''Jiyong, acele et!''
''Ugh...''
''Kwon Jiyong! Acele et dedim!''
''Mmh...''
''Bana bak---siktir-- niye hala giyinmedin!? Yarım saat içinde kulüpte olmamız gerekiyor, yetişemeyeceğiz!'' Chaerin şortuyla yatakta uzanan adama bağırmaya başladı.
''Gitmezsek dünya durmaz.''
Tekme.
''Ahh-- bu ne içindi?!''
''Söylenmeyi kes, yapacağını söyledin! Kalk artık!''
''Annem gibi davranmayı---ahh--tamam, tamam, vurma!''
''Çabuk ol.''
Jiyong yataktan kalkıp banyoya yöneldi, kızların etrafında böyle olduğunda rahatsız hissederdi ama Chaerin'i bir kız olarak görmüyordu.
''Kadınlar...'' Mırıldandığında Chaerin ona elindeki dergiyi fırlatamadan hızla kapıyı kapattı.
Yüzünü yıkayıp derin bir nefes aldığında hala uyuyormuş gibi hissediyordu.Sabahın erken saati olduğu falan yoktu, saat akşam 8:33'tü ve Jiyong 'hiçbir şey yapmayışı'nın Chaerin tarafından bozulmasından rahatsızdı.
Hızlı bir duştan sonra siyah halkalarını kapatmak için hafif bir makyaj yaptı ve siyah dar pantolonuyla sade siyah bir tişört giydi.Partilemek dağıtmak demekti ve güzel kıyafetlerini mahvetmek istemezdi.
''Hazırım, söylenmeyi kes.''
''Hadi artık!'' Chaerin adamın bileğini yakalayıp onu dışarıya doğru sürükledi.
Arabaya ulaştıklarında Jiyong kendini arka koltuğa atıp uyuklamaya başladı, Chaerin onu vahşice sarsana kadar.
''Geldik! Bunu sana sadece bir kez söyleyeceğim: Bir yerde uyuyakalmayı aklından bile geçirme, bu önemli!'' Kız söyleyip arabadan inmek üzereyken Jiyong onu kolundan tuttu.
''Bekle bir dakika.'' sırıttı. ''Yoksa bu kulübün sahibi--''
''Ne? Hayır! Saçmalama!''
''Tüm gün garip davrandın, ondan hoşlanıyorsun değil mi?''
''Hayır!''
''Aww~'' Jiyong eğlenmeye başlamıştı.Arabadan hızla inen Chaerin'i takip etti.Onunla eğlenmek güzeldi ama gerçekten ona hakettiği gibi davranacak birini bulmasını da istiyordu.Önceki sevgilisi şerefsizin tekiydi.
Kulübe girdiklerinde her yer çoktan dolmuştu ve içeriye adımlarını attıkları anda Chaerin ortadan kaybolmuştu.Jiyong hoşlandığı adamın yanına gittiğini düşündü çünkü bir miktar geç kalmışlardı.
Kalabalığa doğru ilerlediğinde çoğu kişi onu selamladı, tokalaşıp muhabbete girmek isteyenler de olmuştu.Daha gireli 5 dakika bile olmamıştı ve çoğu kişi fotoğrafını çekmeye başlamıştı.Uzakta duran Youngbae'yi görünce hızla diğerlerinin arasından sıyrılıp arkadaşının yanına gitti.Adam VIP salonundaydı ve Jiyong içeri girer girmez onu farketti.
''Oh Jiyong! Hey! Neden geciktin?''
''Üzgünüm dostum, uyuyakaldım ve Chaerin evime baskın yaptı.'' güldü ama bu olay olduğunda pek komik bulduğu söylenemezdi.
''Bana yine çok fazla çalıştığını söyleme.''
''Beni bilirsin.''
''Ji, annen gibi davrandığımda hoşlanmadığını biliyorum ama biraz yavaşla.Böyle gidersen bu yılın sonunda bir zombiye dönüşeceksin.''

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Melodi
FanfictionÇok istediğiniz şeyler tam da onları beklemeyi kestiğiniz zamanda karşınıza çıkmaz mı?