Jongin yere çökmüş sigarasını içiyordu. Gözlerinden yuvarlanan göz yaşları çenesine aktı. Önünde tüm şehir vardı. Kyungsoo ona korkunç anlar yaşatmış ve yine gitmişti. Jongin peki neden buradaydı? Ona bu kadar kötü davranıp acı çektiren birinin ofisinde ne bok yiyordu? Hani Baekhyun onun cildini parlatmıştı? Gözyaşları ile daha da parlamasına ne gerek vardı? Şu an hem bedeni hem ruhu neden sancılarla kaplanmıştı? İnildeyerek hıçkırdı. Suratı ağlayan birine göre fazla ifadesizdi. Başını dizine koyup birkaç kere daha hıçkırdı. Gözlerini elinin tersiyle silip sigarayı mermer zemine attı. Yerdeki çamaşırını buldu. Üzerine geçirip kahverengi kumaş pantolonu ve bordo gömleğini yerden alıp giydi. Üzerinde pantolonuyla aynı renk olan ceketini geçirdi. Hani buraya bir daha gelmeyecekti? Masaya ittirildiğinde fırlayan küpesini kulağına geçirdi. Yürümekten biraz zorlandı. Dik durmaya çalıştı. Her adımında sallanan kalçası sızladı. Biraz daha ağlamak istedi. Biraz sızlandı ve masaya tutunarak odadan çıktı.
/Beyfendi iyi misiniz?
Sarışın uzun boylu güzel yüzlü bir adam yanındaydı. Arkasından yaklaşmış olmalıydı. Ona bakmadan başını salladı. Birkaç yüz adım sonra asansörde olacaktı.
/Bekleyin. Sanırım kanamanız var.
Adam onun önüne geçti. Jongin şimdi daha çok ağlamak istedi. Acısı belli ki normal değildi. Yine ifadesiz gözlerinden göz yaşları damladı.
/Bana izin veri-
-Beni rahat bırak.
Sarışın herif onu tek hamlede sırtlanınca şokla öylede omzunda asılı kaldı. Ağzını açmak, çırpınmak , inmek için sızlanmak isterdi ancak yapamadı. Hem pozisyon rahattı. Hem ağlarken yüzüne bakmayacaktı. Hem belki de biraz salmalıydı. Kollarını bıraktı. Öylece omzunda asılı kalmak iyi hissettirdi. Bir odaya girdiler ancak Jongin adamın sıkı ceketli sırtına bakıyordu. Artık ağlamıyordu. İfadesizdi.
/Müsadenizle.
Onu yavaşça masasına yatırdı. Az öncekinden daha güzel, daha büyük ve daha loş bir odadalardı. Oda dizaydı garip bir şekilde Jongin yaptırmış gibi bir döşemeye sahipti. Ancak Jongin bunu farkedecek halde değildi. Koyu krem tavanı izliyordu. Diğeri onun pantolonunu sıyırdı.
/Fena kanaman var.
/Bu işlerden pek anlamam ancak sanırım gerçek bir tedavi yapılmalı. Size bir doktor çağırabilirim dilerseniz. Ayrıca size kıyafet vereceğim ve isterseniz kanamanız için biraz yardımcı olayım.
Jongin sessizce başını salladı ancak diğeri onun ne yaparsan yap dediğini anlamıştı. Telefona ilerledi ve şirket doktorunun burada olup olmadığını sordu. Şanslıydı ki adam henüz çıkmamıştı. Doktor kısa sürede kapıyı çaldı. Yüksek saygı ile içeri girdi. Sarışın herif durumu adama izah etti. Doktor yapabileceği bir şeyler olup olmadığına baktı ve ona biraz uyuşturucu krem sürüp kanamanın durduğundan emin oldu. Jongin şu an tavana bakıyordu. Yine bir masadaydı ancak yüz üstü değildi. Ayrıca canı artık o kadar yanmıyordu. Yine de ağlamasını durduramıyordu.
/ sizin için ne yapabilirim?
-Hiçbir şey.
Sarışın odanın içinde olan başka bir odaya gidip bir iç çamaşır ve pantolon ile geri geldi. Ona yaklaşıp önünde durdu.
/O halde siz benim için bir şeyler yapın.
Sarışın onun kanlı çamaşırını çıkarıp attı. Gözleri asla onun mahrem bölgelerine dokunmuyordu. Jongin yavaşça doğruldu. Sarışın onu giydirdi. Jongin aniden diğerinin başını kaldırması ile ilk defa onun suratına bakabildi. Adam ile fark etmeden çok yakınlaşmışlardı. Sarışın gergince yutkunup geri
çekilecekti ancak Jongin aniden onu kendine çekip dudaklarını onunkine bastırdı. Sarışın şokla öylece kaldı. Jongin onu büyük bir tutkuyla öptü. Geri çekilip boynuna doladığı kollarını indirdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
The Mask // ChanBaek
FanfictionBaekhyun, babasının borçları sebebiyle bir genel evde ömür boyu çalışmaya mahkum bırakılmıştı. Chanyeol, ise suratındaki iri yara yüzünden ona yapışmış bir maskeye...
