Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
i'mgonna miss you
//
pazartesi
"Jungkook, bu çok acımasızca!" dondurmamı çalmıştı. Arkasına bakmadan kaçıyordu. Omuzumda taşıdığım çantamdan olsa gerek onun hızına yetişemiyordum. Evimin önüne kadar koşacaktı.
"Lütfen, geri getir!" Kahkahaları tüm sokakta duyuluyordu. Jungkook aniden durmuştu, onun duruşuyla ben de kendimi durdurmuştum. Nefeslerimi düzenlemekte zorluk çekiyordum. Biraz eğilip nefesimi kontrol altına almaya çalışım. O sırada da Jungkook, sırtımdaki çantayı tek omzuna geçirdi ve dondurmayı bana uzattı.
Dondurmamın yarısını koşarken yemişti. Yüzünde hınzır gülüşlerinden biri vardı. beni sinir etmeye bayılıyordu. Gün boyu benimle uğraşabilirdi.
Kıkırdadı. yanağıma bulaşmış dondurmayı baş parmağıyla sıyırdı ve ağzına götürdü. "Çocuk gibisin." Ona ters ters baktığıma emindim. Ona ters bakıyor olmam aslında onun hoşuna gidiyordu ve bundan zevk alıyordu.
"Mm.. Yanağındaki dondurma daha bir lezzetli." Sağ elimle omzuna vurmaya başladım. Ellerimi durdurdu ve belimden tutup diğer omuzuna aldı. "Jungkook!" sol elimdeki dondurma elimden kayıp yere düştü. "Dondurmam!" Bir elimle boynundan destek alıyor ve diğer elimle de Jungkook'a vuruyordum.
"Vurma!" beni durdurmaya çalışıyordu. Bacaklarımı beline sarıp boynunu ısırdım. Jungkook, acıyla inlemişti. canını yaktığıma emin olup geri çekildim. "Seni, vahşi. Demek beni ısırırsın öyle mi? Annene söyleyeceğim."
"Sakın söyleme!" Elleriyle bacaklarımı destekliyordu. "O halde bir şartım var." boynunda olan elimi geri çekip omuzuna tutundum. "Neymiş o şart?"
"Isırdığın yeri öpte gönlümü al." Birde beni utandırmayı çok seviyordu. Emindim. Genel olarak benimle uğraşmaya bayılıyordu. Boynuna yaklaşıp ısırdığım yeri ardı ardına öptüm. Yüzümün yandığını hissediyordum, kesin kızarmıştım.
"En çokta herkese aslan kesilip bana böyle kedi oluşuna bayılıyorum, Güzelim."
Çekilmeden önce sadece dişlerimi boynuna batırdım. "Sanki sen çok farklısın?" Belli belirsiz gülüp, saçlarıma burnunu gömdü. derin nefeslerle kokluyordu beni. İnanın bu en hoşuma giden şeylerden biriydi. "Esmer güzeli." Kucağından inip başımı kaldırdım ve Jungkook'a baktım.
"Hadi gir içeri."
Jungkook'un yanağına öpücük kondurdum. ellerini tutuyor ve ona sırnaşıyordum. "Jungkook, hep seninle olacağım. Kalbim hep seninle, tamam mı?" anlıma öpücük kondurdu. "Kalbini yerim senin." Geri çekildim, Jungkook'a son bir kez bakıp kapıya ilerledim. Ben içeri girene kadar gitmeyecekti.