Kalemin Kırıldığı An Part 2

27 3 2
                                    

''O iyi mi?''

''Başına ağır bir darbe almış, bu hafıza kaybına neden olabilir.''

''NE?! Levent ne diyor bu adam? Ben zorla kazandığım kızımın beni unutmasına göz yumamam!''

Levent Bey sessizdi. Susuyordu sadece. Konuşsa ne olacaktı sanki? Sadece tartışıp işleri daha da vahim duruma sokacaklardı. Ve bunun kızlarına bir faydası olmayacaktı. Sağında yatan kızına baktı ve başını doktora çevirerek ayağa kalktı. Büyük bir karar almıştı. Karısının haberi yoktu bundan. Bilmeyecekti de zaten.

"Faruk Bey özel konuşabilir miyiz?''

''Peki Levent Bey odama geçelim isterseniz.''

''Pekala.''

İki sırdaş ağır adımlarla doktorun odasına yol alırken Levent Bey'in üzüntüsünden yere düşen gözyaşları hastanede karınca büyüklüğündekiler için küçük gölcükler oluşturmuştu. Odaya girdiklerinde mütiş bir baba olan adam konuştu.

''Al onu. Ancak bundan Dila'nın haberi olmasın! Ve ona benden iyi bak... '' Gözlerini yere indirdi. ''Tek isteğim bu.''

''Levent... Ben zorla bir iş yapmam. O senin çocuğun. Ben çocuğu olmayan bir adamım. Dilara her şeyiyle mükemmel bir evlat. O benim kızım olsun isterdim evet. Ama senin bana bu kızı evlatlık vermeyi teklif etmeni gerçekten bunca yıl okumama rağmen anlayamıyorum.''

Burukça gülümsedi Levent Bey.
O anlıyordu. Ve zaten diğerlerinin anlamasına da gerek yoktu...




PİNOKYO 1 (Hayal Et)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin