30-FİNAL

6.1K 315 632
                                        



Merhabalarrr

Geleneksel final bölümü uzun konuşmamı sona sakladım. Çok bekletmeden sizi bölüme almak istiyorum. 9k yı geçen bir bölüm yazdım, yani fazlasıyla uzun ve dört beş bölüme denk geliyor. Bu sebeple sakin ve boş bir anınızda okumanızı öneririm. Son kez bu bebeklere sevginizi gösterip bolca yorumla destek olursanız hepimizi çok mutlu edersiniz 💓

İyi okumalar~~














Taehyung

"Evet beyler. Son olarak şuraya da imzalarınızı attıktan sonra askeriyeden ayrılabilirsiniz."

Bir yandan görevli askerin bize imzalamamız için gösterdiği kağıdı imzalarken bir yandan da onun bininci kez söylediği şeyleri dinlemekle meşguldük.

"Unutmayın. Haftasonu biter bitmez aynı saatte giriş yapmanız gerekiyor. Aksi halde firari sayılırsınız ve hakkınızda arama emri çıkar. Şurada sayılı günleriniz kalmışken hiç uğraştırmayın-"

"Tamam. Anladık. Artık çıkmak istiyoruz."

Dedim bıkkınlıkla. Asker ise onun lafını böldüğüm için önce bozulur gibi oldu ama Jungkook'un dik bakışlarına maruz kalınca kafa sallayarak bizi onayladı ve nihayet bizi serbest bıraktı.

Günler geçip gitmiş ve beklenen o izin artık gelmişti. Askerliğimizin son zamanlarında olduğumuz için bakanlık tarafından tüm askerler terfi almış ve haftasonu iznine çıkabilme imkanını elde etmişlerdi. Jungkook ile bugünün gelmesi için çokça hayal kurmuş ve heyecanlanmıştık. Bugüne özel bir sürü planımız vardı ama beni asıl heyecanlandıran şey sevdiğim adamın dışarıda nasıl bir hayata sahip olduğunu nihayet görecek olmamdı.

İlk başta Jungkook her şeyi bana soruyordu. Ailemi ziyaret etmek isteyip istemediğimi, özlediğim arkadaşlarımı veya gitmek istediğim yerlere kadar her şeyi didik didik sorgulamıştı. Fakat en başından da dediğim gibi benim için asıl önemli olan onunla beraber olmaktı. İki günümüzü sadece bir otel odasında da geçirebilirdik. Önemli olan kimsenin baskısı altında kalmadan özgürce birlikte olmamızdı.

Uzun uzun konuşmalarımız sonucu ben bütün her şeyi Jungkook'a yıkmıştım. Hiçbir şeyin özenli veya planlı olmasını istemiyorum, ikimiz birlikte eğlenceli anlar geçirelim benim için mükemmel olur demiştim. O da o halde her şeyden kendisinin sorumlu olduğunu ve beni çılgınlar gibi eğlendireceğine dair söz vermişti.

Ve işte nihayet buradaydık.

Silahsız, mermisiz tamamen normal bir insan gibi koca kışlanın demir kapılarından çıkmış, yolun ortasındaydık. Sonunda kendimi asker gibi hissetmiyordum. Gerçi, üzerimizdeki hala yerini koruyan askeri üniformalarla çok da normal insan sayılmazdık.

Hemen elini tuttum Jungkook'un. Demir kapıların önünde nöbet tutan askerlerin bize baktığını tahmin etsem de umursamadım ve yönünü ona çevirerek parmaklarım ucunda yükseldim.

"Ee, ilk olarak ne ile başlıyoruz?" dedim sevecen bir tavırla.

O da bu halime gülümedi ve bedenini bana çevirerek diğer elimi de parmakları arasına geçirdi.

"İlk olarak üzerimizdeki şu paçavralardan kurtulmakla başlayalım, ne dersin?" dedi elimin üzerine uzun bir öpücük bırakırken.

Soldier | TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin