6. BÖLÜM: OĞUZHAN ARMAĞAN

41 3 0
                                    

Madrigal-Seni Dert Etmeler 🎧🎶

6. BÖLÜM: OĞUZHAN ARMAĞAN

Yağmur damlaları pencereye vuruyordu. Yapraklar uçuşurken, rüzgar sonbaharın gelişini fısıldıyordu. Dışarıda yağmurdan kaçmak için koşuşturan insancıklar, sırılsıklam olmuş hayvanlar vardı.
Yağmur suyu caddeleri yıkıyordu.

Küçük kız taburcu olmuş, hastanenin önündeki bankta oturarak genç adamı bekliyordu. Eli karnında, gözleri dehşet içinde etrafı izliyordu. Bebek gibi bir yüzü vardı. Yirmi altı yaşında olmasına rağmen on altı yaşında gibi görünüyordu.
Cılız bedeni kilo alma problemi olduğunu gösteriyordu.

Göz pınarından küçük bir yaş süzüldü. O göz yaşından sonra yağmur yağmaya başladı. Gökyüzü onunla birlikte ağlıyordu. Yağmur hızlanırken, genç adam küçük kızın yanına doğru ilerliyordu.

"Açelya? Ne işin var yağmurun altında? Hastalanacaksın."

"Umrumda değil."

"Gel arabaya geçelim. Babanın çıkması için bizi bekliyorlar."

"Ben oraya gelmek istemiyorum Ege."

Sesinden bile anlaşılıyordu babasının çıkmasını hiç istemediği.

Genç adam tam konuşacaktı ki küçük kızın telefonu çaldı.
Küçük kız çantasından telefonunu çıkardı.

Arayan kişiyi görünce bir süre ekrana öylece baktı.

Arayan Ozan'dı.

Küçük kız telefonu yanıtlayarak kulağına götürdü.

"Alo," dedi sesi titrek çıkıyordu.

"Alo, abla nasılsın?" Dedi Ozan. Sesi her zamanki gibi neşeli çıkmıyordu.

"İyiyim ablacım. Sen nasılsın?" Küçük kızın kaşları istemsiz olarak çatılmıştı.

"İyi değilim abla. Babam çıkıyormuş. Bundan haberin var mı? Ya da sorumlusu sen misin?"

Küçük kız nefesinin daraldığını hissetti.

"Ablacım sonra konuşsak olurmu şuan pek müsait değilim." Konuşmak istemiyordu bu konuyu. Yoksa nasıl bakardı. Kardeşinin yüzüne?

"Yine kaçıyorsun abla. Yapma! Bunu bize, en çokta kendine yapma. Tanıyorsun o adamı. Onun nasıl bir şeytan olduğunu en iyi sen biliyorsun." O şeytan artık onun içindeydi ve o tüm şeytanları öldürmek istiyordu.
Ozanın bu sözlerinin ardından telefon yüzüne sert bir tokat gibi kapandı.

Küçük kız üstüne yağan yağmur damlalarını hissetmiyordu artık. Nasıl anlatacaktı olanı biteni? Nasıl bakacaktı kardeşinin yüzüne?

O artık küçük bir kız değildi.
O artık bir kadındı.

Genç adam öylece durmuş küçük kıza bakıyordu.

Küçük kız iç çekerek "Gidelim." Dedi. Genç adam hiçbir şey demeden küçük kızın peşine takıldı.

🌺

Ozan yüzüne kapanan telefonla sinirlenerek, İstanbul'a giden ilk uçak biletini aldı. İtalya'dan Türkiye'ye geri dönecekti. Hayır, babasının oradan çıkmasına izin vermeyecekti.
Hayatını zar zor düzene sokmuştu.

Buna izin vermeyecekti!

Aniden oturduğu kanepeden kalktı ve valizini hazırlamaya koyuldu.

MASKENİN ARDINDA Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin