5. Seni kurtardım...

62 4 3
                                        

Herkese merhaba umarım okurken keyif alırsınız. Vote ve yorumlarınızı bekliyorum
Seviliyorsunuz♡
~Mathilda~
Taehyung lüks arabasının içinde sakince stresli gibi görünen Jimin'i inceliyordu. Dışarıda ise kıyamet kopuyor bütün medya Kim Taehyung'un dışarı çıkmasını bekliyordu.
Taehyung derin bir nefes alıp Jimin'in elini tuttu
"Sorun ne Jimin?" Jimin'in çatık kaşları anında gevşedi. Gözleri Taehyung'u bulunca iç çekti ona bir şey olmayacak...buna izin vermem...
Eli yavaşça Taehyung'un yanağını buldu . Yavaşça Tetesinin yanağını okşarken gülümsedi
"Bu gece senin için önemli. Albüm için en büyük pr bu gece olacak...Bu beni biraz gerdi " Taehyung genişçe gülümseyip Jimin'in elini sıktı.
"Sakin ol Jimin... benim şuan menajer Jim'e ihtiyacım var. O olmadan bu geceyi atlatamam. " Jimin gülümsedi .
"Taehyung senden bir şey istiyorum"dedi ciddiyetle . Taehyung çatılan kaşları ile ona baktı
"Ne isteyeceksin?" Jimin Jungkook'a dönüp baktı adamın aynadan onları zaten izlediğini fark edince kaşları çatıldı.
"Ne olursa olsun Jungkook'u yanından ayırma...lütfen..." Taehyung kafası karışırken tam 'neden ki' diyecekti ki Jimin öne atıldı.
"İnme vakti hadi Taehyung. Jungkook kapıyı aç " Dedi.
Jungkook kameraları patlayan flaşları görmezden gelerek kapıyı açtı. Taehyung'un gözleri kendi gözleri ile buluşunca hafifçe gülümseyip ona elini uzattı... Taehyung yutkunup elini Jungkook'un büyük avucuna bıraktı. Bu ufacık temas derin bir nefes almasına neden olmuştu.
"Kim Taehyung kırmızı halıya geldi!" Taehyung hayranların çığlığı ve kameraların patlaması ile elini Jungkook'tan çekip her zamanki gülümsemesini takındı ve poz vermek için ana bölüme yöneldi.
Jungkook Taehyung'u takip etti .
' bu gece bazı ajanlar orda olacak... Taehyung'u ne olursa olsun koru...'demişti Namjoon hyung . Derin bir nefes alıp poz veren yavru kaplanı izledi. O nereye giderse gitsin hep 1 adım arkasındaydı ...
Poz verme soru cevaplama faslı bittikten sonra geniş salona doğru yürüdü . Ülkenin bütün iş adamları, popüler gruplar,hayırsever zenginler hepsi salondaydı. Taehyung herkesle ayaküstü sohbet ettikten sonra köşesine çekilmiş yavaşça içkisini yudumluyordu
"Hey Taehyung! Burdasın.." Taehyung etrafı izlemeyi bırakıp kendisine yaklaşan Yohan ile kaşları havalandı.
"Yohan? Sende burdasın.." Yohan elini omzuna koyunca kaşları daha çok kalktı .
"Seni tanıştırmak istediğim bazı iş adamları var . Seni görmek için Japonya'dan geldiler. "
Jungkook duyduğu şey ile elini arkasına atıp silahını kontrol etti . Bu gece yavru kaplana bir şey olursa bunu kullanmaktan çekinmeyecekti.
Taehyung merakla Yohan'a döndü
"Ah öyle mi gidelim tanışmak isterim"dedi ve Yohan'ı takip etti . Jungkook hemen arkalarında ilerliyordu.
Salondan ayrı oldukça kuytuda kalan özel bir odanın önüne gelince Taehyung Yohan'a döndü
"Burada mı görüşmek istiyorlar?" Yohan dev gibi duran korumayı çatık kaşlarla izlerken Taehyung'a dönüp gülümsedi
"Evet burda... "sonra Taehyung'a doğru eğilip kulağına fısıldadı
" ama şu herif gelmemeli konuşacağımız şeyler... biraz özel " Taehyung gözlerini kırpıştırarak Jungkook'a dönüp baktı.
"İçeri gireceğim kapıda bekle tamam mı?" Jungkook'un kaşları hızla çatıldı
"Olmaz gittiğin...yani gittiğiniz her yere sizinle gelmem gerektiği dendi" Yohan alaycı bir gülüşle Jungkook'a döndü
" Kim vermiş o emri sana ?" Jungkook içinden 'annen' desede koruma rolüne dönüp Yohan'ın üzerine bir adım attı.
"Bay Park verdi emri " Dedi dişlerinin arasından . Yohan suratını asmamak için kendini tuttu o şeytanın kesin haberi var neler olduğundan.. Dedi içinden.
Taehyung bir Yohan'a bir Jungkook'a bakarken Jimin'in lafı aklına geldi. Ne olursa olsun Jungkook yanında kalmalı demişti.
Taehyung Yohan'a hafifce dokunup Jungkook'a döndü
" bizimle içeri giriyorsun ama duyduğun her şeyi unutuyorsun tamam mı?" Jungkook Taehyung'un kibar ses tonuna hafifçe sırıttı. Normalde herkese kolayca emir verip katı olan çocuğun kendisine böyle kibar olması hoşuna gitmişti. Yohan ise içinden küfürler ederken kapıyı açıp içeri girdi .
Taehyung kapının hemen girişinde bekleyen Jungkook'a bakıp sorun yok dercesine gülümsedi.
" beyler işte...Kim Taehyung. " Taehyung karşısındaki 3 adama bakıp kibarca hepsinin elini sıktı.
" memnun oldum efendim" Dedi otururken. Bir süre hepsi sadece Taehyung'u övdü. Yaptıkları işleri, piyasadaki yerinden bahsedip durdu. Taehyung sıkılmaya başlamıştı ki karşısında oturan adam garsona bir işaret verdi . Garson Taehyung'a bir bardak içki uzattı. Jungkook içkiye bakarken duraksadı. Bütün yiyecek içecekleri Seokjin hyung kontrol etti...
Seokjin her ne kadar ana salonda olmasa da mutfakta garson kılığında salona giren yiyecekleri kontrol ediyordu . Bu nedenle Jungkook yerinde beklemeye devam etti.
"Bu içki Japonya'dan özel olarak sizler için getirildi lütfen tadına bakın " Taehyung karşısındaki adama hafifçe tebessüm edip içkiden bir yudum aldı. Ağzına dolan değişik tad ile duraksadı
"Değişik bir tadı var..." diye mırıldandı. Karşısında oturan adamın yüzündeki sırıtış ile kaşları çatılırken kapıdaki hareketlilik ile yerinden kalkmaya çalıştı. Gözleri Yohan'a kaydı
"Ne...ne oluyor..." Yohan sırıtıp arkasına yaslandı keyifle
"Ufak bir sorgu sadece Kim..." Taehyung bulanıklaşan görüşü ile Jungkook'a baktı .
Kapıda 3 adam Jungkook'un kafasına silah dayamış bekliyorlardı... gözleri panikle büyürken yerinden kalkmaya çalıştı ama başaramadı bütün vücudu uyuşmuş gibiydi. Vücudu deli gibi yanıyordu...
"Pekala Kim Taehyung... anlaşmamız basit ...ben soracağım sende cevaplayacaksın... eğer dürüst olursan sen ve kapıdaki arkadaş kurtulursunuz..." Taehyung yanan bedeni ile Jungkook'a baktı. Jungkook'un gözleri onu buldu. Kaskatı kesilmiş gibiydi .
Jungkook belindeki silaha ulaşamamıştı içinden bir sürü küfür ediyordu ve burdan nasıl çıkacağına dair planlar kurmaya başlamıştı çoktan...
Taehyung'un karşısındaki adam masanın üzerine bir fotoğraf koydu.
Taehyung'un gözleri güç bela açıktı.
"Bu adamı tanıyor musun?" Taehyung bulanık görüşüne rağmen o yüzü tanıdı
Baba... Bu adamların kim olduğunu bilmiyordu ama onlara güvenmemesi gerektiğini biliyordu
"Hayır..." dedi nefes nefese bütün vücudu yanıyor gibiydi ... sanki bütün gücü çekilmiş gibiydi... fotoğrafı koyan adam sinirle Yohan'a döndü
"Ne diyor bu?!" Yohan Taehyung'un kafasını aniden tutup masaya zorla yaklaştırdı.
Jungkook hırlayarak öne atıldı
" çek lan o elini !" Etrafını saran 3 adam onu tutarken sinirle tısladı.
Hyunglar neredeler...sikeyim sayıca üstünler...
Yohan sinirle tısladı
" düzgün cevap vermezsen kapıdaki adam geberip gider!"
Taehyung gözlerini güçlükle Jungkook'a çevirdi . Jungkook çaktırmadan kaşlarını "yapma " anlamında kaldırdı. Taehyung güçlükle kafasını kaldırdı.
"Tanımıyorum yemin ederim..." Yohan adamın silahını çıkarması ile panikle yerinden doğruldu.
"Bekle!doğum lekesi var...belinde ... ona bak... " adam sinirle yerinden kalktı. Yarı baygın Taehyung'u koltuğa yatırıp üzerine çıktı.
"Zaten bu küçük şeyin bedenini hep merak etmiştim...belki eğleniriz ha.."
Yohan omuz silkti
"Anlaşmamıza uy bana yeter sonra istediğini yap beni bağlamıyor" adam Taehyung'un gömleğini çözerken sırıttı
"İçtiğin içkinin bir nevi azdırıcı özelliği var ... merak etme...sende zevk alacaksın..."
Jungkook dişlerini sıktı. Çok dinlemişti. Hızla dirseğini sağındaki adamın suratına geçirdi. Diğer iki adam daha ne olduğunu anlayamazken çevik bir hareketle ucunda susturucu olan silahını çıkarıp iki adamı da vurdu. Taehyung'un üzerindeki şerefsiz ve Yohan ne olduğunu anlayamazken Jungkook Yohan'ın kafasına silahı geçirdi. Yohan bayılıp yere düşerken diğer şerefsiz korkuyla dizlerinin üstüne çöktü.
"Yapma..lütfen...ne istersen yaparım..." Jungkook acımasızca sırıttı
"Tek isteğim ölmen piç kurusu ama gel gör ki önce eteğindeki taşları dökmem gerekiyor..." Adamın kafasına silahı geçirip onu bayıltırken etrafı sarıldığı zaman kulağından çıkarılan kulaklığı tekrar taktı.
"JUNGKOOK SES VER !" Seokjin hyungun bağırışı ile yüzünü buruşturdu
"Burdayım sakin ol..."
"Jungkook...ah şükürler olsun..." hyungunun derin nefes alışı ile Jungkook gülümsedi . Yavaşça yavru kaplanına yaklaşırken gözleri onun titreyen bedenine kaydı.
" hyung burda sorguya alacağımız iki kişi var gelip onları alın . Ben Yavru kaplanı güvenli bir yere götüreceğim."
Seokjin'den gelen onay sesiyle tir tir titreyen çocuğa ilerledi. Yavaşça onu kucağına aldı.
"Jungkook..." diye mırıldandı Taehyung.
"Shhhs... iyisin... seni kurtardım ...güvenli bir yere götüreceğim seni..." dedi yatıştırıcı bir sesle.
Taehyung belinde ve bacaklarında hissettiği el ile sıkıca gözlerini kapattı. Jungkook'un elleri vücudunu yakıyordu...
****************************
Min Yoongi ağır adımlarla devasa salonun kütüphanesine çıktı. Garsonlar psikopat gibi görünen bu adamı görünce hızla yanından geçip gidiyorlardı...
Yavaşça büyük kapıyı açıp loş ışıkta onu bekleyen bedeni görünce yıllardır bırakamadığı alışkanlık ile kalbi tekledi. Kalbi teklemişti ama yüz ifadesinde bunu yansıtan tek bir şey bile yoktu. Yüzü duvar gibiydi.
Jimin gördüğü bedenle hızla Yoongi'ye doğru ilerledi.
" Yoongi!Taehyung iyi mi?" Yoongi önündeki küçük bedene baktı. Yavaşça başını salladı.
" İyi..." dedi sakince jimin derin bir nefes aldı...
" şimdi nerde ? Yanına gideceğim " Dedi Jimin
"Jungkook onu güvenli bir yere götürdü... gidemezsin..." Jimin kaşlarını çatarak Yoongi'ye doğru bir adım attı
"Onu bana getirecektin..."
"Jungkook aldı onu işte sonra gidersin yanına" dedi düz bir sesle ve çıkışa doğru yöneldi. Arkasından gelen adım sesleri ile iç çekti . Şu sarışın onunla aynı ortamda olmanın onun için ne kadar zor olduğunu neden anlamıyordu bir türlü ?
Koluna yapışıp onu sertçe kendine çeviren bedenle sinirle iç cekti
"bana onu getireceğini söyledin!" Jimin'in yüksek desibeldeki sesiyle dayanamayıp onu sertçe duvara yapıştırdı.
" o sesini kıs artık... benden Taehyung'u korumamı istedin bende yaptım. Daha fazla soru sorma artık. İstediğini yaptım şimdi rahat bırak beni!" Dedi her kelimenin üstüne basa basa .
Jimin bir nefes kadar yakınında olan adama bakıp iç çekti...

"Jungkook ona zarar vermez dimi?"

Yoongi'nin gözü istemsizce dolgun dudaklara kayınca yutkunup gözlerini tekrar Jimin'in gözlerine çevirdi
"Merak etme...Jungkook onu her şeyden korur..kendinden bile.." dedi alçak bir sesle. Jimin yutkunup önündeki adamın dudaklarına baktı.
" Yoongi...senden son bir şey daha isteyeceğim..." dedi hızlanan nefesi ile..
Yoongi kafası karışmış şekilde ondan bir kafa kadar kısa olan adama döndü
" ne istiyorsun?" Jimin gözlerini kapattı usulca
" beni öp...." Yoongi 15 yıldır bunu bekliyormuş gibi hırsla önündeki dolgun dudaklara yapıştı....


//FOLLOW THE NIGTH //Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin