Ali, Veli ve Boyabatlı kıyafetlerini giymiş oturuyorlardı.
-Şu kıyafetlere bak hele bücür bücür deme Boyabatlı?
-He ya Osman gardaş. Mehmet Emmi'nin düğününde anam bubamın damatluğunu verdu vereli böyle yenusunu giymedum valla.
Veli ise güldü;
- Biraz zaman sonra böyle yeni kalmaz bilesin. Talim her gün sertleşecek diyorlar.
Osman ise kararlı kararlı konuştu;
-Varsın kalmasın demi Boyabatlı?
-He ya varsun galmasun. Memleketin toprağı, düşmanın kanı olsun üstünde.
Oradan Ali atladı söze;
- Sana niye Boyabatlı diyorlar? Adın yok mu senin?
-Var tabi. Olmaz mı? Boyabatlı Ömer oğlu Mustafa.
-Ben de Veli, çobanım. Bu da Mehmet Ali köyümüzün tek muallimi olacaktı, harp çıkınca yarım bıraktı.
-Şu harp bi bitsin de mektebi de bitiririz, muallim de oluruz İnşAllah.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Çanakkale 1915
RandomBizi yaşatmak, rahat bir hayat sürmemiz için canını veren yüce gönüllü şehitlerimiz.. Ruhunuz şad olsun..