'Onun tişörtlerini çalıyorsun'
FETUS CALUMN!
Ashton
Ashton'un evinde yatıya kalmışsındır ve Ash uyurken birkaç tişörtünü çantana atarsın.
Onun tişörtlerini çok seviyorsundur. Sana oldukça büyüktür ve onun gibi kokuyordur. O turnedeyken tişörtlerine sarılıp onun kokusunu içine çekerek uyumayı planlıyorsundur.
Geri Ashton'un yanına uzandığında Ash refleks olarak seni belinden kavrayıp kendine çeker ve sana iyice sokulduktan sonra uyumaya devam eder. Bunu yapmasına bayılıyorsundur. Hatta çıkmaya başladığınızdan beri sana sarılmadan rahat uyuyamadığını söyleyip duruyordur. Sen yanında olmadığında ona aldığın My Little Pony oyuncağına sarılıp uyuyordur.
Sana sarılı olan kollarının üzerine ellerini koyup sen de uyumaya devam edersin.
Sabah olduğunda Ash yanında yoktur ve banyodan su sesi geliyordur. Duş aldığını anlayıp uyumaya devam edersin. Yatak sıcacıktır ve onun gibi kokuyordur. Sonsuza kadar orada kalabilmeyi dilersin.
En sonunda Ash banyodan çıktığında üzerini giyindiğini duyarsın. Birkaç dakika sonra üzerine bir ağırlık çöker. Ash'in ıslak buklelerinden birkaç damla yanağına damlayınca huysuzlanırsın. "Ne var Ash?"
"Tişörtlerim kayıp."
"Ne?" Uyku sersemi olduğun için o anda onun söylediği her şey sana inanılmaz geliyordur.
"Tişörtlerim kayıp y/n." Burnunu yanağına sürter.
"İnanılmaz."
O anda fark edersin ki üzerinde tişört yoktur. Uykun aniden kaçar ve kalp ritmin hızlanır. "Dolabına iyice baktığına emin misin? Orada olduğundan eminim."dersin ona bakmamaya çalışarak.
İrwin seni seksi yaratık ıhığm...
"Bebeğim bu gün için özellikle ayırdığım tişörtüm kayıp."diye sızlanır Ash. "Onu katlayıp dolabıma koyduğuma yemin edebilirim."
"E yanlış hatırlıyosun demekki."zaman kazanmaya çalışırsın.
Yanağını öper. "Onu bu gün seni dışarı çıkardığımda giyecektim." Yanağına doğru mızmızlanarak konuşmuştur. "O senin en sevdiğin tişörtümdü."
"Kaptan Amerikalı olanı da oldukça beğeniyorum."
Yanağını bir kez daha öper sonra "tamam."diyerek üzerinden kalkıp Kaptan Amerika tişörtünü giyer.
Görev başarıyla tamamlandı.
Calum
Asyalı genel olarak seni onun tişörtlerinin içinde görmeyi sever. Ama ondan habersiz bir tişörtünü aldığında bir çocuk gibi huysuzlanıp duruyordur.
O gün ise siz onun evinde film izlerken Calum koltukta uyuyakalmıştır. Oldukça romantik.
Bu sırada dahice bir fikir gelir aklına. Hızlıca ama sessizce Calum'un odasına girersin. Dolabından Nasa tişörtünü alıp çantana saklarsın.
Birkaç kere bu tişörtü giymene izin vermiştir. Hatta birlikte randevuya bile çıkmışsınızdır. Birkaç hayran sizi shipleyip Calum'un tişörtünü giymeni tatlı bulduğunun tweetini atmıştır. Hayranlarının sizi desteklemesi ise Calum'un hoşuna gitmiştir çünkü asyalı senden cidden çok hoşlanıyordur.
Geri Calum'un yanına döndüğünde hala uyuduğunu görünce fotoğrafını çekersin. Yanına oturup uyuyan Calum'la selfie de yaptıktan sonra fotoğrafları instagramda paylaşırsın.
Luke
Zürafa Lucas Hemmings'in tişörtleri sana elbise gibi oluyordur. Ve sen buna bayılıyorsundur çünkü tişörtler Luke gibi kokuyordur.
Geçen gece Luke'un evindeyken onun birkaç tişörtünü çalmıştın ve Lucas bunun yeni farkına varıp seni aramıştır.
"Bebeğim onlara ihtiyacım var." Diye sızlanır Lukey
"Hayır yok. Onlar artık benim."dersin kararlılıkla.
"Lütfen diyip sana daha sonra dondurma sözü versem bile mi?"diye şansını dener Luke şirin sesiyle.
"Olmaz."dersin aynı kararlılıkla.
Dudağını büzdüğünü görür gibi olunca gülümsersin. "Ama lütfeeen??"
"Hayır Lucas. Ama seni sevdiğimi unutma."dedikten sonra telefonu kapatırsın.
Birkaç dakika sonra twitterdan bildirim gelir.
@Luke5SOS : seni seviyorum desem bile tişörtlerimi geri alamaz mıyım yani? :-( @y/n
Ve hemen sonra bir tweet daha atılır.
@LizHemm65 : @Luke5SOS 'seni seviyorum desem bile tişörtlerimi geri alamaz mıyım yani? :-( @y/n' Lucas ve y/n hemen benimle konuşun.
Michael
Michael içinde senin bulunduğun her konuda aşırı rahattır. Twitter dan bir erkeği mi takip etmeye başladın? Umrunda bile değildi! Sen sonuçta ona aittin ve tüm dünya bunu biliyordu. Telefonunun şifresini mi ezberledin? Pekala sorun değildi! Senden gizleyeceği hiçbir şeyi yoktu. Tişörtlerini mi çalıyorsun? Aahahahaahah! Siktir bu umrundaydı.
Michael seni daha önce kendi tişörtlerinin içindeyken görmüştü ve sana o anda açık bir dille başkalarının seni onun tişörtlerinin içinde görmesini istemediğini söylemişti. Ama bu y/n'i durdurabilir miydi? ASLA.
Michael pizza sipariş ederken ona sessizce tuvalete gideceğini söyledikten sonra üst kata çıkarsın. Hızlıca Michael'ın odasına girip alabildiğin kadar tişört aldıktan sonra onları çantana koyarsın. Çantanın olduğundan daha şiş olduğunu da Mikey'in anlamamasını umarsın.
Aşağı inmek için kapıyı açtığın sırada kapı girişine omzunu yaslamış renkli saçlı mükemmel ötesi seksi Clifford ile karşılaşırsın. Başını yana eğmiş sana hesap sorarcasına bakıyordur. Sen feels geçirirken bu bakışları fark etmekte zorlanırsın.
"Mic-"
"Odamda ne yapıyorsun y/n?"diye hesap sorar Michael. Ses tonu naziktir ama kelimelere yüklediği anlamlar kızgındır.
"Sana tecavüz edebilmek için birkaç şey ayarlamam gerekiyordu."diyerek onu yumuşatmaya çalışırsın. İlk randevunuzdan beri bu aranızda bir espri olup çıkmıştı. Ve cidden bunun esprisini yaparken çok eğeleniyordunuz.
Çoğu zaman sen ona tecavüz edeceğini söylediğinde Michael yüzünü ceketi ile kapamaya çalışıp sana 'sapık' diye bağırmasıyla sonlanıyordu bu. Sonrasında da başka bir konudan konuşmaya başlıyordunuz. Mesela dağ evi gibi.
Seni bir süre süzer. "Seni ne kadar iyi tanıdığımı biliyorsun değil mi?"diye sorar ama cevabın bariz olduğunu ikiniz de biliyorsunuzdur.
"Tişörtlerini çalıyordum."diye mırıldanırsın bu sefer yere bakarak.
"Anlayamadım, tekrar söyle."der Michael barizce sinirlenerek. Ama hala sana sesini yükseltmiyordur. O sana hiçbir zaman sesini yükseltmiyordur. Onu ne kadar sinirlendirsen bile.
"Tişörtlerini çalıyordum..."dersin bu sefer daha yüksek bir sesle.
Çenenden tutup nazikce ona bakmanı sağlar. Tanrının armağanı mükemmel yeşil gözler...
"Tişörtlerim konusunda ne düşündüğümü biliyorsun y/n."der aynı ses tonuyla.
"Üzgünüm. Ama yakında tura döneceksin ve tişörtlerin senin gibi kokuyorlar..." Gözlerin dolar. Hem Michael'ın gideceğini hatırladığın için hem de şu an sana kızgın olduğu için. Ama Michael tahminlerinin tam tersini yapıp seni nazikce öper.
O zaten hep böyledir. Sana karşı öfkeli bile olsa dünyanın en nazik adamı gibi davranırdı. Ama söz konusu çocuklara geldiğinde tam bir göt olabiliyordu. Ama kimse bundan şikayet etmiyordu. Herkes Michael'ı aşırı seviyordu. Ve sen onu hala kediye benzetiyordun.
"Seni neden kimsenin tişörtlerimin içinde görmesini istemediğimi biliyor musun?" Der sessizce parmaklarını yanağında gezdirirken.
"Hiç söylemedin."dersin sen de buna karşılık olarak. Burnunu çekersin.
Gülümser. "Çünkü bu sümüklü prenses o tişörtlerin içinde çok seksi görünüyor."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
5SOS Preferences /Turkish
Fanfic5SOS delikanlılarının teker, bazen de bağlantılı bölümlerden oluşan preferences ları. ••• Benden izinsiz çoğaltmayınız.
