Tanrı aşkına! Bu gitar sesi de ne böyle?! Yatağımdan fırladığım gibi salona gittim. Annemin uyanık olduğunu gördüğümde hafiften açılan ağzımı kapattım ve yüksek bir ses tonuyla bağırdım "Anne!" Kahvesini yudumlarken bakıp daldığı televizyondan kafasını ayırıp bana dönerken devam ettim.. "Bu ses de neyin nesi?" Annem hafif tebessüm ederek konuştu. "Tatlım, bende bu sesten dolayı uyuyamıyorum ama yeni komşumuza da ilk gününden baskı yapmayalım. Ne dersin?" Annemin uykusuzluğun verdiği sersemlik yüzünden saçmaladığını anlamam geç olmadı. Ona birşey söylemeden hızlı adımlarla kapıya ilerledim. Üst kata çıktım. Bir yandan kapıyı yumruklarken bir yandan da zile basıyordum. Ve sonunda kapı açılınca olduğum yere mıhlandım ve karşımda duran yeşil gözlere kitlendim. Uzun bir süre ona baktığımdan rahatsız olmuş olmalı ki beni baştan aşağı süzmeye başladı ve konuştu.. "Ne istiyorsun?" Cılız bir sesle karşılık verdim. "Ben hemen alt katında oturuyorum." Çok bilmiş bir edayla yüzünü buruşturdu ve karşılık verdi.. "Ee ne yapayım yani?"
"Gecenin 3ü ve gitar çalıyorsun ki bu işte berbatsın. Uyumaya çalışıyorum fakat o şeyin cızırtıları odamın her yanına yayılıyor!" Neredeyse hiç nefes almadan hızla konuştuğumda sesim çok çıkmış olmalı ki herkes birer birer kapılara dökülmüştü. Beni içeri çekti kapıyı kapattı ve beni duvara yapıştırarak fısıldadı.. "İlk günden apartmanda adımın çıkmasını istemem küçük hanım. Ve sende daha fazla bağırmıyorsun beni anladın mı?" Sıktığı kolumun acısıyla gözümden bir damla yaş süzüldü. İçimden lanet okurken gözlerine bakmamaya çalışıyordum. Beni salona doğru sürükledi ve koltuğa attı. "Şimdi de ağlıyor musun sümüklü?" Çok sinirlenmiştim beni bir mal gibi ordan oraya atması gerçekten sinirlerimi bozmuştu yüksek ses tonumla cevap verdim.. "Ne ağlaması! Hayvan gibi kolumu sıkarsan tabi ki o acıyla bir iki yaş akmış olabilir! Hem ben gidiyorum."
"Sana az önce bağırmayacaksın dememiş miydim ben? Ve küçük hanım.. Özür dilemeden bir yere gitmiyorsun." Kararlı ses tonu ürkmeme neden olmuştu ama belli etmiyordum ve etmeyecektim. "Bana küçük hanım demeyi kes.Hem sen kaç yaşındasın ki bana küçük hanım diyorsun?!"
"22" Söylediği sayı karşısında şok olmuştum 22 mi kahretsin! Gerçekten de benden çok büyüktü. "Peki...Peki ya sen kaç yaşındasın küçük hanım?" Küçük hanımı üstüne basa basa söylemesi ne kadar sinirimi bozsa da cevap verdim.. "17" Alaycı tavrıyla bir kahkaha attı.. "Hah! Ne oldu bebeğim!"
"Ne olduğunu söyleyeyim, gidiyorum ve özrü unut! Asıl senin benden,annemden ve Justin Timberlake'ten özür dilemen gerekiyor o güzelim şarkıyı batırdığın için." Gözleri irileşmişti hızla kapıya doğru ilerlerken sesiyle olduğum yere çakıldım..

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Lanet Yıllar -ASKIYA ALINDI-
Novela JuvenilDiana 17 yaşındadır ve kendisinden 5 yaş büyük olan üst komşusu David'le ilişki yaşamaktadır. Başta Diana'nın annesi olmak üzere çevrelerindeki çoğu kişi bu ilişkiye karşı çıkmaktadır. Bakalım ne olacak? İyi okumalar :)