"Hey güzelim baksana biraz" diyerek bana yaklaşan adama göz ucuyla baktım. Sarışın, mavi gözlü, uzun boylu biriydi. Omzumu silkip önüme döndüm ve yürümeye başladım.
Dar bir sokağa girdiğimde iğrenç inlemeler, pis pis gülmeler ve inlemeyle karışık çığlıklar duymamla birlikte, duvara yaslanmış fahişelerin vücudunu keşfeden eller görmem bir oldu. Bu görüntüye boş boş bakıyordum artık. O kadar çok senaryo izledim ve yaşadım ki...Artık normal geliyordu. Dümdüz ilerlemeye devam ettim iğrenç pisliklerle dolu bu sokakta. Sokağın sonundaki barı görünce adımlarımı hızlandırdım. Barın tam önünde durup kırmızı ışıklarla süslenmiş yazıya baktım. Rota...Kapıyı itip içeri girdim. Içeride her zamanki gibi yüksek ses müzik ve o iğrenç görüntüler vardı. Dans edenlerin arasında ilerleyip bara geçtim. Barmen yanıma geldiğinde onun konuşmasına izin vermeden "ağır birşeyler lütfen" dedim. Barmen kafasını sallayıp işine döndü. Iki dakikaya kalmadan içkim önümdeydi. "Teşekkürler" deyip barmeni yolladım.
Uzun zamandır bu bara gelmiyordum. Sahi neden buradaydım ben? Şuan evimde ders çalışmak veya dışarıda arkadaşlarımla vakit geçirmek yerine neden bu bardaydım? Nereye gitmişti kendime verdiğim söz? Hani liseyi bitirip, iyi bir üniversite kazanacak ve kendime bir iş edinecektim? Nerede o mutlu bi aile kurma hayallerim? Tek bir söz insanın hayatını kaydırabilir mi? Benim kaydırdı. "Senden nefret ediyorum, iğreniyorum senden" Işte bu beş kelime nasıl kaydirabilir hayatımı? Durun ben söyleyeyim. Uras... Eski erkek arkadaşım. Nefret ediyordum ondan psikopatın tekiydi. Bu sözümden sonra hayatımı mahvetti. Ne zaman hayatımı düzeltmeye kalksam hep bir engelle karşı karşıya kaldım. Hep pis oyunlarindan birinu oynadı üzerimde. Hep kaçtım ondan. Şehir bile değiştirdim ama yine buldu beni. Ve geri döndüm. Işte yine burdayım. Herşeyin başladığı yerde.
Ben böyle düşünürken karşı masadan bir çocuk sürekli bana bakıyordu ve artık çok rahatsız etmeye başladı. O çocuğa arkamı dönüp oturdum. Artık onu görmüyordum. Burada herkes zevk peşindeydi. Onlara iğrenerek baktım ve kapıya doğru yürümeye başladım. O sırada biri kolumdan tuttu ve beni duvara fırlattı. Resmen fırlattı! Kim olduğunu görmek için kafamı kaldırdığımda sürekli beni izleyen az önceki çocuk olduğunu gördüm. Kahverengi saçları ve kahverengi gözlere sahipti. Çok korkuyordum ama belli etmemeye çalışıyordum. Çocuk biraz yaklaştığında "Ne yaptığını sanıyorsun sen?"diyerek kolumu ovuşturdum ve "Sen kimsin?"dedim. Çocuk alaycı bir şekilde" Duyduğuma göre Uras'ın seninle işi bitmiş" dedi. Ben şaşkınlıkla ona bakarken, o biraz daha yaklaşıp duvarla arasına sıkıştırdı beni. "Eski hayatına hoşgeldin, sürtük" dedi ve yüzünü boynuma gömdü.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İllegal Oyunlar
Teen FictionO sadece sevmek istemişti. Değer vermek... Değer görmek... O kocaman mavi gözleriyle aşık olduğu adamın gözlerine aşkla bakmak istiyordu. Sade bir yaşam bile ona yeterdi belki ama bunlar onun için fazlaydı. Tek bir yanlıştı. Onu bu noktaya kadar sü...