. Koltuktaki çantamı da alarak yürümeye başladım. Bir polis memuru arkamdan koşarak bana yetişti.

-Küçük hanım, benim yanımdan ayrılmamanız gerekiyor.

Oflayarak yürümeye devam ettim. İç sesim''kaç kurtul'' diye bağırıyordu. Kaçmalı mıydım? Evde zor durumlar için sakladığım bir miktar param vardı. Onu alıp kaçmalıydım. Tabi nereye gideceğimi bilmiyor olmam, planımı suya düşürmek için hazır bekliyordu.

Bir iş bulurdum. İş yerinde de uyurdum. İş bulamama ihtimalim de vardı ama. O zaman ne yapardım? Off saçmalıyorum.

Polis arabasının durduğunu anladığım zaman arabadan indim. Ne! Bir gün bile geçirmeden haciz memurları gelmiş miydi? Koşarak eve girdim ve merdivenlerden odama çıktım. Oh! Daha odama çıkmamışlardı. Dolabın üstünden siyah bavulumu alarak kıyafetlerimi içine tıkmaya başladım. Biraz fazla kıyafetim olduğu için uzun sürmüş olabilirdi. Sırt çantama bir kalın defter, bir günlük, kalem kutu, aile fotoğrafı, zor günler için duran para ve daha bir çok şey koydum.

- Gidebiliriz polis amca.

- Gidelim küçük hanım.

Bavulumu polis memuru, polis arabasına kadar götürdü.

- Nereye gidiyoruz?

- Seni Yetiştirme Yurdu' na götürmem söylendi.

Nefesimi seslice üfledim. Alışmam gerekecekti, ama sıkı arkadaşlıklar edinmemeliydim. İki yıl sonra hepsi bitecekti nasıl olsa.

Polis memuru sonunda ara sokaklardan çıkarak işlek bir caddede durdu. Büyük
bir bina vardı karşımda. Kocaman bir de bahçesi. Basketbol, futbol ve voleybol sahalarını da buradan görebiliyordum.

İlk kez korkuyordum. Esila ilk kez korkuyordu. Polis memuru bavulumu aldı ve kaş göz işaretiyle yürümemi söyledi. Yavaş adımlarla yürümeye başladım. Büyük bir kapıdan içeri girdik. Beni buraya bırakacak ve gidecekti. Gerisinde yalnızdım.

Teslim edilmem için buranın en yetkili kişisinin yanına gidiyorduk sanırım. Polis bir odanın kapısını tıklattı. Kapı açılınca içerideki kadın kafasını kapıya çevirdi. Müdüre gibi bir şeydi sanırım.

- Hoşgeldiniz, dedi.

Cevap vermedim. Polis başıyla selamladı.

-Geleceğimizi biliyordunuz. Her şey ayarlanmıştı, dedi.

Her şey ayarlanmışmış. Ne ayarladılarsa sanki.

-Evet, doğru. Ben onu yerleştiririm.

-Teşekkürler. İyi günler dilerim.

Gitti. Polis amca gitti. Müdüre ayağa kalktı. Deminki gülümsemesi silinmişti. O önde ben arkada bir yere doğru ilerledik. Geniş bir odaya girince karşılıklı sıralanmış on yatak bizi karşıladı.

Odanın köşesindeki yatağın yanına bavulumu bıraktım.

- Yatağın bu. Yatağın üstündeki kağıtta yemek, ders ve etkinlik saatleri yazıyor. Yemeğe geç kalırsan aç kalırsın, derse ve etkinliklere girmezsen ceza alırsın. Anlaşıldı mı?

Başımla onayladım ve müdüre odadan çıktı. Cadı! Bir süre sonra odaya kızlar girmeye başladı. Sanırım dersten geliyorlardı.

Bir kapı sesi duyunca kapıya döndüm.

-Kızıl, dedi karşımdaki kişi.

-Kumsal!




KatilHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin