ca: nine

364 34 4
                                        

"E-efendim?" diye sordu Amberly.

"Bu kadar yeterli." dedi Sirius yavaşça.

Bir adım attı. Tek bir adım daha attığında ikisi de nefesini tutmuş gibiydi.

Sirius bir anlık cesaretle gözlerini kapattı ve yavaşça Amberly'yi öptü.

Sonra hemen geri çekildi.

Yaklaşık üç saniye sürmüştü.
Yine de, hâlâ insanlar vardı etraflarında. Bir de Amberly şimdilik bunu istemeyebilirdi.

"Özür dilerim." dedi Sirius istemsizce.

"Sorun değil." dedi Amberly de.

"Madem öyle bir kez d-" diye söze başladı Sirius.

"Sirius Black! Bu kadar yeterli." dedi. Sesi sakin ama kararlı idi.

Sirius sustu.

Bir süre bir şey demediler.

Sonra Sirius, susmak bilmeyen çenesini bir kez daha açtı.

"Şey, Amberly?" dedi sorar gibi.

"Hı?" dedi Amberly ona bakmazken.

"Zamanı gelmedi mi?" diye sordu Sirius.

Amberly anlamazdan geldi.

"Neyin?"

"Soruyu sormanın?"

Amberly ona baktı. "Sor öyleyse." dedi muzip bir gülümseme ile.

Sirius bu gülümsemeden cesaret aldı.

"Geleceğimin aydınlığı olur musun? Parlayan mücevherim, tünelin sonundaki ışığım olur musun?" diye sordu, ciddi ama heyecanlı bir şekilde.

"Neden olmasın? Herkesin bir şansa ihtiyacı vardır." dedi Amberly.

Sirius güldü.

"Sanırım o şansı az önce verdin?" diye tereddütle konuştu.

Amberly anlamlı bir şekilde baktı. Derin bir bakıştı bu.

"Hayır. Yanılıyorsun." dedi "Sen bana bu şansı verdin."

Sonra, bir şey oldu.

Sirius Black, bir kez daha Amberly Emerald'a aşık oldu.

Not: Henüz final değil. Yanlış anlaşılmasın. :)

Correct Answers |BlaceraldHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin