Özel Bölüm 1

659 57 40
                                    

      Bu bölüm, Duru-chan'a ithafendir. Pek güzel bir bölüm olmasa da umarım beğenirsin~

Flashback

    "Natsu! Şuradakine binelim! Hayır buradakine! Yok yok, Şu karşıdaki de olur!" Lucy heyecanla çevrede tur atarken Natsu onu gülümseyerek izliyordu. Bakışları öyle aşk doluydu ki... Binlerce kilometre ötedeki bir kişi bile fark edebilirdi Natsu'nun sonsuz sevgisini. Oysaki sonsuz sevgi diye bir şey var mıydı? Ne olursa olsun Natsu, sonsuz sevgiyi var kılmıştı.

      "Natsu, vaz geçtim. Pamuk şeker alalım." Natsu Lucy'nin kolunu tuttu ve kendine çevirdi. Kız kendisine soran bakışlarla bakıyordu. "Sakin ol, Lu. Hepsine binecek zamanımız var. Üstelik pamuk şeker yerken de binebilirsin." Lucy biraz düşündü ve kafasını salladı. Natsu kızın omzunu bırkatı ve elini uzattı. Lucy gülümseyerek tuttu. Ardından dönme dolaba doğru koşmaya başladı. Jetonu verip binerken Lucy bir şeyler söyleniyordu.

     "Umarım fazla klişeye gelip en üste durmaz. Yoksa sonun pek hayırlı olmaz." Natsu tek kaşını kaldırdırdı ve Lucy'e imalı imalı baktı. "Çünkü yüksekten korkuyorsun. Hani dönme dolaba binerken hiç itiraz da etmiyorsun. Her gelişiminde de bana malzeme çıkıyor."

      Lucy kahkaha atarken Natsu göz ucuyla fazla yükseğinde oldukları aşağıya baktı. Sonra alayla kıza cevap verdi. "Dua et, geçen sefer ki gibi aşağıdakilerin kafasına kusayım, senin üzerine değil." Lucy, Natsu görmese bile el hareketi çekti ve Natsu'ya daha çok sokuldu.

     "Fazla yaklaşmasan iyi olur. Her an kusacak gibi hissediyorum." Lucy bön bön bakıp en uzak köşeye kaçtı. Natsu kızın ani hareketleri ile gülerken kız fısıldadı.

     "Götü kollamak lazım."

**************

    On dakikalık bir dönme dolap macerasından sonra kazasız belasız iniş yaptılar. Ardından çarpışan arabaya, hız trenine ve diğer aletlere de bindiler. Pamuk şeker almayı da unutmadılar. Şimdi ise Lucy'nin evinde koltuğa uzanmış bir şeyler izliyorlardı. Ki izledikleri film korku filmiydi ve bu Lucy için iyi değildi. Korku filmlerinden ölesiye korkuyordu ve Natsu bunun farkındaydı.

       Filmdeki kadın bodrum katına girince Lucy bağırdı. "Bu kadın mal mı? Oradan çıkış yok! Girdin mi çıkamazsın. Arkadaki gerilim müziği hiç mi beyninizi aydınlatmıyor?" Natsu ise gülüp geçti ve mısır yerken Lucy'i izlemeye devam etti. Lucy ile izledikleri hiçbir filmi izlemezdi. Çünkü kendisini kıza bakarken bulurdu. Kadın birden ortadan kaybolduğunda ve ilerleyen sahnelerde bedeni parçalanmış bir şekilde bulunduğunda, Lucy bu sefer çığlık attı ve korkudan tüm mısırları Natsu'nun üzerine döktü. Natsu kahkahalarla gülerken, Lucy sinirle kumandaya uzandı ve filmi kapattı.

      "Çok komik zaten. Hemen gül. Tek yaptığın gülmek." Natsu gülmeyi kesti ve ani ciddiyetle kanepeden kalktı. Kızın korktuğunu anlamıştı ve fazla üstüne gitmenin anlamı yoktu.

     "Boşver sen yukarı çık. Ben banyo yapıp gelirim. Sonra uyuruz." Lucy gözlerini devirdi ve yukarı çıkmaya başladı. Kendi odasına çıkıp kıyafetlerini değiştirdi. O sırada evde banyodan gelen su seslerinden başka hiçbir ses yoktu. Yatağa geçti ve telefonunu eline aldı. Bir kaç dakika oyalandıktan sonra banyodan çıkan Natsu'nun yatağına gelmesi ile telefonunu bıraktı.

       "Uyuruz derken birlikte uyuyacağımızı zannetmiyordum." Natsu, Lucy'nin anlamlandıramadığı bir bakış attı. Tabiki de aklından fesat düşünceler geçmiyordu. "Senin yatağında yatmak varken neden salonda yatayım? Bu bir. Seninle güzel şeyler yapmak varken neden salonda yatayım? Bu da iki." Lucy gözlerini büyütüp gelişi güzel yumruklar savururken bağırıyordu.

       "Sapık! Git buradan!" Natsu gülüp refleks ile kendini savunmaya başladı. "Ya ben sarılıp uyuruz demiştim."  Lucy yumruklarını atmayı bıraktı ve tek kaşını kaldırarak Natsu'ya baktı. Sorgulayıcı bir bakışmadan sonra yorganı açtı ve tek kişilik yatağın ucuna geçti. Bu yatakta ilk kez yatışları değildi. Bir çok kez birlikte uyumuşlardı ve küçük yatak yüzünden ikisi de tek beden oluyordu. Natsu hemen yatağa girdi ve yorganı üzerine çekti. Lucy hemen Natsu'ya sokuldu ve kokusunu içine çekti.

       O an her şey onun için durmuş gibiydi. Hastası olduğu çilek kokusu burnuna doluyordu ve sevdiği adamın yanındaydı. Yarınları yokmuş gibi seviyorlardı. Yoktu da, ertesi gün Natsu ailesi ile geziye gidecekti ve hafıza kaybına neden olan araba kazası gerçekleşecekti. Ancak onlar bunu bilmiyordu ve mutluydular. İkisi için de önemli olan şu andı...

     Bu benim defterimde olan bir bölümdü. Eski olduğu için yazım tarzı şuankinden tamamen farklı. Ki ben bu hikayeyi 2015'te yazmaya başlayıp 2016'da yayınladığım için fazla normal. Kısa bir bölümdü. İğrenç bir bölümdü. Ki bu aslında Lucy ve Natsu'nun tekrar bir araya geldikten sonrasını anlatacaktı ._. Ama değiştirdim. Bölümün tamamını değiştirmeye üşenip sadece sonunu değiştirdim ._. Boşverin yazdım işte. Hiç yazmaya da bilirdim ._.

     Bbhbhj, kaçar!

Who Are You | NaLu Texting | Düzenlenecek |Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin