Birkaç gün öncesinde sahile gitmeyi planlamışlardı. Ve sonunda o gün gelmişti.
Altı kişi bir arabaya sığmaya çalışıyordu. Başarmışlardı tabii fakat zordu yine de.
Arabası olan yalnızca Jungkook vardı ve sahile gitmek için başka çareleri de yoktu. Hepsi şehrin başka bir ucunda oturuyordu.
Jungkook arabayı sürüyordu. Ön koltukta Bahiyyih, arkada ise Soobin, Yeonjun, Jay ve Kai oturuyordu. Aralarında rahat olan yalnızca Hiyyih vardı.
Taehyung'u başka bir arabayla gelmeye zor ikna etmişlerdi. Matematik hocalarıyla birlikte arabada 7 kişi olmak daha travmatik olurdu her halde.
Ama en azından manzaraları iyi görünüyordu. Tabii, yalnızca Soobin ve Yeonjun'a. Onların camı denize bakıyordu. Yaklaşmışlardı bu yüzden az da olsa ağrıyan vücutlarını unutmuşlardı.
Yeonjun bacaklarını Soobin'inkilerin üzerine atmışken içlerinde ise en rahatları oydu.
Kafasını geriye doğru yaslamışken Soobin parmaklarını onun bacaklarında gezdiriyordu.
Yeonjun erkek arkadaşına gülümsedi. Soobin de ona karşılık verirken diğer ikisi sinirli bakışlarını diğer ikisinin üzerinden ayırmıyordu, sanki sıkışmalarının nedeni Yeonjun ve Soobin'in birbirilerine gülümsemeleriymiş gibi.
Çok geçmeden arabayı park etti Jungkook. Hiyyih Jungkook ile arabadan inerken Kai kendini dışarı atmıştı. Bacaklarının ağrısını hissetmemek elinde değildi.
Onunla birlikte diğerleri de arabadan indi.
Yeonjun elini Soobin'inkine kenetlemişken gülümsemesini durduramıyordu.
Gülümserken o kadar sevimli görünüyordu ki Soobin onun sıcaktan kızaran yanaklarına öpücük kondurmadan edememişti.
Jungkook ve Jay, bagajdaki birkaç çantayı eline almıştı. İkisi de diğerlerinin önünden sahile doğru yürüyordu. Her zamanki gibi sonda kalmıştı Yeonjun ve Soobin.
Gittiklerini fark etmeleriyle ise yavaş adımlarla peşlerinden ilerlediler.
"Soobin hyung?"
Soobin'in gözleri denizdeyken Yeonjun'un seslenmesiyle ona çevirdi gözlerini.
"Seni seviyorum."
Yeonjun sürekli aniden söylüyordu bunları. Soobin'in kalbini bir anda hızlandırmaya da yetiyordu tabii.
Yüzündeki sırıtışı saklayamadı Soobin. Yeonjun'un saçlarını karıştırdı ve elini saçlarından çekmeden eğildi ona doğru. "Ben de seni seviyorum bebeğim."
Yeonjun da ona güzel gülümsemesinden vermişti ki Yeonjun tekrardan ayrılan ellerini birleştirip hızlı adımlarla diğerlerinin eşyalarını koyduğu yere doğru ilerledi.
Yeonjun sürekli en ufak şeyde heyecanlanıyordu. Soobin'in Yeonjun'da en sevdiği özelliği bu olabilirdi. Sürekli şapşalca davranması.
Bu sıcakta bile ellerini birbirilerinden ayırmıyorlardı. Tabii daha çok Yeonjun istiyordu bunu. Soobin ile el ele tutuşmayı seviyordu.
Diğerlerinin yanına geldiklerinde Kai kendini kumların üzerine serilmiş örtüye atmıştı. Kollarını açarak yattığı için her yeri kaplıyordu bu yüzden Jay onun kollarını ayağıyla ittirdi. "Kaç kişiyiz şurada, düzgün otur."
Jungkook elindeki çantaları örtünün yanına koyarken Hiyyih ise elindeki minik kamerasıyla arkadaşlarının resimlerini çekiyordu. Bu sıralar çok fazla yapıyordu bunu. Ortaya tatlı resimler çıkıyordu.
"Soobin hyung hadi denize girelim."
Soobin gözlerini Kai ve Jay'in kavgasından ayırmamışken sevgilisinin tatlı ses tonu tekrardan tüm odağını ona çevirmesine neden olmuştu. O kadar sevimli gözlerle bakıyordu ki reddetmek imkansızdı o gözleri.
"Hemen mi?"
Kafasını salladı. Sanki günlerdir bu anı bekliyormuş gibiydi ki belki de öyleydi. Heyecanlı olduğunu dile getirip duruyordu birkaç gün öncesinde. Konu erkek arkadaşıyla bir şeyler yapmak olduğunda her zaman heyecanlanırdı tatlı olan.
"Pekala hadi girelim."
Soobin üzerindeki beyaz tişörtü çıkarıp yerde yatan Kai'ın üstüne attığında Kai'dan tiz bir çığlık gelmişti. "Ben ne yapayım senin tişörtünü!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
second crush
Fanfictionsoobin: CILDIRIYORUM DICAPRIO'YA BENZEYEN COCUGU GORDUNUZ MU yeonbin #1 gokhanabi #1
