Şiir yaşamaktır.
Kaybolmaktır kelimelerde.
Acıyı aşkı mutluluğu en derinden hissetmektir.
Sevgili şiir meraklıları bu kitapta usta yazalardan sizlere en güzel şiirleri yayımlamak istedim.
Bu kitabı şiir antolojisi olarakda sayabilirsiniz. "Şiir var...
Bir çok şiir severim fakat Atilla İlhan'ın 'Kaptan' adlışiirini bir başkaseverim. Medyada Atilla Ilhan'ın sesinden dinleyebilirsiniz. :)
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kaptan
I
eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordum
geceyarısını yaşamaktan yorgunum
ayazın avucunda unutmuştun ellerini önünden geçtiğim halde beni tanımadın ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım şiirlerim külrengi kumrular gibi uçuyorlar bakır çalığı göklere katiyyen tahammülüm yok hele parisin gökleri aklımı başımdan alıyor bana seni senden evvelki poitiersli kızı hatırlatıyor
ayazın avucunda unutmuştun ellerini
karanlığın arkasında kıvılcım gözlü orospular gölgelerine yaslanmış evliya gibi bekliyorlar
ışıklar kırmızı yandığı zaman duracaksın
ben değiştim biliyorum hem sakal bıraktım soğuk gözlerinde buğulanmıştı ölsen tanıyamazdın hâttâ ricardo bile hani vatansız ricardo burnumun dibinden geçti geçen gün beni tanıyamadı oysa au vieux châteletde akşam sabah beraberdik üçümüz viyana kahvesi ve sıcak rom içerdik üstelik o krapfen severdi güzel olurmuş rivayet neden ve nasıl sevdiğini anlayamadım gitti
yalnızlıktan da kurtulup yalnız kalmak isterim
montmartre metrosu civarında seni gözden kaybettim o zenci yine arkanda mıydı hiç dikkat etmedim ağzında yoksul bir ıslık ıslak bir cıgara gibi sidney bichetnin caz havalarını çiğneyip tüküren o saklasın varsın seni sevdiğini biliyorum ben yüzünün renginden geliyor bütün üzüntüsü
bir gazete aldım ama evde okuyacağım
kahvelerden birine girip bir grog ısmarlasam seni öldürmek için çareler tasarlasam sükût bembeyaz buz tutsa bıyıklarımda mağrur bir totem gibi sussam konuşmasam ve türküm kaybolsa sessizliğin hırçın türküsü ve ben unutulsam yazdığım şiirler senin için yazdıklarım herkes için yazdıklarım eski padişahlar gibi unutulsa birer birer ve ben seni unutsam hiç hatırlamasam hiç mi hiç ihanetini hatırlamasam şehvetini hatırlamasam ellerim oldum olasıya seni unutsalar
yarı gecenin içinden bir zenci süt beyaz bakıyor rue lafayettede dünden bugüne geçiyorum
eflâtun gözlerini bir grog kadehinde unuttum.
II
bu geminin yelkenlerine, herifin biri "paris" yazmış
lüksemburg garı'nın dirseğindeki çiçekçiyi bileceksin yeşil, muşamba ceketli, sarışın, küskün kızcağız en dokunulmaz kızı, en temiz...fikrimce paris'in pablo'ya sorarsanız bir taksi şoförüyle yatıyor pablo! ah pablo! onunla bir tanışsanız önüne gelene salamanca'dan bir şeyler anlatıyor babasını orada, bir duvar dibinde bırakmış halbuki konuştuğu zaman fransız sanırsınız saint-michel'de bir talebe kahvesindeyim, yalnız gündüz olduğu hâlde bütün ışıkları yakmışlar bir cumartesi günü, saat dört buçuğa beş var