Bir an sessizlik oldu. Acaba gelen Hang değil miydi? Ayağa kalktım. Harry içeri girdi. Ardından da Hang girdi. Rahatladım bir an. Hang yanıma geldi ve sarıldı. " Ne oldu? " dedi. " Harry seninle tanışmak istedi hayatım. Ona, o gece bize çok yardımcı olduğundan bahsettim sanırım sana teşekkür etmek istedi " dedim Harry'e bakarak. Afallamıştı. " Önemli değil. Bunu senin için yaptım zaten canım. " dedi Hang. Harry delirmiş gibiydi. " Ha bi arada. Artık Harrynin evine gelmek zorunda değilsin. Doktoru ona iyi olduğunu söylemiş " dedi Hang. harry tek başına doktora mı gitmiş ?! O zaman bir sıkıntısı yok ve gelmeme de gerek yoktu. Harry sessiz sessiz dinliyordu. " Seni evine bırakayım hayatım " dedi ve elini omzuma atıp evden çıkardı. Arabasına bindik beni evime bıraktı. " Umarım bir sorun yaşamadın?" dedi merakla. " Hayır sadece Harrynin artık onu sevmediğimi bilmesini istedim. Geldiğin için teşekkür ederim İyi geceler " dedim ve arabadan indim ve bahçeye girdim. Geriye dönüp baktım ve ona el salladım. O da bana salladı. Ve eve girdim. " Oh sen gez gez gel. Ben evde oturayım. Abla ben oturmaya gelmedim ya!! " dedi sitemli sitemli. Beni bir gülme aldı. Tamam söz yarından itibaren evde oturmak yok" dedim. Yarın sabah saat altıda Sue' yi uyandırdım " Uykucu kalk hadi" " Ne ? Ne oluyor? " " Hadi kalk hazırlan seninle önce sabah sporuna sonrada yüzmeye gideceğiz " " Abla ! İnsaf ya! Daha güneş bile doğmadı sen neyin kafasındasın " " Ablayla ile böyle konuşulmaz küçük hanım! " " Ya tamam özür dilerim ama benim uykum var. Hem neden sabahın köründe yapıyoruz " " Ay çok özür dilerim canım kardeşim. Sabah sporu sabah yapılır mı hiç. Sen yat ben seni akşam uyandırırım. SUE !!! Derhal kalk ve eşofmanlarını giy " diye bağırdım. Korku ile kalktı ve valizinden eşofmanını çıkarıp giydi. Sonra birlikte sahile indik güneş yeni yeni ışıklarını gösteriyordu. Sue ile sporumuzu yapıp denize girmiştik. Sabah bağırıp çağıran kız şimdi kahkahalar atıyordu. Sonra beraber kahvaltı yaptık deniz kenarında saat 10 gibi eve geldik. " Abla daha öğlen olmadı ne yapacağım ben?" " Suecim oturmak yok demiştik değil mi? Hazırlan seni luna parka götürüyoruz. " "Şimdi mi?!" " Bir iki saat sonra. Sen git biraz dinlen " dedim. Odasına gitti. Ben de evi toparladım. Öğlen Su jeong ile buluşup luna parka gittik. Sue çok eğlendi. Bol bol güldü. Bu durun beyinsel bir mutlu etti. Sonuçta kardeşim benim yanıma tatile gelmişti. Sıkılabilir miydi ? Hayır tabiki. Akşam yemeğini de orada bir yerde yedik. Sue gece yatmadan önce bana defalarca teşekkür etti. Bir hafta sonra tekrar eve döndü. Sue gittikten sonra Hang ile buluştuk. Birlikte sinemaya gittik. Aksiyon filmiydi. Filmden sonra çıkıp biraz yürüdük gecenin karanlığında. Bir ses duyduk " İMDAAAAATT !" Gece gece kim bu kadar şiddetli bağıra bilir ki? Ses bir kaç metre ilerideki çıkmaz yoldan geliyordu. Koşarak oraya gittik. Bir adam bir bayanı sıkıştırıyordu. "Hey sen ne yaptığını sanıyorsun?" dedi Hang. Adam dönüp Hang'e baktı. Alaylı bir sesle " Seni bir güzel benzetmeden git burdan. " dedi. Tinerci gibi bir tipi vardı. " Öyle mi? Gelde benzet o zaman" dedi Hang. Ne yapıyordu ? Polisi çağırmalıydık. Adam Hang'e doğru geldi. Hang ilk hamleyi yaptı ve adama bir yumruk attı. Ardından karnına diz hamlesi yaptı. Adam acıdan kıvranıyordu. Hang profesyoneller gibi dönüşüyordu. Adamı yere yatırdı ve kollarını sırtında birleştirip kilit yaptı. Adam " Yeter. Lütfen" diye bağırıyordu. Hang adamı bıraktı. Ve adam tabanları yağladı. Hang tam yanıma gelirken az önce kurtardığı bayan onun kollarına atıldı. " size nasıl teşekkür edebilirim? Siz benim kahramanımsınız. Eğer siz olmasaydınız belkide o hain adam bana zarar verecekti. " dedi. Ben ağzım beş karış açık şekilde onlara bakıyordum. Çok sinir olmuştum. Hang de şaşırmıştı. Kadını nazikçe ettirdi. " Hanımefendi ne yapıyorsunuz?" dedi. Kadın Hang'in kollarını okşadı ve " O kaslı kollarınızla kurtardınız. " dedi. Sinirden kuduruyordum. Sümüklü böcek gibi yapışmıştı. Hang çok utandı. Ve hemen yanıma geldi. Arabamıza doğru ilerledim. Hang arkamdan geldi. Kızda bizim arkamızdan. Arabaya bindim. Sesleri arabaya kadar geliyordu. " Acaba beni evime bırakır mısınız ? " dedi sümüklü böcek " Şey .. Ben-" " Teşekkür ederim" dedi kız ve arka koltuğa geçti. Hang şoför koltuğuna geçti ve bana baktı. Sanırım tepkimi ölçmek istiyordu ama ben sadece karşıya bakıyordum. Kadın hiç susmuyordu. " hanım efendi sizin kardeşiniz mi? Çok benziyorsunuz da" demez mi bana bakarak. İşte o an sinirlerime hakim olamadım ve...
