29/İkonun siniri

27 2 0
                                        

Bu bölümü çok sevdiğim dostum için atıyorum yoksa en az 2 ay vardı yeni bölüme


İkodan

Eylül yoktu neredeydi bulamıyordum telefonu açmıyordu hiçbir yerde yoktu belki eve gitmiştir kendimi avutmaya çalışıyordum

Bir saat önce kadar eve gitme kararı almıştık hepimiz Eylül'ün evinde buluşacaktık O yüzden anahtar bende vardı fakat Alp ve eylül yoktu ikisi beraber sanmıştım ta ki alpi ileride tek başına otururken görene kadar

Yanına gitmiştim ama yanına gidene kadar önüme O kadar insan geçmişti ki gidene kadar o çoktan oradan kalkmıştı ve izini kaybetmiştim eylül'ü arıyordum asla açmıyordu yoktu hiçbir yerde yoktu o kadar endişelenmiştim ve telaşlanmıştım ki sinirden deli gibi bağırıyordum önüme çıkan herkesi itip kalkıyordum baransa hala beni sakinleştirmeye çalışıyordu

Önümde konser için koyulmuş masalar ve sandalyeler vardı sinirle onları yıktım hala Eylül'ün adını sayıklıyordum bertuğ ve Doğan da deli gibi onu arıyordu

Özellikle Doğan delirmiş gibiydi Doğan eylülü  ablası gibi görüyordu ve çok değerliydi onun için

Ama Eylül hiçbir yerde yoktu

Telefonları kapalıydı en sonunda baran'ımda ikna etme kapasitesi yüksek olduğu için eve gitmeyi kabul ettim

Direksiyona bertuğ'un yerine ben geçtim çok sinirliydim kimsenin ağzından tek bir kelime bile çıkmadı öyle hızlı gidiyordum ki konser kalabalığına rağmen buraya gelirken ki yolun çeyreği kadar bile vakit geçmeden eve varmıştık

Evin önüne geldiğimizde hızlı adımlarla yukarı çıktım kapının önünde ayakkabı yoktu yine de belki Eylül içeri almıştır diye düşündüm

Kapıyı deli gibi çalmaya başladım çünkü anahtar aşağıda kalmıştı çantamdaydı kimse açmıyordu oturup ağlamaya başladım Eylül yetişkinde ama tek başınaydı kim bilir ne olmuştu

Baran geldi ve anahtarla kapıyı açtı

Beni kucaklayıp içeri taşıdı ve koltuğa oturttu

"Eylülü istiyorum"dedim güçsüz bir ses tonuyla

Başımın ağrımasına rağmen hızlıca ayaklandım

"Karakol karakola gideceğim"dedim

Ve baranın beni tutmasına izin vermeyerek kapıya doğru koştum ki kapıda ertuğ ve doğan'ın olduğunu fark ettim ikisi de beni tuttu ve tekrar koltuğa oturttu

"LAN BIRAKIN" diye bagirsamda

Bertuğ'un beni kesmesi ve konuşması ile biraz daha sakinleşmiştim

"iko yapma Allah'ını seversen o da yetişkin belki yalnız Alplede arası kötüydü bir alpi arayalım bakalım sakin ol kankam" dedi

Telefonuma resmen atlayıp alpi aradım çaldı çaldı açmadı sinirlenmeye başlarken tekrardan eylülü aramak istedim
Açmadı

Artık delireceğim ne yapacağım bilmiyorum

Hayır alp'i tek başına otururken gördüm demek ki bu kız yalnız başına demek ki ayrılmışlar mı acaba diye düşünüyordum

Artık kafamda hiçbir şey oturmamaya başlamıştı

Alpi bir kaç defa daha aradım

Sonra da eylül'ü

Ama ikisi açmadı artık delirmek üzereydim

Baran yanıma geldi
"Güzelim biraz uyu ben beklerim"

"Hayır asla olmaz Eylül gelmeden hiçbir şey yapmam uyumam asla"dedim ses tonum yüksekti

İkisi de geldiğinde onlara yapacağım işkenceleri düşünmeye başladım

Bir numara beni arıyordu
Hemen açtım belki de Eylül başkasından bana ulaşmaya çalışıyordu

"Bak bak bak canım baldızım iko"

Sesinden tanımıştım bu Eylül'ün eski sevgilisiydi ya eylüle bir şey yapmışsa diye düşündüm gerginligimi belli etmeden konuştum

"Ne var Allah'ın cezası"

"Eylül'ü çok özledim sanırım sevgili yapmış ama unuttuğu bir şey var onun hayatında sadece ben olabilirdim hala da olabilirim"

"Doğruyu söyle piç kurusu senin yanında mı"

"Kim benim yanımda mı Bir dakika Eylül nerede ki"

"Sana ne aminakoyduğum sana ne"

"Demek Eylül kayıp merak etme ben onu bulacağım"

"Sakın deneme ağzını burnunu patlatırım senin"

"Görüşürüz"

Allah'ın belasını telefonu kapatması üzerine daha da delirmiştim asıl şimdi ne yapacağımı bilmiyordum








3 aya yeni bölüm

BİR GRUP APTALBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin