3

230 47 23
                                        

Mingyu onu bıraktıktan sonra Wonwoo hızla poşetlerini alıp, kuru bir 'iyi günler'in ardından eve girmişti. Alfa arsız bir şekilde eve davet edilmeyi beklese dahi istediğine ulaşamamıştı. Omega sert ve netti, görmezden gelme konusunda iyiydi. Wonwoo içeri girdiğinde Seunghan ve Jeno'yu oyun oynarken, Baekho'yu da telefonuyla meşgül bir şekilde bulmuştu. Herkes halinden oldukça memnun görünüyordu.

"Ben geldim!"

Wonwoo geldiğini belli eden sesi çıkardığında üç çift göz de ona doğru döndü.

"Hoşgeldin!"

"Hoşgeldin, anne!"

Wonwoo gözlerine ulaşmayan yumuşak bir gülümseme ile kafasını salladı, elindeki market poşetlerini yerleştirmek için mutfağa girdi, kafasını kapıya doğru çevirip neşeyle kkırdayıp, oyun oynayan ikiliye seslendi. "Seunghan, Jeno!"

İki küçük koşarak içeri girerken meraklı gözlerle Wonwoo'ya baktılar. Wonwoo gülümsedi ve onlara bakmak için eğildi, ellerini dizlerine yasladı ve iki küçükle sırayla göz göze geldi. "Sizi çok çok çok büyük bir görev için yardımcılarım olarak aldım." Gözlerini kıstı. "Öncelikle işe koyulmadan önce ellerinizi yıkayın!"

"Ne yapcağız ki?"

Wonwoo hilal şeklini almış gözlerle ona bakan Jeno'ya bakarken başını sağa doğru eğdi. "Pizza yapacağız, bazı kuşlardan pizzayı çok sevdiğin duyumunu aldım."

Jeno'nun gözleri pizza haberi ile mümkünmüş gibi pizza haberi ile daha da kısıldı, Jaehyun ve Taeyong doğum kontrolü ve ardından biraz baş başa zaman geçirecekleri için işleri uzun sürerdi, bu yüzden Wonwoo miniklerin karnını bir an önce doyurmak istiyordu. Jeno'nun pizza ile güzelce doymasını umdu.

Wonwoo hamuru güzelce yoğururken minikler mutfak adasının etrafına oturmuş, meraklı gözlerle Wonwoo'yu izliyorlardı. Wonwoo'dan gelen her bir görevi büyük bir heyecan ve özveri ile yerine getiriyorlardı. Wonwoo ikilinin pizza hamurlarına şekil verip onu kendi isteklerine göre süsleyip doldurmasını izlerken gülümsedi ve en azından kısa bir süreliğine gerginliğinin temel kaynağı olan Kim Mingyu belasından zihni bir süreliğine uzaklaştı.

Seunghan ve Jeno'nun minik pizzalarını da kendi yaptığı pizza ile fırına koyan Wonwoo gülümseyerek ikiliye döndü. "Vay canına, benim küçük şeflerim." Çocuklarla heyecanla el çakışmak için ellerini uzattı. "Bugün harika iş çıkardık."

Çocuklar heyecanla Wonwoo'nun eline çakarken miniklerin yüzündeki gurur bir kilometre öteden belli oluyordu, Wonwoo'nun burnu bu sevimli görüntü ile kırıştı. Çocuklar neşe ile cıvıldarken hep beraber masayı kurdular, Wonwoo onların günlük maceralarını ve tuhaflıklarını dinlerken huzurluydu. Pizza pişene kadar çocuklar durmadan konuştu. İki küçük alfa yaşlarına göre fazla macera yaşıyor gibiydi, Wonwoo kıkırdadı. Seunghan, Baekho'yu da davet etti ancak alfa zaten işte yemek yediği için onları reddetti ve katılmadı, en azından bi dilim yiyebilirdi ancak Wonwoo ısrar etmedi.

Wonwoo miniklerin pizza tabklarını önlerine verirken peçeteyi de masanın üzerine koydu. "Dikkat edin, çok sıcak. Jeno, tatlım, bardağını uzat."

Wonwoo oğlanlara içeceklerini koyarken Seunghan, "Anne bu gece de seninle uyuyabilir miyim?" diye sordu parıl parıl gözlerle.

Jeno araya girdi. "Seni aptal, annen ve baban beraber uyumalı, onları rahatsız etmemelisin!"

Seunghan somurttu. "Ama onlar hiç beraber uyumuyorlar ki! Annem onunla uyumama izin veriyor!"

Jeno duyduğu şeyle somurturken; Wonwoo boşboğazlık eden oğlunun daha fazla olaydan bahsetmemesi için araya girdi. "Seunghan, ağzının kenarındaki sosu sil."

10 Things I Hate About YouHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin