#Umursamaz#

42 18 2
                                    

Bu bölüm goksin27 için gelsin :dd Multi de bölüm şarkısı ve Diana.

Ran'a sert bir tokat attıktan sonra bağırdım.. "Ne yaptığını sanıyorsun Ran?!" Elleriyle yanağını ovuştururken pişkin tavırlarıyla karşılık verdi.. "Sevgilimin dudaklarının tadına bakıyorum."

Ran, geçen sene ki yılsonu balosunda beni en büyük düşmanım olan Sharon ile aldatmıştı ve bende buna gözlerimle şahit olmuştum.

"Sen, Sharon'ın dudaklarının tadına baktığın gün bu şansı kaybettin Ran."

"Diana! Sana kaç kere daha anlatmam gerekiyor? Sarhoştum ve.. Ahh bilirsin o fahişe baştan çıkarma işini iyi yapıyor."

"Her neyse." Artık gitme vaktim gelmişti. Okula koşar adımlarla ilerlerken bir yandan da David'i düşünüyordum. Acaba kızmış mıdır ? Ahh saçmalama sen onun neyisin ki o sana kızsın. İçimdeki sesle kapışırken sınıfa çoktan ulaşmışım bile. Sınıfa girdim ve en arka sıraya oturdum. Telefonumu çıkarıp Tumblr'da dolanırken Bay Muse elindeki kovayı göstererek gülümsedi ve konuştu.. "Ders çıkışında geri alırsınız küçük hanım." Telefonumu kovanın içine koydum ve sırama gömüldüm. Yanıma birinin oturduğunu hissettim fakat kafamı kaldırıp bakmak istememiştim. Beni dürterken garip sesler çıkaran kişiye dönmeden konuştum.. "Hı..? Ne oldu?" Bir yandan kıkırdarken bi yandan da konuştu. "Yüzüme bak!" Sesi çok tanıdıktı.Yerimden sıçrayarak Ted'in üstüne atladım ve ona sıkıca sarıldım. Ted 2 yıl önce bu okuldaydı ama babasının işi yüzünden taşınmak zorunda kalmışlardı.

"Baksana sanırım artık 2 yıl önceki kilonda değilsin!"

"Domuz!"

"Seni özlemişim Diana."

"Bende seni. Bir daha gidecek misin? Ona göre alışmayayım."

"Seni bir daha asla bırakmayacağım Diana."

Biz konuşup kıkırdarken bütün sınıf ve Bay Muse'un bizi izlediğini fark ettiğimde kıkırdamam kesilmişti. Yüzümün kızardığını hissedebiliyordum. Sınıf o kadar sessizdi ki Ted'in fısıldayışlarını bile duyuyordum.. "Lanet olsun.. Tanrım.. Siktir" Bay Muse'un sesi sınıfta yankılandığında rahatlamıştım.

"Evet demek ki okula ilk günden alışabilmişiz Bay Brown!"

Ted'in yüzünün kızarıp bozardığını görünce dayanamayıp defterimi çıkardım. Konuşamazdık ama yazışabilirdik öyle değil mi?

"Onu umursama Ted. Tüm öğrencilerin başına gelmiştir."

"İlk günden tüm sınıfa rezil olmak mı?"

"Ted lütfen daha fazla uzatma her zaman ki Bay Muse işte."

"O bir aptal."

"Sende."

"Gıcık"

"Pislik" Bay Muse'un uzun konuşmasını dinlemek yerine bütün ders yazışmıştık. Zil çaldığında Bay Muse'un elindeki kovaya doğru koşarken elimi içine daldırdım. Bay Muse beni durdurarak konuştu.. "Ne yapıyorsun küçük hanım"

"Telefonumu ders çıkışında alabileceğimi söylemiştiniz."

"Ah öyle mi ? Üzgünüm.. Okul çıkışında."

"Ahh! Hadi ama Bay Muse!"

"Odamdan alırsınız küçük bayan."

Küçük hanım, küçük bayan? David. Bana David'i hatırlatıyordu. David demişken eve gitmek istiyordum. Onunla konuşmak ve didişmek.

Ted beni dışarı doğru sürüklerken koluna girdim ve kantine doğru ilerledik. Sharon yanımdan geçerken omzunu omzuma toslamıştı. Ve gerçekten çok canım yanmıştı. Omzumu ovuştururken Sharon'a en sert bakışlarımı atmaya çalıştım.Umarım korkmuşsundur seni sürtük.

-OKUL ÇIKIŞI-

Bay Muse'un odasına doğru yol aldım. Telefonum olmadan yaşayamıyorum. Kapıyı çaldım ve içeri girdim. Bay Muse orada yoktu fakat kovanın üzerine yapıştırılmış küçük bir not buldum.

"Merhaba Diana! Hoşgeldin telefonunu alabilirsin :)"

Bu da ne böyle? Bay Muse gerçekten tam bir sersem. Sonunda okuldan çıkabilmiştim. Eve doğru yol aldım. Belki David gelmiştir diye sağa sola bakarken Ted koşarak bana ulaştı..

"Ben seni götüreyim."

"İyi olur."

Koluna girdim ve yürümeye başladık. Aramızdaki sessizliğe bir anlam veremesemde bu sessizliği bozmak istemiyordum. Eve yaklaştığımız da David'in arabası gözüme çarptı ve sadece benim gözüme değil Ted'in de çarpmış olmalı ki uzunca bir iç geçirdikten sonra arabayı süzmeye başladı..

"Vay be! Arabayı görüyor musun? Bunu sürmeyi bırak binsem bana yeter. Sen istemez miydin?"

Kıkırdadım ve fısıldadım..

"Bindim bile."

O kadar sessizdi ki ben bile duymamıştım. Ted arabaya taparcasına bakıyordu bundan rahatsız oldum. Ted'i kendime çevirerek konuştum..

"Bugün çok güzeldi Ted. Ve bıraktığın için teşekkürler. Yarın görüşürüz" Yanağından öptükten sonra kapıya doğru ilerledim.Eve girmeden önce David'in evinin katına çıktım ve kapıyı çaldım.

David nefes nefese terler içinde kapıyı açtığında yüzümü buruşturdum. İçeri daldığımda yüksek müziğin olduğu odaya doğru ilerlerken gözlerim irileşmişti. Her yer spor aletleriyle doluydu. Demek ki bu adonisleri bunlara borçlu.

"Hoşgeldin ve hoşçakal küçük hanım." Beni çekiştirerek kapıya doğru sürükledi.

"Hey dur bi saniye! Konuşalım."

"Terim soğuyacak acele et." Teri soğumasın diye olduğu yerde koşuyordu tam bir aptal gibi görünse de hala tatlıydı. Bunu nasıl beceriyordu?

"Sabah olanlar için üzgünüm."

"Sabah? Ne olmuştu ki?"

"Yani okul bahçesinde olanlar."

"Sevgilinle öpüştüğün için mi üzgünsün?"

"Hayır! O sevgilim değil."

David'in cevabı karşısında şaşkına dönmüştüm. Ah tanrım !!

Lanet Yıllar -ASKIYA ALINDI-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin