18. bölüm.

21 3 0
                                        

Beklemek, hastane koridorlarında birinin yaşaması için dua etmek.
Eğe ölürse ailesinin karşısına çıkılma cesaretini bulamıyordum kendimde.
Heleki bu kişi çocukluk arkadäım ise.

Dünkü operasyonda Kuzey'i alır almaz hastaneye gelmiş ve ordan hiç ayrılmamıştık. Güney ailesinin aranmasını istemedi. Tam bir sonuc cikmadan onları umutlandırmak ve ereğ kurtulamazsa tekrar üzmek istemedi. Kuzeyin de bu kararı vericeğini söyledi.

Timdekiler belki daha kuzeyi tanımıyorlardı ama onlad yinede amelyathanenin kapısından ayrılmamış Güney in yaninda olduklarını hep belli etmişlerdi.

Zordu. En yakınını hatta kendini kaybetmişti. Öyle düşünüyordu ama bir anda kardeşinin ölmediğini ve şu an ölüm savaşı verdiğini bilmek de onun icin daha zordu.

Hava soğuktu sonbaharın sonlarına gelmiştik ve nerdeyse kar yağıcaktı. Sigaramın dumanı etrafı bulundırdığı gibi düşüncelerimi de buğulandırıyordu. Son nefesi de cekip sigarayı yanımdaki çöpe bastırıp attım ve içeri ilerlemeye başladım.

Dik ve bir o kadar yarali adimlarla tugaya ilerledim. Her yere bastigimd acıkan seste o gücü o gurur hissettigime inandim ama bir o kadar da o seslerle birlikte ezildim. Kardesim dedigim kizi o kalde gormek icimi parcaliyordu guneyin o hali o güçlü adamin çöküşü icimi parcaliyordu.

Aklimdkai dusuncelerle beraber tugaya vardigimi olusan hava değişiminden anladim ve etrafa bakındım. Kamufılajimin cebunden telefonumu cikarttim ve saate baktim. Saat nereye 17.30 olmak üzereydi. Odama dogru yöneldim çıkışın yaklasmasindna oturu olusan kargasa nöbetçi askerlerin nöbet degisim için hazırlıkları olusan curcuna ve ugultulari duymuyordum daha doğrusu duyamıyordum. Kuzey'in mağaradaki hali gözümün önünde çıkmıyordu yaraları elleri çok kötü haldeydi. 

                               ...

Eve gidiyordum aklındaki düşünceler bir türlü geçmiyordu daralıyordum kardeşim dediğim kisinin o halde olması canımı acıtıyor du. Arabamla ilerlerken ışıklarda durdum ve torpidodan pakedimi çıkartıp bir dal aldim ve yaktım. Çakmağı koltuğa fırlatıp derin bir nefes çektim içime. Bugün kaçıncı paketimdi bilmiyordum ama bildiğim sey açımı dindirmediğiydi.

Evin önüne aracı parkedip arkadan sırt çantamı aldım ve anahtarimi cebimden çıkartıp eve ilerledim. Eve girip soğuk suda dus almak kendime gelmek istiyordum toparlanmam gerekiyordur yeğenim gelicekti bu gün hic kimse sayısını güçsüz görmek istemezdi değil mi?

Operasyon dönüşü Alpin babasına attığı sesli mesaj sonucu alp dayanamamış ve Ilgım la oğlu icin en acilinden ev tutup yerleştirmişti. Ilgım geldiğinde istediği gibi ev ayarlariz şimdilik geçici diye cok uğraşmıştı.

Hızla duşa girdim kendime gelmiştim biraz . Elimde havluya kısa saclarimi kurutup üzerimi giyindim ve evden çıkmak icin hazırlandım.

Güneyi de alıp havaalanına sürdüm aracı. Güney karısı ve oğlunu çok özlemişti belliydi ama ikizinino halde gördüğünden beri kendine gelemiyor toparlanamıyordu. Ne yalan söyliyim ben de kardesimi gorucegime mutluydum baya uzun zaman olmuştu onu görmediğim.

Havaalanına gelince aracı park edip bizimkilerin iniceği uçağın alanında bekliyorduk. Uçağın indiğinde dair anons geçince Güney heyecanla kapıya ilerleyip karını ve çocuğunu görmeye çalıştı.  Elinde büyük bir valiz ve kucağında 4.5 yaşındaki oğluyla Ilgını görünce tebessüm ettim Güney hızla gidip karısına ve çocuğun sarıldı. Alıp in saçlarını öptü ve annesinin kucağından indirip yanima gönderdi. Ters ters Güneye baktım sabır çekip Alpin gelmesi icin eğilip kollarımı iki yana açtım. Küçük alp kosark yanıma geldi arkadan gördüğüm kadarıyla bora da geliyordu.

BORDONUN YOLCULUĞUBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin