Kelebekler

561 64 19
                                    

''Partinin burada olacağını nereden biliyordun?'' Jiyong suyunu içmeye devam ederken sordu.

''Sen ben de burada olsam mutlu olacağını söyleyince en yakın uçuşları kontrol ettim ama hiçbiri çok erken değildi, o yüzden indiğimde saat on buçuktu.Twitter ve Instagram'ı senin şu saplantılı fanlarından biri bir şeyler paylaşmış olabilir diye kontrol ettim ve gerçekten haklı çıktım.Söyledikleri yere geldim ama senin şu havalı partine davet edilmediğim için içeri giremedim.Şansıma yakın arkadaşın içeri girmek üzereydi, o yüzden hızla onu yakalayıp beni içeri almasını söyledim.O da neden seni aramadığımı sorunca sürpriz yapacağımı söyledim ve neden bilmiyorum ama bir anda gülmeye başlayıp başka bir şey sormadan beni içeri aldı.''

Tabii ki.

Youngbae piçi.

''Ama bu senin de artık benim saplantılı bir fanım olduğun anlamına gelmiyor mu?''

''Belki.'' Seungri sırıttı. ''Seni bulamadım ve birkaç kişiye seni görüp görmediklerini sordum, bir kız bana tuvalete gittiğini söyledi.Bilirsin, kapının önünde biraz bekledim çünkü birini tuvalete kadar takip etmek korkutucu olurdu, ama sen dışarı çıkmayınca bir şey olup olmadığına bakmak için içeri girmem gerektiğini düşündüm.''

Jiyong genelde bu tarz insanları sevmezdi, senelerce onu kovalayan yüzlerce fan olmuştu ve bu onu korkuturdu.Ama nedense Seungri tanıştığı en garip insan olmasına rağmen onu hiç rahatsız etmiyordu.

''Teşekkür ederim.''

''Seni tuvalete kadar takip ettiğim için mi?''

''Geldiğin için.'' Jiyong güldü. ''Mutlu oldum.''

''Ben de mutlu oldum.''

Jiyong büyük ihtimalle son cümleyi söylememeliydi ama Seungri'nin ona bakıp gülümseyişi adamı delirtmek üzereydi.

''İyi misin? Gözlerin dalıyor.'' Seungri bir elini kendi alnına ötekini adamın önce alnına ve daha sonra yanaklarına götürdü.

''Sanırım tekrar ateşin çıkıyor.Bir süredir iyileşmiyorsun, hastaneye gitmen gerekmez mi?''

''Ah, sorun değil, sadece yorgunum.''

''Yorgun olduğun için ateşlenmezsin.''

''İyiyim.''

Aniden Seungri ayağa kalktı ve hiçbir şey söylemeden adamı orada yalnız bırakıp ilerlemeye başladı.

Ne oldu şimdi?

Jiyong'un inatçılığı her şeyi berbat mı etmişti? Anlaşmalarına ne olmuştu?

Seungri'yi takip etmek için ayağa kalkmak üzereydi ki adam yanında Youngbae'yle geri döndü.

''Jiyong, iyi hissetmiyorsan gerçekten gitmelisin.Neden bana söylemedin?''

''Ne--Çünkü bu benim doğum günü partim!''

''Biliyoruz ama doğum günü partin şu an bitti ve bu artık doğum günün olmayan bir parti, kıçını kaldır ve evine git.''

''Ama--''

''Ama falan yok.'' Youngbae ona dik dik baktığında Jiyong sustu çünkü Youngbae bazen çok vahşi olabilirdi. ''Seungri'nin seni eve götürmesine izin veriyorum çünkü eğer bu oysa emin ellerde olduğunu bilirim.'' Youngbae adama göz kırpıp Seungri'nin sırtına hafifçe vurdu.

''Teşekkürler, dostum.'' Seungri'ye söyleyip arkasını döndü. ''Uslu bir çocuk ol, Jiyong!'' Youngbae ona el sallayarak kalabalıkta kayboldu.

MelodiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin