Merdivenlerden hızlıca inerek Müdürün odasına doğru çantamı alıp koştum. Kapıyı bir kez tıklattıktan sonra açtım ve içeriye girdim. Olanları bir çırpıda Müdüre anlattım. Müdür şaşırdı ve inanmasada benle birlikte olay yerine geldi. Kan izlerini görünce Müdürün ilk günden çıkan sorun -hemde büyük sorun- karşısında yanakları ve suratı tamamen morardı. Hemen Müdür Yardımcısını aradı ve yanına gelmesini rica etti . Müdür Yardımcısı geldikten sonra olayı ilk önce kavramaya çalıştı sonrasında hemen telaşlanmamamız gerektiğini ve kamera kayıtlarını izlemeden önyargılı olmamamızı istedi. Müdür Yardımcısının odasına geçtikten sonra kamera kayıtlarından bugünün tarihini buldu ve monitör kasasına yerleştirdi "play'e" bastıktan sonra başlattı. Bulanık fakat yinede belli olan kayıtlar oynatılırken nihayet Buğlem 'in alt katta yani bodrum katına indiğini, sabah olduğundan havanın karanlığı ve elindeki telefonla aydınlattığı görülüyor. Dolabı biraz karıştırıyor ve iki dakika sonra kapşonlu birinin eliyle Buğlem 'in ağzını kapattığı görülüyor, hevesim birden yavaşladı , astım hastası olduğumdan çok fena bir şekilde tıkandım ve kendimden geçtim.
Uyandığımda okulun revirindeydim , kimse yoktu, kolumdaki tansiyon aletini çıkardım ve hızlı bir şekilde kalktım, hızlı kalktığımdan olucak ki , başım döndü ve tekrar oturdum. Birden olaylar hatırıma gelince , soluklanıp kalktım. Müdür yardımcısının odasına doğru yol aldım . Odaya 10 adım mesafe kalmamıştı ki biri kolumdan tuttu. Arkama döndüğümde rehberlik servisinden Meral hoca olduğunu gördüm. Bana sakin olmam gerektiğini, durumu bildiğini ve okul polislerinin ellerinden geleni yaptığını söyledi. Hocaya baş ağrım olduğunu söyleyip bahçeye çıktım. Derin bir nefes aldım. Buğlem 'e birsey olmasına katlanamazdım , o benim çocukluk arkadaşımdı , çocukluğumdu , canımdı , kankamdı , kardeşimdi ve en önemlisi de tek arkadaşımdı. Ne yapacağımı bilmiyordum . Rapor aldım ve çantamı alıp bahçeden çıktım. Eve gidip olan biteni anlamaya çalışacaktım sakin bir kafayla , köşedeki kırtasiyeyi geçtikten sonra durdum , Garip bir his vardı üzerimde .sanki biri beni gözetliyordu . Aklımın yerinde olmadığını ve saçmaladığımın farkına vardığımın fikrini öne sürdüm . Üzerimde nedenini çözemediģim ağırlık vardı. Ilk defa böyle bir şey hissetmiştim . Biraz daha ilerledikten sonra ayaklarımın bedenimi taşıyamaması ve gözlerimin kararması yere yığılmama neden oldu. Bilincim gitmek üzereyken biri kulağıma Fısıldadı : " Merak Etme sıra sanada Gelecek! " ...
....

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SESSİZLİĞE DOĞRU
TerrorFazlasıyla her günü aktif olarak korkudan korkuya sürüklenen Ukte DERİN'in yaşadıkları herkesi büyülüyecek . 'Birgün ölmek için hergün yaşıyoruz ...'