3.Yeni Koruma

44 2 0
                                        

Yorum ve voteleri eksik etmeyiniz lütfen...
Seviliyorsunuz♡
Mathilda ♡
Jungkook yoldayken yakalandığı yağmuru umursamamıştı sabahın köründe bileklik için yavru kaplanın kapısına dayandığını da umursamamıştı. Sadece o çocuğu tekrar görmek istiyordu . Nedenini ise kendisi bile bilmiyordu.
Islanmış saçına başına bakıp kaş çattı  . Her şey bileklik içindi sonuçta...
Etrafı hızla kolaçan etti . Sabahın erken saati olduğu için yavru kaplan uyuyor olmalıydı. Kapıya gelip şifreyi girdi . Açılan kapıyla sessizce içeri girdi .
Evin bütün perdeleri kapalı olduğu için ev fazlasıyla loştu. Hızla yukarı kata çıkıp yavaşça tanıdık odanın kapısını açtı. Kalbi tanıdık yüzü görünce istemsizce depar attı. Yavru kaplan yatakta küçülmüş halde uyuyordu. Jungkook yutkunup yatağa yaklaştı.  Bilekliği birazdan alabilirdi gözü daha güzel bir şeye takılmıştı şimdi. Yatağa oturup siyah saçları alnına dağılmış çocuğa baktı .      
Yataktaki beden mırıldanıp yan dönünce Jungkook gözlerini kırpıştırdı. 
" çok güzelsin..." diye fısıldadı .
Cebinde titreyen telefon ile iç çekip kalktı . Yatağın başındaki masada duran bilekliğini aldı . Ceketi kalabilirdi önemli olan hediye olan bu bileklikti.
Kendini hızla dışarı atıp cebinde hala titreyen telefonu çıkardı. 'Seokjin hyung ' yazısını görünce homurdanarak telefonu açtı
" efendim hyung?"
"Nerdesin sen ? 2. Adım tamam seni bekliyoruz "
" Geliyorum hyung " Seokjin'in homurdanmalarını görmezden gelip  telefonu onun yüzüne kapattı.  Gözleri eve döndü.  İçi bilmediği hislerle doluyordu ve buna alışık değildi...
*************************
Taehyung çalan telefon sesiyle mırıldanarak gözlerini açtı. Telefonu eline alıp 'civciv' yazısına görünce yerinden doğruldu.
" efendim?"
" kötü haber Tete..." Taehyung Jimin'in sesiyle gözlerini ovuşturmayı bıraktı.
" ne oldu Jimin?" Dedi kaşları çatılırken.
" Max işi bıraktı. " Taehyung'un çatılan kaşları eski formuna döndü.  Max onun yakın korumasıydı .
" kötü haber bu mu yani ? Neden bırakmış işi?" Jimin Taehyung'un düz sesiyle iç çekti. Kendisini bekleyen tehlikeden haberi yok..
" ailevi sebeplerden yazmış istifa mektubunda . Yeni bir korumaya ihtiyacın var ." Taehyung esneyip yataktan kalktı.
" peki ben hazırlanıp geliyorum şirkete " Jimin'in 'bekliyorum' demesiyle lavaboya yöneldi.  Saçlarını karıştırırken gözleri masasının üstündeki boşluğa takıldı. Kaşları hızla çatılırken   masaya yaklaştı.
" yok...bileklik yok..."
Saatler sonra kafası karman çorman halde şirkete girdi . Bileklik yoktu onu masasının üzerine koyduguna emindi . Kaldı ki bütün odasını alt üst etmişti ama yoktu.
Biri gelip onu almıştı....
Çalışanların verdikleri selamlar ufak bir baş sallaması ile karşılık verip en üst kata Jimin'in odasına çıktı.
İçeri hızla dalıp kendi masasında oturan Jimin ve karşısında 10 tane siyah takım elbiseli aday duruyordu . Jimin kendi güvenliği için çok titizdi . Bu nedenle korumasını her zaman kendisi seçerdi . Jimin'in gözleri ona dönünce gülümseyip yanına yaklaştı.
" eee ne düşünüyorsun?" Jimin iç çekip adamları inceledi tekrardan . Gözleri pircingli dev gibi duran adama kaydı. Geçmişi çok iyiydi . Fizigide öyle . Dev gibi adamın kendisine bakması için ısrarla ona bakıyordu ama onun gözleri Taehyung'dan ayrılamıyordu.
"Biri var bence onu almalıyız." Taehyung önüne konan dosyayla ilk sayfadaki resime baktı.  Gözleri tam karşısında ona anlamadığı bir yoğunlukta bakan adamla yutkundu . Adam kocamandı....
Boğazını temizleyip tekrar etkileyici geçmişe baktı.
" Jeon Jungkook..." Taehyung mırıldandı kendi kendine. Üzerinde hissettiği yoğun bakışların sahibine döndü.
" etkileyici bir özgeçmişin var . İstesen çok daha iyi yerlerde olabilirsin. " Taehyung adımlayıp dev gibi adamın önünde durdu. Adamın gözleri kendisinden bir saniye bile ayrılmıyordu.
" peki sen neden benimle çalışmak istiyorsun?"
Jungkook kendisinden bir kafa kadar kısa olan küçük çocuğa sırıttı.
" çünkü...sevdim..." Jungkook ne dediğini fark edip içinden kendine ufak bir küfür savurdu . Aynı zamanda Taehyung anlamsızca karıncalanan kalbine kaş çattı.  Ne oluyordu be?!
"Yani ... ortamı demek istiyorum. Tam da istediğim gibi . " Taehyung kalın sesle kendine gelip adamın suratına baktı. 
"Demek öyle..." mırıldanırken Jimin'e döndü.  İçinden bir ses bu adamı alması gerektiğini söylüyordu.  Eh sanırım ne yapacağını çoktan biliyordu.
"Jimin Jungkook'u işe alıyorum gerekli her şey hallolsun"
Son bir defa kendisini pür dikkat izleyen adama baktı . İstemsizce tekrar ona yaklaşırken buldu kendini . Nefesleri havayı ağırlaştırmak ister gibi birbirlerinin yüzlerine değip gidiyordu.
" unutma...attığımız her adımda yanımda olacaksın..."
Jungkook yanan kasıkları ile sırıttı.
" elbette Bay Kim..."
Zaten yanından ayrılmaya hiç niyetim yok yavru kaplan....

//FOLLOW THE NIGTH //Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin