Garip Bir Sebze

609 66 23
                                    

Konseri biteli bir hafta olmuştu ve sonunda biraz sessizliğe kavuşabilmişti.Tabii ki insanlar hala turu hakkında konuşuyordu.Reklam çekiminden sonra pek ortalığa çıkmamıştı, biraz çalışmaya karar vermişti.Zaten çok yorgun hissediyordu ama yine de bir şeylerle oyalanmak istiyordu.Aslında nedenini biliyordu, işi onun her şeyiydi.Boş durduğunda kendini iyi hissetmiyordu.Programı dolu olmayınca yapacak başka bir şey bulamadığından sinirleri bozuluyordu.Çünkü küçük yaştan beri idol olmak için eğitilmişti.Arkadaşlarıyla okul gezilerine ya da parklara gitmemişti.Hiç zamanı olmamıştı.Rap yapmak, dans etmek ve onun gibi şeyler dışında çoğu şeyi bilmiyordu.Arabası bozulduğunda ne yapacağını bilemezdi.Bir bisikleti olsa, ki yoktu, onu da tamir edebileceğini sanmıyordu.

Nasıl yemek yapacağını bilmiyordu.

Kendi kendine işlerle nasıl baş edeceğini bilmezdi çünkü bunu hep menajeri yapardı.

Dolabını nasıl düzenlemesi gerektiğini bilmezdi.

Sigorta kutusunun nerede olduğunu bile bilmiyordu.

Bu yüzden hep çalışırdı çünkü bu işler aklına geldiğinde böylece 'vaktim yok, çalışıyorum' diyebilirdi.

''Kendini neden bu kadar çok zorluyorsun, Jiyong? Uyumaya ihtiyacın var.'' Teddy söylediğinde Jiyong bakışlarını ekrandan ayırmadan işine devam etti.

''Eve git ve biraz dinlen.''

''Bunu yapamayacağımı biliyorsun.''

''Yapabilirsin ama nedense yapmıyorsun.'' Teddy ona dik dik baktı.

Adam ona gitmesi gerektiğini söylemeyi kestiğinde Jiyong hala endişelendiğini biliyordu.Reklam çekiminden hemen sonra stüdyoya gelmişti ve günlerdir ne kadar uyuduğu belli değildi.Ondan çok dondurmasına önem veren, siyah kıvırcık saçlı oğlanı aklından çıkaramayışı onun suçu değildi sonuçta.

Aslında Jiyong yine adamı tekrar göremeyeceğini düşününce endişelenmişti.Nedenini bilmiyordu, evet adam iyi görünüyordu ve sevimliydi ama bu yine de garipti.

Sonra adamın nereli olduğunu merak etmeye başladı, adı Seungri'ydi, Korece bir isimdi ve Koreli gibi görünüyordu.Ama Japonya'daki konsere katılmıştı ve Japoncası çok iyiydi.Japonya'ya tatile mi gitmişti? Ya da Kore'ye mi tatile gelmişti? Seoul'de nasıl olmuştu da tekrar karşılaşmışlardı?

Bütün endişeleri Yang Hyun-suk ona Seungri'yi şirkete almak istediğini söylediğinde yok olmuştu.Adam tüm fan çekimlerini izleyip Seungri'ye gelen olumlu tepkilere sessiz kalamamıştı.İnsanlar Jiyong'la düet yapması için gün saydıklarını söylerken, başkanları böyle bir fırsatı asla kaçırmazdı.Herkes Seungri'nin ne kadar şanslı bir fan olduğunu yazsa da Jiyong adamın onun fanı olmadığını biliyordu.Aslında bu yüzden neden o kadar para verip konserine geldiğini merak ediyordu.

Yang ona Seungri'yi bir türlü bulamadığını söylediğinde adam şaşırmadı.Nerede yaşadığını bilmiyorlardı, gerçek adını bilmiyorlardı ve bu işleri zorlaştırıyordu.Ama bir hafta süren araştırmadan sonra adam baş belasının adresini bulmuştu ve Jiyong kendini endişelenirken buldu.

''Sigaraya ihtiyacım var...'' Jiyong iç çekip saatlerdir oturduğu sandalyeden kalktı.

''Sağlığına zararlı olduğu için içmemen gerektiğini söylerdim ama bu stüdyodan çıkmanı sağlayan tek şey o olduğu için çenemi kapalı tutuyorum.'' Teddy sakince söyledi.

Kimsenin onu görüntüleme şansı olmayan arka tarafa çıkınca cebinden çakmağını çıkarıp sigarasını yaktı.Günlerdir nasıl davrandığını farkındaydı, gözlerinin altında siyah halkalar oluşmuştu ve büyük ihtimalle bir süre makyajsız dışarı çıkamazdı.

MelodiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin